29 Aralık 2011 Perşembe

Premier League'de 19. & 20. Hafta Programı

Cuma, 30 Aralık 2011
21.45 Liverpool - Newcastle United

Cumartesi, 31 Aralık 2011
14.45 Manchester United - Blackburn Rovers
17.00 Chelsea - Aston Villa
17.00 Bolton Wanderers - Wolverhampton Wanderers
17.00 Stoke City - Wigan Athletic
17.00 Arsenal - Queens Park Rangers
17.00 Norwich City - Fulham
17.00 Swansea City - Tottenham Hotspur

Pazar, 1 Ocak 2012
14.30 West Bromwich Albion - Everton
17.00 Sunderland - Manchester City

--------------------------------------------

Pazartesi, 2 Ocak 2012
17.00 Blackburn Rovers - Stoke City
17.00 Queens Park Rangers - Norwich City
17.00 Wolverhampton Wanderers - Chelsea
17.00 Aston Villa - Swansea City
19.30 Fulham - Arsenal

Salı, 3 Ocak 2012
21.45 Wigan Athletic - Sunderland
21.45 Tottenham Hotspur - West Bromwich Albion
22.00 Manchester City - Liverpool

Çarşamba, 4 Ocak 2012
22.00 Newcastle United - Manchester United
22.00 Everton - Bolton Wanderers

26 Aralık 2011 Pazartesi

PL 18. Hafta: Chelsea 1 - 1 Fulham

Ligde arka arkaya aldığımız 3. beraberlik oldu bu. Hiç yapılmaması gereken yerlerde sonrasında çok arayabileceğimiz puan kayıpları yapıyoruz. Son 3 maçta çok rahat bir şekilde alabileceğimiz fakat elimizden kaçırdığımız 6 puanla Man City'nin puan kayıplarını değerlendirip zirveye yaklaşma amacımızı da ne yazık ki gerçekleştiremiyoruz. Böyle sürerse de imkansız gözüküyor zaten. Sorunumuz -özellikle şu son 2 maçta- büyük oranda ilk yarıda gol bulamamamıza ve bir gol bulduktan sonra da rakibi oyundan tamamen koparmak için ikinci gole gitmekte fazla direnmememize bağlı (Bu ikincisinin bu maç için geçerli olduğu fazla söylenemez çünkü attığımız golden kısa bir süre sonra saçma bir pozisyondan buldular golü). Özellikle bu maça bakacak olursak ilk yarıda birçok etkisiz pozisyon yakaladık fakat 15. dakikada Torres'le yakaladığımız net gol şansı hariç ilk 45'te şöyle elle tutulur pozisyonumuz yok. İkinci 45'in hemen başında golü bulmamızla maçtaki etkinliğimizi arttırsak da tüm devre boyunca buldukları tek pozisyonu gole çeviren Fulham'ı ikinci yarıdaki o kadar pozisyonumuza rağmen deviremedik. Özellikle 64'te Sturridge ve Malouda'nın yakaladığı pozisyonlar, son dakikalardaysa tüm oyuncularımızdan gol için gelen muhteşem katkı ne yazık ki galibiyeti getirecek gol için yeterli olmadı. Drogba'nın oyuna girmesiyle yakaladığı pozisyonlar da harikaydı ve atsa 150. golüne ulaşacaktı Chelsea'deki ama o da başaramadı. Bunların hepsi birleşince de Chelsea, yine hüsranla ayrılmış oldu sahadan...

3 maçtır aldığımız 1-1'le sonuçlanan beraberlikler üzücü skorlar şüphesiz. Fakat yine de 11 puanlık fark kalan 20 haftada kapanmayacak şey değil. Böyle gitmeye devam edersek imkansız ama değiştirmek bizim elimizde. Mesela bu maçta Mata'yla bulduğumuz gol çok güzeldi, çok klastı. Fakat önemli olan bunların sayısını arttırabilmek. Bu sezon Sturridge'den başka gol yollarında katkısını gördüğümüz adam akıllı kim var? Hiç kimse. Torres'in bugün goldeki katkısından söz edebiliriz fakat yine de yetersiz performanslar ortaya koyuyor oynadığı maçlarda. Drogba'ysa yaşına göre iyi çabalıyor, kimi zaman kritik goller de buluyor fakat onun katkısı da yeterli değil. Orta sahada Lampard artık 90 dakikayı çıkaramaz oldu. Oynadığı dakikalardaysa çok bir şeyini görüyor değiliz açıkçası. Peki Mata onun görevini devralabilir mi? O da muamma ne yazık ki. Belli bölgelere birkaç takviye şart. Ama öyle Avrupa'nın orta-üst düzey arası takımlarından çıkıp gelmiş isimler değil. Gerçekten Chelsea'ye yakışır, ligde ve Şampiyonlar Ligi'nde bize büyük katkı sağlayacak oyuncular olmalı transfer edeceklerimiz. Tamam Torres'e büyük paralar harcandı ama olmadı işte. Adamın tek görevi olan "gol atmak" eylemini gerçekleştiremiyor. Kaç maçtır yedek kulübesindeydi, bugün oynadı yine bir şey yok. Bugünkü gol pozisyonundaki katkısını bu cümleye karşı tez olarak sunamayız çünkü Torres gibi bir oyuncudan çok çok daha fazlasını bekliyor bu taraftar ve haklı da. Neyse, kısacası skorların ve bu inişli çıkışlı grafiğin böyle gitmemesi gerektiğini AVB de gayet iyi biliyordur ve ara transfer sezonunda gerekli takviyeleri yapacaktır.

Sıradaki maçımız Aston Villa ile yine kendi sahamızda. Yeni yıl arifesinde Stamford'dan güzel bir skorla ayrılmak ve yeni yıla galibiyetle girmek tek dileğimiz. Bakalım nasıl bir sonuç alacağız... Daha sonra görüşmek üzere.

