Newcastle Utd etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Newcastle Utd etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2012 Pazar

PL 3. Hafta: Chelsea 2 - 0 Newcastle Utd

3'te 3... Maçtan önce "Newcastle'ın yenmesi sürpriz olmaz" diyenlere hem oyun hem skor olarak sağlam bir cevap verdik. İlk hafta Tottenham'ı deviren Newcastle'a tüm maç doğru dürüst pozisyon şansı bile vermedik. 31 Ağustos'taki Süper Kupa maçı öncesi iyi bir moral oldu bu 2-0'lık galibiyet.

Eden Hazard önceki maçlarda olduğu gibi yine sahnedeydi ve Premier League'deki ilk golünü penaltıdan kaydetti. Torres bu maçta görevini gayet iyi yaptı. Penaltıyı yaptıran ve ikinci golün sahibi olan isimdi. Orta alandaki oyuncuların performansları ise gittikçe artmakta. O bölgedeki oyuncu fazlalığı orada oynayan her oyuncunun performansını ve hırsını arttırmış durumda. Üstelik daha Marin ve Oscar'ı görebilmiş değiliz. Onlar da tam olarak takıma katılınca maksimum performansta bir orta sahaya kavuşmuş olacağız.

Di Matteo'nun sol açıkta Bertrand'ı oynatma ısrarı devam etmekte... Pek anlaşılır değil gerçekten.Torres'in arkasındaki üçlüyü Mata-Hazard-Sturridge ya da Mata-Oscar-Hazard şeklinde kursa daha mantıklı bir seçim olabilir ama tabii Di Matteo antrenmanlarda denediği durumlara göre doğru kararı veriyordur.

Bu sonucun ardından ligdeki liderliğimizi korumaktayız. Şimdi sırada geçen sezonki işi tamamlamak var. Şampiyonlar Ligi'ni kaldırmışken bunu Süper Kupa'yla taçlandırmamak olmaz. Geçen sezonun Avrupa Ligi şampiyonu Atletico Madrid'le Monaco'da oynayacağız. Zorlu bir maç olacak tabii ve hazır Chelsea'nin ilk ciddi sınavı olacak bu sezon. Umarım kupayla döneriz Monaco'dan. Daha sonra görüşmek üzere.



***
Goller: Hazard 21; Torres 44

Chelsea (4-2-3-1): Cech (k); Ivanovic, David Luiz, Cahill, Cole; Mikel Obi, Meireles (Lampard 87); Mata (Ramires 66), Hazard, Bertrand; Torres

Newcastle United (4-4-2): Krul; Simpson (R Taylor 63), S Taylor, Coloccini, Santon (Marveaux 73); Ben Arfa, Cabaye (Perch 76), Anita, Gutierrez; Ba, Cisse

Hakem: Phil Dowd // Seyirci: 41,718

4 Mayıs 2012 Cuma

PL 36. Hafta: Chelsea 0 - 2 Newcastle

Bu mağlubiyet hiç hesapta yoktu. Son iki haftaya 6. sırada ve hemen önümüzdeki Tottenham-Newcastle ikilisiyle aramızda 4 puan farkla giriyoruz... Ligi ilk dörtte bitirebilmemiz açıkçası şu sonuçtan sonra zor gözüküyor. Kalan iki maçı kazanıp Tottenham ve Newcastle'ın alacağı sonuçları beklemekten başka çaremiz yok...

***
Chelsea - Newcastle maçının ilk yarısını indirmek için>>
http://depositfiles.com/files/j5vu6y8ap

Chelsea - Newcastle maçının ikinci yarısını indirmek için>>
http://depositfiles.com/files/tqzsaj11r

***
Goller: Cisse 18, 90+3

Chelsea (4-2-3-1): Cech; Bosingwa, Ivanovic, Terry (k), Bertrand; Meireles (Lampard 77), Mikel; Sturridge (Mata DA), Malouda (Drogba 60), Ramires; Torres

Newcastle United (4-4-2): Krul; Perch, Williamson, Coloccini (k), Santon; Ben Arfa (Obertan 87), Tiote (R Taylor 68), Cabaye, Gutierrez; Ba (Shola Ameobi 74), Cisse

