Birmingham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Birmingham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2012 Çarşamba

FA Cup 5. Tur Tkr: Birmingham 0 - 2 Chelsea

Stamford'da yapamadığımızı deplasmanda yaptık... FA Cup 5. turda 1-1'in rövanşında 2-0 galip gelip çeyrek final biletini aldık. Di Matteo da ilk sınavından başarıyla ayrılmış oldu. Çeyrek finaldeki rakibimiz ise Leicester olacak. Bu sezon rahat bir turnuva geçiriyoruz FA Cup açısından. Ligde ve Şampiyonlar Ligi'nde şansımız iyice düşmüşken bu sezon en azından bir FA Cup'ı müzemize götürmek gayet iyi olur. Ligde artık kupa şansımızın imkansız olduğu ortada fakat Şampiyonlar Ligi için açıkçası ümidim bitmiş değil. 3-1'in rövanşında bence Di Matteo'lu Chelsea'nin ne yapabileceğini henüz kestiremiyoruz. Ayrıca 3-1 gibi bir skor da Stamford'da çevrilemeyecek bir şey değil. Temiz bir 2-0 bizi çeyrek finale taşır. Bakalım, onu haftaya göreceğiz. Bu maç hakkında bir iki şey söylemek gerekirse Birmingham karşısında özellikle ikinci yarıda çok iyiydik. Bu performansımızın ilk meyvesini Mata'yla 53. dakikada bulduk. Hemen ardından Meireles'in muhteşem şutu bize maçı kazandırmaya yetti. Kaçırdığımız penaltı ve daha birçok penaltıdan net pozisyonu da sayarsak bugün gerçekten çok iyiydik. Mata, Kalou ikilisi göze çarpan isimlerdi bugün. Torres ise yine yoktu sahada. Kalou kesinlikle ilk 11'de daha çok şans bulmalı. Bunu oynadığı maçlarda çok kez kanıtladı fakat yine de son dakikaların veya ara maçların adamı olmaktan öteye gidemiyor. Umarım Di Matteo ile bu değişir. Açıkçası bugün burada farklı bir Chelsea izlediğimize eminim çünkü Birmingham karşısında evimizde oynadığımız maçla bu maç arasında dağlar kadar fark vardı. Bence Villas-Boas'ın gidişiyle ciddi bir değişim olacak. Di Matteo ise şu 3-4 aylık performansına göre belki gelecek sezon da devam edebilir fakat bunun için gerçekten çok şey başarması gerek. Geçici menajerlikten gerçek menajerliğe geçebilmek kolay değildir. Özellikle de Chelsea'de... Neyse, sonuç olarak 2-0'la geçtik Birmingham'ı deplasmanda. Bu ekstra oynadığımız 90 dakikadan biraz da olsa moral bulabildik, yolumuza devam ediyoruz.

Sırada Stoke City maçı var. Stamford'da oynayacağımız bu karşılaşmadan da galibiyetle dönmemiz ve bir an önce lig üçüncülüğünü zorlayacak hale gelmemiz gerek. Eğer gerçekten değiştiyse veya değişim aşamasındaysa Chelsea, o maçla birlikte kanıtlamalıdır herkese WBA gibi takımlara puan kaybetmeyi bıraktığını. Daha sonra görüşmek üzere.

***
Goller: Mata 53; Meireles 60

Chelsea (4-2-3-1): Cech (k); Ivanovic , Cahill, D Luiz, Cole; Meireles, Mikel; Ramires (Lampard 75), Mata (Essien 88), Kalou (Sturridge 58); Torres

Birmingham (4-3-3): Doyle; Spector, Davies (k), Ibanez, N'Daw (King 71); Elliott, Mutch, Gomis; Rooney (Burke 59), Zigic, Redmond