***
Goller: Mata 46 - Dempsey 55

Chelsea (4-3-3): Cech; Bosingwa (Ferreira 80), D Luiz, Terry (k), Cole; Meireles, Romeu, Lampard (Malouda 61); Sturridge (Drogba 70), Torres, Mata

Fulham (4-3-3): Stockdale; Kelly, Senderos, Hangeland, J A Riise; Dembélé, Murphy (k), Dempsey; Ruiz, Sa (Kasami 81), Frei

Hakem: Keith Friend // Seyirci: 41,548

Premier League'de 18. Hafta Programı

Pazartesi, 26 Aralık 2011
15.00 Chelsea - Fulham
17.00 West Bromwich Albion - Manchester City
17.00 Sunderland - Everton
17.00 Manchester United - Wigan Athletic
17.00 Liverpool - Blackburn Rovers
17.00 Bolton Wanderers - Newcastle United
21.45 Stoke City - Aston Villa

Salı, 27 Aralık 2011
17.00 Arsenal - Wolverhampton Wanderers
19.00 Swansea City - Queens Park Rangers
21.30 Norwich City - Tottenham Hotspur

24 Aralık 2011 Cumartesi

PL 17. Hafta: Tottenham 1 - 1 Chelsea

Tahmin ettiğimden zor bir 90 dakika oldu bizim için. Tottenham bu seneki iyi gidişatının sebebini gayet iyi kanıtladı bizim karşımızda da. Öylesine bir maç oldu ki yediğimiz golün hemen ardından beraberliği yakalayamasaydık muhtemelen fark yiyebileceğimiz bir karşılaşma olurdu. Fakat 1-1'den sonra da maçı çok rahat alabileceğimiz pozisyonlara girdik. Ama ikisi de olmadı ve geçen hafta Wigan karşısında aldığımız skoru tekrarladık. Böyle skorlarla devam edersek zirveyle aramızdaki 11 puanlık farkı kapatmamız gerçekten çok zor. Bakalım neler olacak göreceğiz...

Maça kısaca bakacak olursak karşılaşmanın ilk 20 dakikası, yani golü bulana dek (10. dakikada Mata'nın sert vuruşu sonrası Sturridge ile kaçırdığımız çok net pozisyonu saymazsak) sahada yoktuk adeta. Yaklaşık %70'e karşı %30'luk bir topla oynama oranına sahiptik ve sadece Tottenham'ın ataklarını savurmakla uğraşıyorduk diyebiliriz. Nitekim bu futbolla golü yememiz fazla sürmedi ve 7. dakikada Adebayor ile buldular golü. Oyun golden sonra da aynen böyle devam ederken 22. dakikada geliştirdiğimiz bir atakla Cole'ün harika ortasında Sturridge ile bu sefer biz golü bulmayı başardık. Top, Cole'ün eline çarptığı için beraberlik golümüz ciddi itirazlar görse de pozisyona çok yakın olan Webb olayı çarpma olarak değerlendirdi ki doğru karar da buydu. Golü bulduktan sonra öncesine göre biraz daha toparlanmış bir görüntü çizmeye başladık. İkinci yarıya başladığımızdaysa daha iyi olan taraf artık bizdik. Fakat kalan dakikalarda her iki taraftan birçok pozisyon izlememize rağmen ne onlar ne de biz Londra derbisinde eşitliği bozacak golü bulamadık ve maç 1-1 tamamlandı. İkinci golü o dakikalarda bulduğumuz için şanslıyız çünkü fena bir gidişat içerisindeydik ilk 15-20 dakika. Bunu çevirmemiz atacağımız bir gole bağlıydı ve bunu da yine Sturridge ile bulduk. O da bu sezonki 10. golünü atmış oldu. Maçın adamı ise tartışmasız Ashley Cole'dü. En kritik an olarak gösterebileceğimiz pozisyon ise maçın sonlarına doğru Adebayor'un vuruşunda Terry'nin yatarak müdahalesiydi. Tottenham'ın son dakikada öne geçmesi ikinci yarıdaki en azından beraberliği hak eden oyunumuza karşı kötü bir darbe olurdu. Ama neyse ki olmadı...

Bu beraberlikle beraber puanımızı 33'e yükselttik ve 4. sıradaki yerimizi koruyoruz. Sırada Fulham maçı var. 13. sırada bulunan Fulham'a karşı Pazartesi günü Stamford'da oynayacağımız maçtan 3 puan almamız zor olmayacaktır diye düşünüyorum. Umarım yine beni yanıltacak ve Chelsea taraftarını üzecek bir skorla ayrılmayız sahadan. En kısa zamanda bir istikrar yakalamazsak anca bu sıralarda bitiririz ligi ki bu da Chelsea gibi bir takıma hiç yakışmaz. Daha sonra görüşmek üzere.

Son olarak maçın özeti...


***
Goller: Adebayor 7 - Sturridge 22

Chelsea (4-3-3): Cech; Bosingwa, Ivanovic (Ferreira 33), Terry (k), Cole; Ramires, Mikel Obi (Romeu 45), Meireles; Sturridge, Drogba (Torres 77), Mata

Tottenham (4-2-3-1): Friedel; Walker, Gallas, King (k), Assou-Ekotto; Parker, Sandro; Van der Vaart (Pavlyuchenko DA), Modric, Bale; Adebayor

Hakem: Howard Webb // Seyirci: 36,141

20 Aralık 2011 Salı

Premier League'de 17. Hafta Programı

Salı, 20 Aralık 2011
21.45 Wolverhampton Wanderers - Norwich City
22.00 Blackburn Rovers - Bolton Wanderers

Çarşamba, 21 Aralık 2011
21.45 Manchester City - Stoke City
21.45 Aston Villa - Arsenal
21.45 Newcastle United - West Bromwich Albion
22.00 Queens Park Rangers - Sunderland
22.00
Fulham - Manchester United
22.00
Everton - Swansea City
22.00 Wigan Athletic - Liverpool

Perşembe, 22 Aralık 2011
22.00 Tottenham Hotspur - Chelsea

18 Aralık 2011 Pazar

PL 16. Hafta: Wigan 1 - 1 Chelsea

Çok gereksiz bir puan kaybı oldu... Muhtemelen ligin son haftalarında fazlasıyla arayacağımız bir 2 puan bıraktık Wigan deplasmanında. Ayrıca Man City ve Valencia galibiyetlerinin ardından bu oyun ve alınan skor hiç yakışmadı bize. İyi gidişatımızı bu maçtaki performansımızla baltalamış olduk bir nevi. Galibiyetlere devam edelim, Man City'nin puan kayıplarını bekleyelim diyoruz ama puan kaybeden yine biz oluyoruz. Çok üzücü gerçekten...