Hakem: Mark Halsey // Seyirci: 41,559

4 Aralık 2011 Pazar

PL 14. Hafta: Newcastle 0 - 3 Chelsea

Her şeyden önce izlemesi keyifli, heyecanlı bir maç oldu. Tahmin ettiğimden çok daha iyi oynadık bu senenin sürpriz iyilerinden Newcastle'a karşı. Deplasmanda gol yemeden 3 gol atmamız da ayrı bir güzellik, ayrı bir moral oldu hafta içi oynayacağımız Valencia maçı öncesi. Alınan bu galibiyetle maç öncesi lig tablosunda önümüzde bulunan Newcastle'ı geride bırakıp 28 puanla 4.'lük koltuğuna yerleştik.

Maça iyi başlayan taraf ev sahibi ekip oldu. Bizse pozisyona girmekte biraz zorlandık ilk dakikalarda. Ama 13. dakikada kazandığımız ve Lampard'la kaçırdığımız penaltıdan sonra açıldık, daha sağlam gelmeye başladık Newcastle kalesine. Özellikle bugün yine çok iyi olan Sturridge'le net pozisyonlar yakaladık fakat Tim Krul da bugün 3 gol yemesine rağmen onun kadar iyi bir performans ortaya koydu kalesinde. Gerçekten tüm maç boyunca iki taraf da çok iyiydi. Newcastle ligde nasıl 4. sıraya kadar çıkabildiğini çok net gösterdi. Tebrik etmek gerek ortaya koydukları performansı. Ama ne güzel ki bugün biz daha iyi olan taraftık ve önce 37. dakikada Drogba'nın kafa golüyle öne geçtik. 2. ve 3. gollerimiz maçın bitimine doğru geldi fakat bu süre içerisinde maçtaki üstünlüğümüzü iyi koruduk. 50 dakika boyunca kalemizde çok tehlikeli pozisyonlar da gördük fakat hiçbirine izin vermedik. Kimi zaman da direk izin vermedi. Oyuna sonradan giren Kalou, 88'de takımımızı 2-0 öne geçiren golü attı. Ve ardından da tüm maç rakip kaleyi zorlayan Sturridge sonunda istediğine kavuştu ve maçın skorunu belirleyen golü uzatmalarda buldu.

Bugün tüm takım iyi bir performans ortaya koydu. Özellikle Mata, Sturridge ve defansta önemli hamlelerde bulunan Terry çok çok iyiydi. Maç 1-0'ken Terry'nin çizgiden çıkardığı top maçın kırılma anıydı kesinlikle. Lampard hakkında da birkaç şey söylemek gerek... Artık yaşı gereği maçlarda 1 saati doldurduktan sonra yeterince verim alamıyoruz ne yazık ki ikinci kaptanımızdan. Nitekim AVB de bu maçta onu fark edip 60. dakikada Meireles'i aldı onun yerine. Bu maç Lampard'ın Chelsea'deki 500. karşılaşmasıydı. Bu açıdan önemliydi onun için. Oyundan alındığı için de AVB'ye biraz sinirliydi. En azından kameralara yansıyan durum böyleydi. Nihayetinde bu zorlu maçtan net bir skorla 3 puanı alarak ayrıldık ve moralli bir şekilde Valencia maçına gidiyoruz. Bizim için final niteliğinde bir karşılaşma olacak Stamford Bridge'deki maç. Alınacak mağlubiyet Şampiyonlar Ligi'ndeki serüvenimizi bu sezon için bitirebilir. Fakat tabii ki ümidimiz galibiyet ve ŞL'de son 16'ya kalarak yola devam etmek. Daha sonra görüşmek üzere.

Son olarak maçın golleri...