Hakem: Anthony Taylor // Seyirci: 21,822

19 Şubat 2012 Pazar

FA Cup 5. Tur: Chelsea 1 - 1 Birmingham

Bir Championship ekibini kendi sahamızda yenmemiz bu kadar zor olmamalı... Alınan beraberlik hiç yoktan bir 90 dakika daha oynamamıza sebep olacak. Birbirinden zıt iki devre izledik dün. İlk yarıda ne kadar kötü bir performans ortaya koyduysak ikinci yarıda da o kadar istekli ve iyiydik. 19. dakikada kısmen karambol kısmen defansif hata yüzünden yediğimiz golle Stamford'da geriye düştük. Bu golden iki dakika sonra Ramires'le kazandığımız ve Mata'nın kullandığı penaltı gol olsaydı muhtemelen bu iş ikinci maça kalmazdı ama ne yazık ki Birmingham kalecisi Doyle skorun 1-1 olmasını önledi. İlk yarının kalan dakikalarındaysa bu moral bozukluğuyla fazla etkinlik gösteremedik maçta. İkinci yarıya Torres-Drogba değişikliğiyle başlamamız hemen etkisini gösterdi, daha farklı başladık bu devreye. Drogba'nın gol atmasa bile gerçekten de farklı bir gücü var ileri uçta. Sonradan oyuna giren Kalou da daha etkili yapan bir başka isimdi bizi rakip sahada. İlk yarıya göre yükselen performansımızın karşılığını ise 61'de Sturridge'in kafa golüyle aldık. Galibiyet golü için çok zaman vardı, çok da uğraştık fakat o gol bir türlü gelmedi ve çeyrek finale çıkan tarafın belirlenmesi terkar maçına kaldı. Birmingham karşılaşmayı kendi sahasına taşıyarak büyük başarı gösterdi, tebrik etmek gerek. Fakat bizim bu kadar zorlanmamız gerçekten üzücü. FA Cup'ta bu sezon kupaya kadar ilerleyebilmemiz çok da zor değil aslında. Çünkü Man Utd, Man City, Arsenal gibi ekipler turnuvaya erkenden veda ettiler. Ve bugün bunlara belki Liverpool ve Tottenham da eklenecek. Daha önce de dediğim gibi artık ligin zirvesinden kopmamız bizi buraya ve tabii ki Şampiyonlar Ligi'ne önem vermeye daha çok itmeli.

Sırada Şampiyonlar Ligi çeyrek final öncesi ilk maçımız var. Napoli'yle deplasmanda karşı karşıya geleceğiz. Salı günkü maçtan galibiyetle ayrılmamız demek çeyrek final biletini %80 aldığımız anlamına gelir. Bu sezon bizim için kesinlikle önemli bir dönüm noktası 21 Şubat. Umarım evimizdeki maça fazla bir iş bırakmadan döneriz İtalya'dan. Daha sonra görüşmek üzere.

Son olarak maçın geniş özeti...


***
Goller: Murphy 19 - Sturridge 61

Chelsea (4-3-3): Cech (k); Ivanovic, Cahill, D Luiz, Bertrand; Ramires, Mikel (Kalou 56), Meireles; Sturridge, Torres (Drogba DA), Mata (Lampard 82)

Birmingham (4-2-3-1): Doyle; Carr (k) (Spector 12), Davies, Ibanez, Murphy; Fahey, Gomis; Elliott (Burke 82), Mutch, Redmond; Rooney (Jervis 70)

Hakem: Martin Atkinson // Seyirci: 36,870

30 Ocak 2012 Pazartesi

FA Cup'ta Sıradaki Rakip Birmingham !

Çeyrek final biletini aldık sayılır... FA Cup 4. turda QPR'ı deplasmanda devirmemizin ardından 5. turda karşılaşacağımız rakip de belli oldu: Çeyrek final öncesi son turda geçtiğimiz sezon Premier League'den Championship'e düşen Birmingham ile karşılaşacağız. 18 ya da 19 Şubat tarihinde evimizde oynayacağımız maçta fazla zorlanmadan galibiyete ulaşırız diye düşünüyorum. Umarım öyle olur... Ayrıca karşılaşmanın tarih olarak 21 Şubat'taki Napoli maçının 2 ya da 3 gün öncesine rastlayacak olması da pek iyi bir durum değil bizim açımızdan fakat yapacak bir şey yok. Her iki maçta da en iyimizi yapmaya bakacağız.