90 dakikaya genel olarak baktığımızda maçın hiçbir bölümünde şöyle etkili bir üstünlük kuramadık Wigan karşısında. Yine de nispeten ilk yarı ve ikinci yarıda Sturridge ile golü bulduğumuz bölüme kadar iyiydik fakat maçın son 30 dakikası Chelsea'ye yakışan bir oyun sergilemedik. İlk 60 dakikada etkili pozisyonlar bulamasak bile rakip kaleye öyle ya da böyle gitmeye ve pozisyona girmeye çalışıyorduk ama 1-0'ı yakalayınca onu da bıraktık. Tam artık maç bitti, bu yetersiz oyunumuza rağmen kazandık diyorduk ki Wigan'ın beraberlik golü geldi. Cech'in hatası sonucu yedik golü fakat Cech'e tek kelime etmeye hakkımız yok. Tüm takımın suçu bu sonuç ve hak ettik bu golü kalemizde görmeyi ne yazık ki. Koskoca ilk 45 dakika boyunca gol bulamamışız ve üstüne üstlük 1-0 öne geçtikten sonra da maçı adeta bırakmışız, son dakikada yenilen gol de bu nedenle iyi ceza oldu bize.

Bütün bu üzücü olayların yanı sıra Sturridge'in yükselen grafiğinin devam etmesi tek sevindirici durum. 58. dakikada gelen fakat galibiyet için yeterli olmayan gol bu sezonki 9. golü oldu Sturridge'in. Zaten maçın en iyisiydi diyebiliriz kendisi için ama genel olarak takımın performansı düşük olunca bireysel olarak fazla yapacak bir şey olmuyor.

Ne diyelim... Alınan harika galibiyetlerden sonra bu beraberlik hiç yakışmadı. Man City'nin Arsenal karşısında galip gelmesiyle de geçen hafta onlardan aldığımız üç puanın fazla bir önemi kalmadı ne yazık ki. Zirveyle puan farkı şu an için 9 ve 32 puanla 4. sırada bulunmaktayız. Hafta arası Wigan deplasmanından daha zorlu bir deplasmana, White Hart Lane'e gidiyoruz. 34 puanla önümüzde bulunan Tottenham'dan bu maçtaki gibi bir oyunla 1 puan bile almamız zor olur. Bu nedenle farklı bir Chelsea görmeliyiz Perşembe günü sahada. Umarım galibiyetle döneriz. Daha sonra görüşmek üzere.

Son olarak maçın özeti...



***
Goller: Sturridge 58 - Gomez 87

Chelsea (4-3-3):
Cech; Bosingwa, Ivanovic, Terry (k), Cole; Meireles, Romeu (Kalou DA), Lampard; Sturridge (Malouda 79), Drogba, Mata (Mikel 65)

Wigan (3-4-3): Al Habsi; Alcaraz, Caldwell (k), Figueroa; Stam, McCarthy, Diame, Jones (Rodallega 72); Gomez, Sammon (Di Santo 72), Moses

Hakem: Martin Atkinson

16 Aralık 2011 Cuma

ŞL Son 16'daki Rakibimiz Napoli !

Şampiyonlar Ligi'nde son 16 eşleşmeleri bugün yapılan kura çekimiyle belirlendi. Rakibimiz, B. Münih, Man City ve Villarreal'in de yer aldığı gruptan 11 puanla 2. olarak çıkan Napoli oldu. İtalyan ekibiyle ilk maçı 21 Şubat'ta deplasmanda, ikinci maçı ise 14 Mart'ta Stamford Bridge'de oynayacağız...

Ortalama bir kura çektik diyebiliriz. Rahatça geçebileceğimiz bir rakip sayılmaz Napoli. Bu sezon Premier League'in en iyi takımlarından Man City'yi devirip gruptan çıkmaları da kolay bir rakip olmadıklarını açıkça gösteriyor. Cavani ve Hamsik en büyük silahları. Bakalım nasıl maçlar izleyeceğiz... Tabii ikinci maçın Stamford'da olması da bizim için avantaj sayılabilir. Ama umarım bu duruma çok ihtiyacımızın olacağı bir skorla dönmeyiz İtalya'dan.

Tüm eşleşmeler şu şekilde...

Lyon v APOEL
Napoli v Chelsea
AC Milan v Arsenal
Basel v Bayern Munich
Bayer Leverkusen v Barcelona
CSKA Moscow v Real Madrid
Zenit St Petersburg v Benfica
Marseille v Inter

Premier League'de 16. Hafta Programı

Cumartesi, 17 Aralık 2011
17.00 Everton - Norwich City
17.00 Fulham - Bolton Wanderers
17.00 Wolverhampton Wanderers - Stoke City
17.00 Blackburn Rovers - West Bromwich Albion
17.00 Newcastle United - Swansea City
19.30 Wigan Athletic - Chelsea

Pazar, 18 Aralık 2011
14.00 Queens Park Rangers - Manchester United
16.05 Aston Villa - Liverpool
17.00 Tottenham Hotspur - Sunderland
18.10 Manchester City - Arsenal

13 Aralık 2011 Salı

PL 15. Hafta: Chelsea 2 - 1 Man City

Stamford Bridge'de harika bir karşılaşma oldu... İlk mağlubiyetlerini tattırdık zirvedeki Man City'ye. Bizse zorlu dönemeci (Newcastle-Valencia-Man City) 3'te 3'le geçmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Ligde 15. maçları bitirirken zirveyle puan farkını 7'ye indirip 3. sıraya yerleşmiş bulunmaktayız. Bu yarışa daha da dahil olabilmek için umarım Man City'ye uzun süre etkisinden kurtulamayacakları sağlam bir moral bozukluğu kazandırabilmişizdir...