***
Goller: Drogba 37; Kalou 88; Sturridge 90+2

Chelsea (4-3-3): Cech; Ivanovic, Luiz, Terry (k), Cole; Ramires, Romeu, Lampard (Meireles 60); Sturridge, Drogba (Torres 78), Mata (Kalou 74)

Newcastle (4-4-1-1): Krul; Simpson, S Taylor, Coloccini (k)(Perch 27), R Taylor; Obertan, Cabaye, Guthrie, Lovenkrands (Sammy Ameobi 70); Ben Arfa (Shola Ameobi DA); Ba

Hakem: Mike Dean // Seyirci: 52,305

15 Mayıs 2011 Pazar

PL 37. Hafta: Chelsea 2 - 2 Newcastle Utd

Şanssız bir beraberlik oldu. Evimizdeki son maçta, yeni formalarımızı da ilk kez giymişken bu taraftara bir galibiyet yaşatmak gerekirdi. Ama 21. haftadaki Aston Villa maçında olduğu gibi yine son saniyede yediğimiz golle 1 puana razı oluyoruz... Neyse ki bu beraberlik lig tablosunu fazla etkilemeyecek çünkü Arsenal de Aston Villa'ya evinde yenildi ve böylelikle bugün aldığımız bir puan, %99 ihtimalle ligi ikinci bitirmemiz için yeterli olacak. %99 diyorum çünkü Man City'nin hala matematiksel olarak ikincilik şansı var. Fakat bunun için önce önündeki 2 maçı da alması ve 15 gollük averaj farkını kapatması gerekecek. Her ne kadar oyun, her şeyin mümkün olduğu "futbol" olsa da bu kadarı da olmaz... En azından işin içinde Chelsea varsa... Sonuç olarak Premier League 2010/11 sezonunu ikinci sırada, başarılı bir şekilde tamamladık diyebiliriz. Tüm oyuncuları, Ancelotti'yi ve ekibini bu sezon yaşanan tüm sıkıntılara rağmen ligi bu sırada tamamlayabildikleri için tebrik ediyorum.

Ancelotti bugün, son 3-4 maçtır oynattığı sabit 11'den 6'sını değiştirerek takımı sahaya sürdü. İleride Malouda-Drogba-Kalou üçlüsü yerine Torres ve arkalarında Anelka-Benayoun ikilisiyle çıkmayı tercih etti. Ortadaysa son maçlarda sakatlığından sonra yerini Mikel'e kaptıran Ramires ve Essien'in yerine genç McEachran görev aldı. Defansta da ManU maçında çok yetersiz kalan -ki devre arasında oyundan alınmıştı- Luiz'in yerine Alex oynadı.

Maça kısaca bakalım... Gayet iyi başladık, hızlı ataklarla geldik ve meyvesini de hemen aldık. 2. dakikada kornerden gelen topu Torres arkaya iyi aşırttı ve pozisyonu Ivanovic'le gole çevirdik. Fakat üstünlüğümüz ne yazık ki fazla sürmedi ve 10. dakikada Newcastle saçma bir golle, kullandıkları frikiğin Jonas'ın sırtına çarpması ve yön değiştirmesiyle skoru eşitledi. Kalan 35 dakikadaysa her iki takımın da kritik bir pozisyonu yoktu ve ilk yarı 1-1'lik eşitlikle son buldu. İkinci yarıyaysa ilk yarıya başladığımız gibi atak başladık fakat golü bulmak ilk yarıdaki kadar kolay ve hızlı olmadı. 65'te Ancelotti üç değişiklik hakkını da kullanıp Benayoun-Ramires-McEachran'ı çıkardı ve yerlerine Drogba-Malouda-Essien'i soktu. Bu dakikadan sonra atakları daha da sıklaştırdık ve sonunda çabalarımızın karşılığını 83. dakikada aldık. Kazandığımız serbest vuruşta, ceza sahasındaki gurubun arkasında iyi yükselen dev adam Alex güzel bir kafa vuruşuyla bizi öne geçiren golü attı. Kalan 10 dakikada artık herkes 3 puan cepte diye düşünürken 92. dakikada Taylor, ne yazık ki skoru eşitleyen golü buldu. Son dakikaların yarattığı dikkatsizlikle Newcastlelı oyuncu altı pas'ta bomboş pozisyonda rahat bir kafa vuruşuyla bizi galibiyetten etmiş oldu.