5. turun tüm eşleşmeleri şu şekilde...

Liverpool v Brighton
Everton v Blackpool / Sheffield Wednesday
Chelsea v Birmingham
Crawley v Stoke
Stevenage v Tottenham
Norwich v Leicester
Sunderland / Middlesbrough v Arsenal
Millwall / Southampton v Bolton

20 Nisan 2011 Çarşamba

PL 28. Hafta (ERT.): Chelsea 3 - 1 Birmingham

Çok önemli bir 3 puan daha... Arka arkaya aldığımız galibiyetlerle ve Arsenal'in bugün de puan kaybetmesiyle beraber averajla ikinciliği aldık, zirveyle de puan farkını 6'ya düşürdük. Bundan sonra ne olur bilemiyorum ama biz kalan her maçta en iyimizi yapmaya devam edeceğiz...

Maçın başında Malouda'yla bulduğumuz golün avantajını çok iyi kullandık. İlk dakikalarda atılan golün önemini bir kez daha göstermiş olduk. Fazla geçmeden de Kalou'nun muhteşem vuruşuyla ikinci golü bulunca maçı zaten o dakika bitirmiş olduk. Bu iki golün dışında da ilk yarıda birçok pozisyon yakaladık ama değerlendiremedik. İkinci yarıdaysa fazla pozisyonumuz yoktu fakat bulduğumuz birkaç pozisyondan birini, genç Bertrand'ın as takımla ilk maçında yaptığı ortayı Malouda iyi değerlendirdi ve harika bir yükselişle durumu 3-0 yaptı. Zaten 2. golümüzle biten maçı bir daha bitirmiş olduk. İlerleyen dakikalarda Birmingham kazandığı bir penaltıyı gole çevirse de artık 3-0'dan üstelik Stamford'da maçı çevirecek hali yok ya... Maç 3-1 sonuçlandı.

Bu galibiyetle beraber yeniden zirve yarışındayız demek pek doğru olmaz. Zaten Ancelotti de 6 puanlık fark kalan 5 hafta da kapanmasının pek kolay olmadığını belirtti. Bence de öyle. Ama kalan maçlarda en iyimizi yapıp sezon sonu tablonun neresinde olduğumuzu göreceğiz.

ManU'nun kalan maçlarına baktığımızda Arsenal gibi ikinciliği kaptırmamak isteyen bir takımla ve son haftalarda harika bir yükselişi olan Everton'la oynayacak. Bunların dışında bizimle de Old Trafford'da maçları var. Bunları da düşününce acaba zirveyi yeniden hedef olarak koymalı mı diye de düşünüyor insan ama önümüzdeki takım ManU sonuçta. Bu hedefi koysak bile işimiz kesinlikle çok zor. O yüzden zirve hırsı içimizde sürekli olsun ama öncelikli olarak ikinciliğimizi sürdürmeye devam edelim.

Bugün Ancelotti, genç Bertrand'ı oyuna sokmakla da gerçekten büyük bir adım attı. Hem oyuncunun geleceği adına hem de takımın sol bek geleceği adına... Bertrand'ın ilk yaptığı ortayı da Malouda'yla buluşturması ve böylelikle golün asistini yapması, onun kesinlikle bundan sonraki maçlarda da şans bulmasını sağlayacaktır. Bulmalıdır da zaten. A. Cole sonuçta artık 30 yaşında bir oyuncu ve birkaç seneye fizik olarak düşmeye başlayınca da onun yerini alacak bir gence ihtiyaç var. Paralar harcayıp başka kulüplerden birini almaktansa Bertrand ve Van Aanholt gibi genç sol bekler yetiştirmek daha mantıklı. Umarım böyle gençleri kulübe kazandırabiliriz. Genelde Chelsea böyle yolları tercih etmeyen bir kulüp olarak görülüyor yıllardır, doğrudur da çünkü as takımımız da bulunan ve bizden yetişen tek oyuncu Terry, o da 30 yaşında ama artık çok iyi gençler yetişiyor altyapımızdan. McEachran, Van Aanholt, Kakuta, Bertrand, Borini, Lalkovic gibi gençler geliyor... Umarım hepsini bu takıma kazandırabiliriz.