Maçın başındaki belirli bir süre hariç geri kalan her dakika çok iyiydik. İlk dakikalar bizim için sıkıntılı geçti ve daha ikinci dakikada topu kalemizde görünce moraller biraz düştü. Bir süre etkili pozisyon bulmakta zorlandık ve ucuz pozisyonlarla gitmeye çalıştık Man City kalesine. Fakat ilk yarım saatin sonunda Meireles ile bulduğumuz gol her şeyi bizim lehimize çevirdi diyebiliriz. Bunun ardından daha da etkili pozisyonlar bulmaya başladık. Man City'nin maç başındaki etkinliğini de azalttık böylece. İkinci yarıya daha iyi başlayan taraf da bizdik. İkinci gol geldi geliyor dedirten ataklar yakalarken öne geçmek için bayağı bir zorladık. Clichy'nin kırmızı kartı ikinci gol için şansımızı daha da arttırdı ve nihayetinde 80. dakikada Lescott'un ceza sahasında topa elle müdahalesiyle penaltıyı kazandık. Oyuna sonradan giren Lampard sert bir şutla topu ağlara yolladı ve takımımızı öne geçiren golü buldu. Maçın başındaki kötü dakikalarımızı saymazsak tam anlamıyla hak ettiğimiz bir galibiyet aldık. Bu yarıştan erkenden kopacak bir takım olmadığımızı namağlup lidere ve diğer herkese gösterdik.

Oynayan her oyuncumuz iyi mücadele gösterdi. Hepsine teşekkürler. Sturridge eski takımına karşı çok iyiydi. Özellikle ilk gol pozisyonumuzda harikaydı. Ramires ve Meireles de aynı şekilde iyi performans gösteren oyuncularımız oldular. Rakip Man City'de de Agüero'nun özellikle maçın başındaki performansı harikaydı. Fakat devamını getiremediler ve biz, maçın genelinde daha iyi oynayan, daha iyi mücadele eden taraf olarak karşılaşmayı aldık.

Hafta arası maçımız yok. Haftaya Cumartesi lig maçında Wigan deplasmanında olacağız. Bu güzel gidişatı devam ettirmek bizim elimizde. Liderle puan farkını azaltmak, zirveye daha da yaklaşabilmek için kayıpsız gitmemiz şart. Daha sonra görüşmek üzere.

Son olarak maçın özeti...


***
Goller: Balotelli 2 - Meireles 33; Lampard 81(PEN)

Chelsea (4-3-3): Cech; Bosingwa; Ivanovic, Terry (k), Cole; Ramires, Romeu, Meireles (Lampard 72); Sturridge (Mikel 87), Drogba, Mata (Malouda 83)

Man City (4-4-2): Hart; Zabaleta, Kompany (k), Lescott (Dzeko 85), Clichy (KK 57); Silva (De Jong 75), Barry, Y Touré, Milner; Balotelli, Agüero (K Toure 63)

Hakem: Mark Clattenburg // Seyirci: 41,730

12 Aralık 2011 Pazartesi

Anelka İle Yollar Ayrıldı !

Geçtiğimiz günlerde Alex ve Anelka'nın bu sezon içerisinde takımdan ayrılmak istediklerini duyurmuştuk... Anelka için bugün Çin ekibi Shanghai Shenhua ile anlaşmaya varıldığı resmi siteden duyuruldu. Fransız oyuncu, Ocak ayında yeni takımında top koşturmaya başlayacak. 2008'de Bolton'dan Chelsea'ye transfer olan Anelka, kariyerinin şüphesiz en istikrarlı dönemini geçirdi Chelsea'de, şimdi ise yollar ayrılıyor ve futbol hayatının son dönemlerini rahat geçirebileceği bir takıma gidiyor. Oynadığı 184 maçta 59 golü bulunan Nicolas Anelka'ya bu takıma yaptığı tüm katkılar için teşekkürler. Yolu açık olsun...

9 Aralık 2011 Cuma

Premier League'de 15. Hafta Programı

Cumartesi, 10 Aralık 2011
17.00 Manchester United - Wolverhampton Wanderers
17.00 West Bromwich Albion - Wigan Athletic
17.00 Swansea City - Fulham
17.00 Arsenal - Everton
17.00 Bolton Wanderers - Aston Villa
17.00 Norwich City - Newcastle United
17.00 Liverpool - Queens Park Rangers

Pazar, 11 Aralık 2011
15.30 Sunderland - Blackburn Rovers
18.00 Stoke City - Tottenham Hotspur

Pazartesi, 12 Aralık 2011
22.00 Chelsea - Manchester City

7 Aralık 2011 Çarşamba

ŞL: Chelsea 3 - 0 Valencia

Ve son 16 kuralarına grup lideri olarak gidiyoruz... Tam istediğimiz gibi bir gece oldu. Valencia karşısında evimizde güzel bir oyun çıkardık ve Newcastle karşısında aldığımız skoru tekrarladık. Bu gecenin sürpriz haberi ise Belçika'dan geldi. Son maçlara grup lideri olarak giren Leverkusen, Genk karşısında puan kaybedince son anda liderliği devraldık ve öyle de kapattık grup faslını Şampiyonlar Ligi'nde. Şimdi çeyrek final öncesi rakibimizin kim olacağını bekliyoruz...