İlk 11'de başlayan ileri üçlümüz Torres-Anelka-Benayoun bugün gerçekten kötüydüler. Çok yetersiz kaldılar ataklarda. Gol pozisyonunu bıraktım şöyle kayda değer bir pozisyona bile girdiklerini görmedim bugün. Zaten iki gol de duran top organizasyonlarını iyi değerlendiren defans oyuncularımız tarafından atıldı. İleride gerçekten önemli bir sıkıntının olduğunu kanıtlayan bir maç olduğunu söyleyebiliriz. Yine Drogba o bölgede ileri uçtaki adam olunca bir nebze daha iyi oynuyoruz, daha etkili oluyoruz ama Torres bu işi bir türlü başaramadı bu takıma geldiğinden beri. O bölgede arkasında oynayan adamlarla pas alışverişini düzgün bir şekilde sağlayamıyor. Tek başına gitmek istediğinde de zaten zorlu bir defanssa izin vermiyorlar. Şubat'tan beri bu kulüpte ama şu sıkıntıları bir türlü atamadı üzerinden. Daha sadece 1 gol izleyebildik 50 milyon sterlinlik adamdan. Umarım uzun yaz döneminde tüm takımla iletişimi iyice güçlenir ve gelecek sezon ileri uçta %100'üyle etkili olan bir Torres görürüz.

McEachran hakkında konuşalım biraz da... 18 yaşındaki genç oyuncu takımın her kademesinde oynadı bu sezon. Genç takımda da, Reserves'de de, as takımda da... Tabii şu anda bir geçiş döneminde ve bu dönem onun için çok zorlu ve yorucu geçiyordur. Bir o takımda yaşıtlarının arasında, bir bu takımda milyon sterlinlik yıldızların arasında... Şu dönemde kendini kanıtlarsa ileride as takımın bir parçası olur. Kanıtlayamazsa zaten ya gönderilir ya da Reserves'de forma giymeye devam eder. Ama tabii daha çok genç, önünde bolca zaman var. Gelişecek, gelişirken futbolunu da geliştirirse zaten Chelsea onu hiçbir yere bırakmaz.

Evimizdeki son maça yakışmayan bir skor olsa da dediğim gibi bu sezonu ikincilikle kapatıyoruz. Tabii kapatmadan önce oynanacak son bir maç daha var. Haftaya Pazar, Everton deplasmanına gidiyoruz ve bu maçla 2010/11 sezonunu resmen sonlandırmış oluyoruz. Alınacak sonuç pek önemli değil ama biz yine de sezonu iyi kapatmak adına oradan bir galibiyetle ayrılalım. Daha sonra görüşmek üzere.

28 Kasım 2010 Pazar

PL 15. Hafta: Newcastle Utd 1 - 1 Chelsea

Rövanşı alamadık. Carling Cup'ta bizi eleyen Newcastle'ı ligde de mağlup edemedik. Böylelikle son 5 maçta alabileceğimiz 15 puandan sadece 4 puan alarak yolumuza devam ediyoruz. Liderliği de 2 puan farkla Manu'ya verdik, bundan güzel ne olabilir?!

Bu sitemim sadece skora aslında, oyunda genel anlamıyla fazla problem yok. Yediğimiz gol zaten Alex-Cech anlaşmazlığından doğan saçma sapan bir gol. Bu golden sonra biraz oyundan düşsek de ilk yarının sonuna doğru güzelleşen oyunla beraber Kalou'dan gelen güzel gol ve ardından ikinci yarıdaki muhteşem oyuna diyecek bir şey yok. O oyuna rağmen golü bulamamamız gerçekten çok garip. Aslında maçın 2. yarısı Zilina maçına çok benziyor. O kadar atağa rağmen 86'da gelmişti gol o maçta. Bugün ise bir türlü bulamadık.

Yine söylüyorum oynadığımız oyuna edilecek laf yok. Gerçekten güzel... Bu kadar eksik olsa bile. Ama kendi hatamızın -yediğimiz gol- altından kalkamadık, telafi edemedik, 1 puanı anca kurtarabildik. Yapılacak bir şey yok. Takımda herkes çok iyi oynadı. Kalou, Malouda, Drogba, Anelka, Bosingwa, Ivanovic en iyileriydi. A. Cole bile ayağına her top gelişinde o kadar yuhalanmasına rağmen çok iyiydi. Sonradan oyuna giren Sturridge de güzel top oynadı. Ancelotti'nin bugün sadece 1 değişiklik hakkını kullanabilmesi de tabii ki sakatlıkların fazlalığından doğan bir durum. Zhirkov, Essien, Lampard, Terry... Artık dönün! Essien'in son cezalı maçıydı. Haftaya bir sakatlık falan olmazsa dönecek. Zhirkov da büyük ihtimalle haftaya hazır olacak. Diğerlerinin durumu her zamanki gibi belirsiz. Alex'in sanırım ameliyattan önceki son maçıydı bu. O da bir süre aramızda olmayacak. Yani Terry dönmezse işimiz gerçekten çok zor.