Bir süredir uyguladığımız 4-3-1-2'nin bu takıma pek yaramadığını Ancelotti anladı sonunda. Torres'in gelişiyle iki forvetimizi de değerlendirmek istemişti ama hiç alışık olmadığımızdan ne yazık ki pek başarılı olamıyorduk bu formasyonla. Yıllardır uyguladığımız 4-3-3'e yeniden döndük ve harika oyunlar ortaya koyuyoruz iki maçtır. Önümüzdeki West Ham maçında da bununla devam edecektir Ancelotti. Umarım o maçta da galip gelir ve ikinciliğimizi sürdürürüz.

19 Nisan 2011 Salı

PL 28. Hafta (ERT.): Chelsea - Birmingham | Maç Öncesi

Hafta sonu oynadığımız WBA deplasmanından güzel bir sonuç çıkardık. Oynadığımız oyun da gayet iyiydi. Şimdi lige 28. haftadan erteleme maçımızla devam ediyoruz. 14. sırada bulunan Birmingham'la, Stamford'da karşılaşacağız. Bitime 6 maç kala zirvenin 8 puan, ikinci Arsenal'in de 2 puan gerisindeyiz. Ancelotti artık her basın toplantısında zirveyi düşünmek için puan farkının çok fazla olduğunu söylüyor. Gerçekçi olmak gerekirse de durum bu. Bu yüzden hedef iyice ikinciliğe kaymış durumda. İkinci Arsenal'de de son haftalarda kaybettiği puanlarla moraller düştü. En son Liverpool'a da puan kaybettiler ve aslına bakarsak bizim onları yakalamamızı sağlayan şey de bu düşüşleri. Onlar da bizimle aynı gün-saatte Tottenham deplasmanına gidiyorlar. Yenilmeleri halinde ve bizim de Birmingham'ı devirmemiz durumunda bitime 5 maç kala alırız ikincilik koltuğunu. Bunun olma ihtimali de gerçekten çok fazla. Tottenham evinde galibiyeti rahat alacaktır bence. Neyse, bizim maça gelelim... Ancelotti basın toplantısında Ramires ve Alex'in sakatlıklarının sürdüğünü ve oynayamayacaklarını söyledi. Ivanovic'in ise durumu maç saatinde belli olacakmış. Bu oyuncular dışında tüm kadro hazır durumda. Ancelotti ayrıca WBA karşısındaki kadronun çok iyi oynadığını ve bunu değiştirmenin çok zor olacağını söyledi. Bu yüzden fazla değişiklik yapmayacaktır sakatlar dışında... Ve bu maç artık Torres'ten de kesinlikle gol bekliyoruz. Geçen maç çok yaklaşmıştı. Az farkla ofsaytta kaldığı için sayılmayan bir golü vardı ama umarım bu maç yaklaşık 2.5 aydır süren gol orucunu bozar.

Bu maç için tahmini kadro şöyle:
Cech
Bosingwa - Luiz - Terry - Cole
Essien - Mikel - Lampard
Anelka(Kalou) - Drogba - Malouda

21 Şubat 2011 Pazartesi

26 Şubat Birmingham Maçı İle İlgili...

26 Şubat'ta oynayacağımız fakat 3 gün sonra Man Utd maçı olduğu için ertelenen Birmingham maçının yeni tarih ve saati belli oldu: 20 Nisan Çarşamba günü, TSİ 21:45'te Stamford Bridge'de karşı karşıya geleceğiz.