İkinci yarının ortaları dışında tüm 90 dakika çok iyi bir performans sergiledik. Chelsea'ye yakışır bir top oynadık diyebiliriz bu akşam. Fakat topu ayağımızda tutma konusunda o kadar başarılı değildik ne yazık ki. Buna rağmen çoğu zaman kontra ataktan başlattığımız birçok net pozisyon yakaladık ve yakaladığımız pozisyonlardan 3 tanesini de Drogba ve Ramires ile değerlendirmesini bildik. Maçın hemen başında Drogba ile bulduğumuz gol bize devamını getirtecek gücü ve morali verdi. Ardından 21. dakikada Ramires ile ikinci golü bulunca rahatladık. Ve kapanışı yapan 75'te yine Drogba oldu. Newcastle maçında olduğu gibi bugünün de en iyileriydiler Drogba-Mata ikilisi. Özellikle Drogba'yı ayakta alkışlamak gerek. Bu yaşına rağmen Torres'i artık antrenmanlarda nasıl sürklase ediyorsa ilk 11'deki yerini kaptırmıyor. Antrenmanlarla da kalmıyor, maçlarda da iyi ki Drogba oynuyor dedirten performanslar sergiliyor. Gerçekten tebrikler. Bugün yorgun olmasaydı hat-trick'e de giderdi fakat Newcastle maçının da verdiği yorgunlukla koşacak hali kalmamıştı artık ikinci golden sonra. Umarım bu şekilde, her maç atacağı, attıracağı gollerle takıma katkısına devam eder.

Mata ve Drogba dedik bugünün en iyileri için ama tüm takım çok iyiydi gerçekten. Özellikle son 3-4 maçtır formayı kaptırmayan Romeu bölgesine iyice oturmuş durumda. Bir süre daha geçtikten sonra defans-orta saha arasında çok sağlam ve o bölgeyi yöneten bir genç oyuncuya sahip olacağımız kesin. İlk geldiği günlerde forma bulma konusunda sıkıntı çekiyordu ama artık o takıma, takım da birbirine yavaş yavaş alışmış durumda. Böyle devam ederse de Essien gelene kadar, belki sonrasında da o bölgedeki görevini sürdürmeye devam edecektir Romeu.

Nihayetinde 11 puanla E Grubu'nu tamamlamış olduk, son 16'daki rakibimizi öğrenmeyi bekliyoruz. Bundan 2 maç önce demiştim çok zorlu maçlar bizleri bekliyor diye. İkisini atlattık başarılı bir şekilde. Şimdi sırada belki de en zoru var. Lig lideri Man City'yi ağırlayacağız evimizde. Alınacak galibiyet takımı iyice ateşler şüphesiz. Bakalım, nasıl bir sonuç çıkaracağız göreceğiz. Daha sonra görüşmek üzere.

***
Goller: Drogba 2, 75; Ramires 21

Chelsea (4-3-3): Cech; Ivanovic, David Luiz, Terry (k), Cole; Ramires (Mikel 64), Romeu, Meireles; Sturridge, Drogba (Torres 76), Mata (Malouda 82)

Valencia (4-4-1-1): Diego Alves; Barragan, Rami, Victor Ruiz, Jordi Alba (Aduriz 54); Feghouli (Pablo Hernandez 64), Costa (Parejo 75), Albelda, Mathieu; Jonas; Soldado

Hakem: Gianluca Rocchi (İtalya)

6 Aralık 2011 Salı

Sam Hutchinson Geri Döndü !

Geçen yıl 20 Ağustos 2010 günü Hutchinson 21'inde Emekli Oldu yazısında da duyurduğumuz üzere genç oyuncu Sam Hutchinson yaşadığı sakatlık problemlerinden dolayı erken yaşta futboldan ayrılmak zorunda kalmıştı. Fakat dizinden yaşadığı bu problemlerin yavaş yavaş iyiye gitmesi üzerine kulübümüz 22 yaşındaki oyuncuyla tekrar 1,5 yıllık sözleşme imzaladı. Futboldan ayrı kaldığı bu süre içerisinde Chelsea Academy'de çalışmalarına devam eden ve ileride çalıştırıcılık yapmak için çeşitli seçmelere giren Hutchinson, bundan sonra Reserve takımla maçlara çıkmaya devam edecek...

Kulübümüzün yetiştirdiği bir oyuncu Hutchinson ve futbola geri dönmesi de gerçekten sevindirici bir haber. Umarım sakatlığı nüksetmez ve futbola uzun yıllar devam edebilir genç defans.

5 Aralık 2011 Pazartesi

Şampiyonlar Ligi 6-7 Aralık Maçları

Salı, 6 Aralık 2011
21.45 Viktoria Plzen - Milan
21.45 KRC Genk - Bayer 04 Leverkusen
21.45 Borussia Dortmund - Marseille
21.45 Chelsea - Valencia
21.45 Apoel Nicosia - Shakhtar Donetsk
21.45 Olympiakos - Arsenal
21.45 Barcelona - BATE Borisov
21.45 FC Porto - Zenit St Petersburg

Çarşamba, 7 Aralık 2011
21.45 Dinamo Zagreb - Lyon
21.45 Manchester City - FC Bayern München
21.45 Lille - Trabzonspor
21.45 Ajax - Real Madrid
21.45 Basel - Manchester United
21.45 Villarreal - Napoli
21.45 Benfica - Otelul Galati
21.45 Internazionale - CSKA Moscow

FA Cup 3. Tur Kuraları Açıklandı

FA Cup 3. Tur kuraları bugün çekildi... Rakibimiz Championship ekiplerinden Portsmouth oldu. Premier League'den düştüğünden beri Championship'in alt sıralarında, kötü günler geçiren bir takım Portsmouth. Kısacası rahatça geçebileceğimiz bir rakip.

Karşılaşma, Stamford Bridge'de, 7 ya da 8 Ocak tarihinde oynanacak.

Bu fikstürde asıl ilginç ve bizim için güzel olacak durum Man City-Man Utd eşleşmesi... Bu sezonun en iyi iki takımından birinin turnuvaya erkenden veda edecek olması iyi haber. Tabii geçen sezonki gibi 4. turdan turnuvaya veda etmezsek...