Rakibin mücadelesi de gerçekten takdire şayandı. Özellikle ilk yarı oyunun her anındaki presleriyle çok iyi bir oyun sergilediler. Onları da tebrik etmeli.

Haftaya kendi evimizdeyiz. Everton'ı ağırlıyoruz. Ligde ilk defa liderliği kaybetmişken fazla beklememeli, her maçta daha fazla mücadele ederek artık Manu'nun puan kaybını beklemeliyiz. Başka yapacak bir şey yok. Biz üstümüze düşen mücadeleyi gösterelim de... Bugünlük bu kadar. Son olarak tüm takıma ve rakibe, gösterdikleri mücadeleden dolayı tebrikler. Daha sonra görüşmek üzere.

22 Eylül 2010 Çarşamba

CC 3. Tur: Chelsea 3 - 4 Newcastle Utd

Tam bir rezalet... Bu seneki o muhteşem performanslardan sonra yedek ağırlıklı kadroyla çıkıtığımız bir maçta kendi evimizde, üstelik de Newcastle'a yenildik. Kadro'yu (Turnbull - Terry - Bruma - Van Aanholt - Ferreira - Benayoun - Zhirkov - Ramires - Anelka - Kakuta - Sturridge) ilk gördüğümde böyle olacağını hiç düşünmemiştim. Tamam yedeklerden kurulu olabilir ama en kötü ihtimal farka gidemeyiz diye düşünmüştüm. Hiç de öyle olmadı. Açıkcası maçın başında attığımız gol yine kolay bir galibiyetle Carling Cup'ta devam ederiz dedirtti ama sonrasında o kadar çok pozisyon yakaladılar ki o anda diğer maçlardan çok farklı bir Chelsea izlediğimi farkettim. Defansta çok açık verdik ve kaleci Turnbull'un da yaptığı bazı hatalar vardı. Özellikle attıkları frikik golünde durduğu yer tam bir fiyaskoydu. Barajı kurdurttuğu yerin arkasında durur mu bir kaleci. İşte Turnbull orada durarak çok kolay bir gol yememize sebep oldu.

İkinci yarı başladığında uzaktan bir şutla durumu 3-1 yaptılar. Artık her şey bitmiş gibiydi. Ama o golden sonra biraz daha geriye çekilmeleriyle bizim ataklarımız ardı ardına geldi. Bu sırada da birçok sakatlık problemi yaşadık. Değişiklik hakkımız bittiği için son 30 dakika 10 kişi oynamak zorunda kaldık. Ama Anelka'nın muhteşem performansıyla durumu eşitledik. Tabii kendi evimizde Newcastle'a karşı durumu eşitliyor olmamız da ayrı bir rezillik... 3-3'le son dakikalara girerken kornerden buldukları bir gol her şeyi bitirdi. Daha Carling Cup'taki ilk maçımızda elenmiş olduk.

Bu oyun ve skor yedeklerimizin hiç de yeterli olmadığını mı gösterir peki... Bu sorunun cevabını tam olarak bilemiyorum açıkcası. Sadece bir maç her şeyi göstermez bence. Belki birkaç oyuncu çok çok kötü oynadı ama en kötü performansımız ve ilk 11'imizle bile Newcastle'a kendi evimizde maç vermemeliydik.

Umarım bu skor, hafta sonu oynayacağımız bu sezonki ilk kritik sınavımızı etkilemez. Çok etkileyeceğini düşünmüyorum açıkcası, çünkü as kadronun neredeyse tamamı oynamadı. Onlar bu kötü atmosferi fazla yaşamadıkları için etkilenmemişlerdir diye umut ediyorum. İnşallah güzel bir skorla bu kötü günü akıllardan sileriz.