20 Kasım 2010 Cumartesi

PL 14. Hafta: Birmingham 1 - 0 Chelsea

Bu oyunun karşılığı bu olmamalıydı. Maçın tamamında oyunun kontrolü bizdeydi. Yaklaşık 25 tane gol girişimimiz vardı. Hiçbirini gole çevirememiz nasıl bir durum anlamadım. Rakipse sadece 1 kez gol pozisyonuna girebildi ve onu da gole çevirdi. Tottenham'ın da Arsenal'i yendiği bir günde puan farkını arttırma şansımız varken bunu değerlendiremedik. Sonuç olarak son 4 lig maçından sadece birini kazanarak 3 puan alabildik. Chelsea'ye hiç de yakışır bir durum değil bu. Ayrıca ne zaman kendimize geleceğimiz de tam bir muamma.

Yukarıda da dediğim gibi bütün maç bizim birbirinden kritik ataklarımızla geçti. O kadar önemli pozisyonları kaçırdık ki gerçekten şaka gibiydi. Direkten dönen toplar, kaleci Ben Foster'ın birbirinden güzel hamleleri... Ama o kadar pozisyon içinden birini de gole çevirememiz çok büyük şanssızlık. Başka adı yok bunun. Kötü oynayıp da yenilsek tamam. Ama böyle bir oyuna bu skor... Üstelik puan farkını açabileceğimiz bir haftada... Bu şanssızlık değil de nedir?

Birmingham da böylelikle düşme hattından kendini kurtarmış oldu. 18.'yken 12.'liğe yükseldi. Yatıp kalkıp Ben Foster'a teşekkür etsinler. Çok iyi bir performans ortaya koydu. Tabii onun dışında şans da yanlarındaydı. Ya da şanssızlık bizim...

Maçı izlemeyenler abarttığımı düşünebilir ama gerçekten 90 dakika bu kadar iyi oynayıp da kaybettiğimiz bir maçı hatırlamıyorum ben. Özellikle Birmingham gibi bir takıma.

Yediğimiz gol hakkında konuşmak gerekirse Alex'in hatası diye düşünüyorum. Oradaki boşluktan yararlanan rakip oyuncuya arkadaşı topu kafayla indirdi ve oyuncu da topu kaleye bıraktı. Adamın ileriye doğru koştuğunu görmesi gerekirdi Alex'in ve orayı kapatması gerekirdi. Ama ne yazık ki tüm maç boyunca verdiğimiz tek açığı iyi değerlendirdiler.

Böylelikle biz hala 28 puanla ilk sıradayız. Ama Wigan'ı evinde 2-0 mağlup eden Manu da 28 puana yükseldi ve bizim averaj farkımızdan dolayı 2. sırada. Görüldüğü üzere her hafta biraz daha yaklaşmakta rakipler. Artık bu hafta son olmalı bu kötü gidiş. Daha da kötüye gitmeden durdurmalıyız. Gerçi bugünkü puan kaybı için kötü oyun değil şanssızlık büyük etkendi ama olsun. Artık hem kötü oyunu hem de şanssızlığı aşmalı bu takım.

Salı günü Şampiyonlar Ligi'nde Zilina ile evimizde oynuyoruz. Zaten gruptan çıkmayı garantiledik. Rahat bir maç bizleri bekliyor. Artık bu maç mutlaka golle buluşup bir an önce üstümüzden atmalıyız şu şanssızlığı. Ve şu sakatlık durumunu da bir an önce çözmeliyiz. Terry'yi ve Zhirkov'u bekliyoruz haftaya Newcastle deplasmanına. Sanırım Alex ameliyat için ülkesine gidecek. Yaklaşık 2 ay uzak kalacak. Bu dönemde Terry'nin toparlanması şart. Şimdilik bu kadar. Daha sonra görüşmek üzere.