Tüm eşleşmeler şu şekilde...

Middlesbrough v Shrewsbury Town
Nottingham Forest v Leicester City
Manchester City v Manchester United
Dagenham and Redbridge or Walsall v Millwall
Crawley Town v Bristol City
Doncaster Rovers v Sutton United or Notts County
Bristol Rovers v Aston Villa
Tottenham Hotspur v Cheltenham Town
Sheffield Wednesday v West Ham United
Milton Keynes Dons v Queen's Park Rangers
Hull City v Ipswich Town
Coventry City v Southampton
Brighton and Hove Albion v Wrexham
Fulham v Charlton Athletic
Birmingham City v Wolverhampton Wanderers
Norwich City v Burnley
Arsenal v Leeds United
Derby County v Crystal Palace
Fleetwood Town or Yeovil Town v Blackpool
Swindon Town v Wigan Athletic
Barnsley v Swansea City
Chelmsford City or Macclesfield Town v Bolton Wanderers
Newcastle United v Blackburn Rovers
Everton v Tamworth
Sheffield United v Salisbury City or Grimsby Town
Liverpool v Southend United or Oldham Athletic
Gillingham v Stoke City
Chelsea v Portsmouth
Watford v Bradford City
Peterborough United v Sunderland
West Bromwich Albion v Cardiff City
Reading v Stevenage

4 Aralık 2011 Pazar

Alex ve Anelka'ya Yol Gözüktü...

Villas-Boas, Newcastle maçından sonra yaptığı açıklamada Alex ve Anelka'nın Ocak ayında takımdan ayrılabileceklerini söyledi...

Geçtiğimiz günlerde her iki oyuncunun da böyle bir istekte bulunduğunu söyleyen AVB, bu isteklerinin kabul edildiğini ve antrenman zamanlarında değişiklik yapıldığını belirtti. Fakat bu oyunculara herhangi bir talip çıkmaması durumunda aynı rutinde takımla çalışmaya devam edeceklerini açıklamasına ekledi.

Her iki oyuncu da artık takımda fazla şans bulamayan isimler ve son dönemdeki performansları da bir hayli düşüşte. Uygun talipler çıkması durumunda takımdan ayrılmaları her iki taraf içinde doğru olur diye düşünüyorum. Gelişmeleri bekleyip neler olacağını göreceğiz.

PL 14. Hafta: Newcastle 0 - 3 Chelsea

Her şeyden önce izlemesi keyifli, heyecanlı bir maç oldu. Tahmin ettiğimden çok daha iyi oynadık bu senenin sürpriz iyilerinden Newcastle'a karşı. Deplasmanda gol yemeden 3 gol atmamız da ayrı bir güzellik, ayrı bir moral oldu hafta içi oynayacağımız Valencia maçı öncesi. Alınan bu galibiyetle maç öncesi lig tablosunda önümüzde bulunan Newcastle'ı geride bırakıp 28 puanla 4.'lük koltuğuna yerleştik.

Maça iyi başlayan taraf ev sahibi ekip oldu. Bizse pozisyona girmekte biraz zorlandık ilk dakikalarda. Ama 13. dakikada kazandığımız ve Lampard'la kaçırdığımız penaltıdan sonra açıldık, daha sağlam gelmeye başladık Newcastle kalesine. Özellikle bugün yine çok iyi olan Sturridge'le net pozisyonlar yakaladık fakat Tim Krul da bugün 3 gol yemesine rağmen onun kadar iyi bir performans ortaya koydu kalesinde. Gerçekten tüm maç boyunca iki taraf da çok iyiydi. Newcastle ligde nasıl 4. sıraya kadar çıkabildiğini çok net gösterdi. Tebrik etmek gerek ortaya koydukları performansı. Ama ne güzel ki bugün biz daha iyi olan taraftık ve önce 37. dakikada Drogba'nın kafa golüyle öne geçtik. 2. ve 3. gollerimiz maçın bitimine doğru geldi fakat bu süre içerisinde maçtaki üstünlüğümüzü iyi koruduk. 50 dakika boyunca kalemizde çok tehlikeli pozisyonlar da gördük fakat hiçbirine izin vermedik. Kimi zaman da direk izin vermedi. Oyuna sonradan giren Kalou, 88'de takımımızı 2-0 öne geçiren golü attı. Ve ardından da tüm maç rakip kaleyi zorlayan Sturridge sonunda istediğine kavuştu ve maçın skorunu belirleyen golü uzatmalarda buldu.

Bugün tüm takım iyi bir performans ortaya koydu. Özellikle Mata, Sturridge ve defansta önemli hamlelerde bulunan Terry çok çok iyiydi. Maç 1-0'ken Terry'nin çizgiden çıkardığı top maçın kırılma anıydı kesinlikle. Lampard hakkında da birkaç şey söylemek gerek... Artık yaşı gereği maçlarda 1 saati doldurduktan sonra yeterince verim alamıyoruz ne yazık ki ikinci kaptanımızdan. Nitekim AVB de bu maçta onu fark edip 60. dakikada Meireles'i aldı onun yerine. Bu maç Lampard'ın Chelsea'deki 500. karşılaşmasıydı. Bu açıdan önemliydi onun için. Oyundan alındığı için de AVB'ye biraz sinirliydi. En azından kameralara yansıyan durum böyleydi. Nihayetinde bu zorlu maçtan net bir skorla 3 puanı alarak ayrıldık ve moralli bir şekilde Valencia maçına gidiyoruz. Bizim için final niteliğinde bir karşılaşma olacak Stamford Bridge'deki maç. Alınacak mağlubiyet Şampiyonlar Ligi'ndeki serüvenimizi bu sezon için bitirebilir. Fakat tabii ki ümidimiz galibiyet ve ŞL'de son 16'ya kalarak yola devam etmek. Daha sonra görüşmek üzere.

Son olarak maçın golleri...



***
Goller: Drogba 37; Kalou 88; Sturridge 90+2

Chelsea (4-3-3): Cech; Ivanovic, Luiz, Terry (k), Cole; Ramires, Romeu, Lampard (Meireles 60); Sturridge, Drogba (Torres 78), Mata (Kalou 74)

Newcastle (4-4-1-1): Krul; Simpson, S Taylor, Coloccini (k)(Perch 27), R Taylor; Obertan, Cabaye, Guthrie, Lovenkrands (Sammy Ameobi 70); Ben Arfa (Shola Ameobi DA); Ba

Hakem: Mike Dean // Seyirci: 52,305

2 Aralık 2011 Cuma

Premier League'de 14. Hafta Programı

Cumartesi, 3 Aralık 2011
14.45 Newcastle United - Chelsea
17.00 Wigan Athletic - Arsenal
17.00 Queens Park Rangers - West Bromwich Albion
17.00 Manchester City - Norwich City
17.00 Blackburn Rovers - Swansea City
17.00 Tottenham Hotspur - Bolton Wanderers
19.30 Aston Villa - Manchester United

Pazar, 4 Aralık 2011
17.00 Everton - Stoke City
18.00 Wolverhampton Wanderers - Sunderland

Pazartesi, 5 Aralık 2011
22.00 Fulham - Liverpool

1 Aralık 2011 Perşembe

FIFPro World XI'a 5 Chelseali Aday...

2011 yılının en iyi futbolcuları arasından seçilecek FIFA FIFPro World XI 2011'e aday 55 oyuncu bugün açıklandı. Adaylar arasında 5 Chelseali isim bulunuyor... Kaptan Terry, eğer bu yıl o 11 oyuncudan biri olursa 6. kez bu takıma seçilmiş olacak. 2005'te takıma giren Lampard ise bir ikinciyi bekliyor. Bir diğer İngiliz Ashley Cole ve 2007'de bu 11'e seçilen Drogba da adaylar arasında. Ve Benfica'dan Chelsea'ye gelişiyle dikkat çeken David Luiz de bu listenin yeni adaylarından. Diğer adaylara da bakarsak şu beşliden birinin bile takıma gireceğini söylemek zor açıkçası. Ama bakalım, göreceğiz. Sonuçlar 9 Ocak 2012 tarihinde, Zürih'te açıklanacak.

55 kişilik aday listesi şöyle...

Kaleci: Gianluigi Buffon (Italy, Juventus), Iker Casillas (Spain, Real Madrid), Manuel Neuer (Germany, Bayern Munich), Victor Valdes (Spain, Barcelona), Edwin van der Sar (Holland, retired, formerly Manchester United)

Defans: Eric Abidal (France, Barcelona), Dani Alves (Brazil, Barcelona), Ricardo Carvalho (Portugal, Real Madrid), Ashley Cole (England, Chelsea), Patrice Evra (France, Manchester United), Rio Ferdinand (England, Manchester United), Vincent Kompany (Belgium, Manchester City), Philipp Lahm (Germany, Bayern Munich), Lucio (Brazil, Internazionale), David Luiz (Brazil, Chelsea), Maicon (Brazil, Internazionale), Marcelo (Brazil, Real Madrid), Alessandro Nesta (Italy, AC Milan), Pepe (Portugal, Real Madrid), Gerard Pique (Spain, Barcelona), Carles Puyol (Spain, Barcelona), Sergio Ramos (Spain, Real Madrid), Thiago Silva (Brazil, AC Milan), John Terry (England, Chelsea), Nemanja Vidic (Serbia, Manchester United)

Orta saha: Xabi Alonso (Spain, Real Madrid), Gareth Bale (Wales, Tottenham Hotspur), Sergio Busquets (Spain, Barcelona), Cesc Fabregas (Spain, Barcelona), Andres Iniesta (Spain, Barcelona), Kaka (Brazil, Real Madrid), Frank Lampard (England, Chelsea), Nani (Portugal, Manchester United), Mesut Ozil (Germany, Real Madrid), Andrea Pirlo (Italy, Juventus), Bastian Schweinsteiger (Germany, Bayern Munich), David Silva (Spain, Manchester City), Wesley Sneijder (Holland, Internazionale), Yaya Toure (Ivory Coast, Manchester City), Xavi (Spain, Barcelona)

Forvet: Lionel Messi (Argentina, Barcelona), Cristiano Ronaldo (Portugal, Real Madrid), Wayne Rooney (England, Manchester Utd), David Villa (Spain, Barcelona), Samuel Eto'o (Cameroon, Anzhi), Sergio Aguero (Argentina, Manchester City), Neymar (Brazil, Santos), Didier Drogba (Ivory Coast, Chelsea), Zlatan Ibrahimovic (Sweden, AC Milan), Luis Suarez (Uruguay, Liverpool), Radamel Falcao (Colombia, Atletico Madrid), Edinson Cavani (Uruguay, Napoli), Karim Benzema (France, Real Madrid), Mario Gomez (Germany, Bayern Munich), Robin van Persie (Holland, Arsenal)

30 Kasım 2011 Çarşamba

CC 1/4 Final: Chelsea 0 - 2 Liverpool

9 gün sonra yeniden mağlup olduk Liverpool'a... Ve yine kendi evimizde... Carling Cup'tan elendiğimize değil, buna ve Chelsea'nin bu durumuna üzülüyorum. Tamam, Liverpool bu sene büyük takımlara karşı çok iyi performanslar ortaya koyuyor fakat 10 gün içinde Stamford'da Liverpool'a iki kez yenilecek takım mıyız?.. Hayır, kesinlikle gerçek Chelsea bu değil. Fakat şu anki gerçek ne yazık ki bu. Gidişat kötü. Önümüzdeki zorlu fikstür öncesi Carling Cup yarı final biletini almak çok güzel olurdu ama başaramadık. Yolumuza devam ediyoruz.

Maça kısaca bakacak olursak ilk 45'te oyunda üstünlük sağlamakta ciddi şekilde zorlandık. Lukaku'nun direği yalayan kafa vuruşundan başka ciddi pozisyonumuz yok. Hatta maçtaki tek önemli pozisyonumuz oydu desek yalan olmaz. İlk yarının en kritik anı tabii ki Liverpool'un penaltısıydı ama onun gol olmasını da kalecimiz Turnbull'un başarılı kurtarışıyla önledik. İkinci yarıya ilk yarıya nazaran daha iyi başladık. Daha etkiliydik rakip sahada. Herkes Chelsea'den gol beklerken 5 dakikada yediğimiz iki golle resmen yıkıldık. 58'de Henderson'un Bellamy'ye harika pasından gelişen pozisyonu içerideki bomboş Maxi Rodriguez iyi değerlendirdi. Ardından 63. dakikada yine ceza alanında boş kalan başka bir Liverpoollu, Martin Kelly, frikikten gelen ortayı gole çevirdi ve skor böylece belirlenmiş oldu. Devam eden dakikalarda oyuna sonradan giren Mata ve Anelka'yla tekrar kendimize gelip maçta etkinliğimizi arttırmaya çalışsak da artık iyice defansa yüklenen Liverpool karşısında doğru düzgün bir pozisyon geliştiremedik. Nihayetinde de maç 2-0 Liverpool'un galibiyetiyle sonuçlandı. 9 gün sonra, yine Stamford'da, Liverpool karşısında yine gerçek Chelsea yoktu sahada. Nasıl Liverpool bu sezon büyük maçlarda çok iyi dedik; bizse tam tersi şekilde bu sezon oynadığımız tüm büyük maçlarda sahadan hüsranla, hezimetle ayrıldık. Bu işin böyle gitmeyeceği kesin. Bir an önce ne yapıp yapıp kendimize gelmemiz şart.

Haftada 2 maç yaptığımız için bu maça daha yedek ağırlıklı bir kadroyla çıkmak zorunda kaldık. Defansımızın yediğimiz gollerdeki hatası büyük. Onun dışında Romeu bugün iyi bir performans ortaya koydu diyebiliriz. Hafta sonu Wolves karşısında da 90 dakika oynamıştı, bugün de takdire şayan bir 90 dakika daha oynadı. Orta alanda Lampard'ın özellikle yenilen iki golden sonra kendisine düşen misyonu yapmadığını, bir kaptan olarak takımı yeterince ateşleyemediğini düşünüyorum. Oysa ki daha yarım saat daha vardı maçın bitimine. Çok rahat bir şekilde sonucu değiştirebilirdik. Kesinlikle o güçteyiz. Daha doğrusu gerçek Chelsea dediğimiz takım o güçtedir. Ama bir süredir izlediğimiz takım hakkında bir fikrim yok... İlerideyse ne yazık ki 90 dakika boyunca ruh gibi, varlığı yokluğu bir olan bir Torres izledik yine. Sezon başında bir dönem iyi bir çıkış yakalamıştı, artık düzeldi diyorduk, yine geçen sezonki görüntüsünü çizmeye devam ediyor İspanyol oyuncu. Çok üzücü gerçekten... Kesinlikle böyle sürmemeli.

Carling Cup'tan elenmiş olduk bu mağlubiyetle dediğim gibi ama şimdi önümüzde çok kritik maçlar var. Önce, bu hafta sonu bu sezon lige çok çok iyi bir başlangıç yapan Newcastle deplasmanına gidiyoruz. Kesinlikle zorlu bir mücadele bizi bekliyor. Ve ardından Valencia'yla çok önemli bir maça çıkacağız Stamford'da. Şampiyonlar Ligi'ndeki kaderimiz oradan çıkacak sonuca bağlı. Devamında ise lider Man City ile maçımız var. Görüldüğü üzere fikstür zorlu, gidişat kötü. Şu 3 maç aslında bu sezonki birçok şeyin kaderini belirleyecek. Bu nedenle çok önemli bir dönem bizleri bekliyor. Bakalım nasıl sonuçlarla ayrılacağız şu maçlardan, göreceğiz. Daha sonra görüşmek üzere.

***
Goller: Maxi 57; Kelly 63

Chelsea (4-1-2-1-2): Turnbull; Bosingwa, Alex, David Luiz, Bertrand; Romeu; Lampard (k), Malouda (Anelka 63); McEachran (Ramires 40); Lukaku (Mata 63), Torres

Liverpool (4-2-3-1): Reina; Kelly, Carragher (k), Coates, Jose Enrique; Lucas (Adam 70), Spearing; Henderson, Bellamy (Kuyt 78), Maxi (89); Carroll

Hakem: Philip Dowd // Seyirci: 40,511

28 Kasım 2011 Pazartesi

Carling Cup Çeyrek Final Programı

Salı, 29 Kasım 2011
21.45 Cardiff City - Blackburn Rovers
21.45 Chelsea - Liverpool
22.00 Arsenal - Manchester City

Çarşamba, 30 Kasım 2011
21.45 Manchester United - Crystal Palace

27 Kasım 2011 Pazar

PL 13. Hafta: Chelsea 3 - 0 Wolves

Beklenen ve bizim arzuladığımız şekilde bir karşılaşma oldu. Normal şartlarda alınması gereken sonucu ve puanı aldık. Man City'nin puan kaybetmesiyle de zirveye 2 puan yaklaşmış olduk, fakat fark hala çok fazla. Sezonun başında hedefimiz şampiyonluktu ama bu hedef yavaş yavaş "ilk 3'ü zorlamak" şeklinde değişmekte ne yazık ki. Takımımız Abramovich dönemindeki en kötü sezon başlangıcını yapmış olsa da bunu değiştirmek arka arkaya alacağımız galibiyetlere bakar. Umarım bu serinin ilki de bu galibiyet olur.

45 dakikada bitirdiğimiz maçlardan birini oynadık yine. İlk yarıda bulduğumuz 3 golle karşılaşmaya son noktayı da koymuş olduk. İkinci yarıyı formalite gereği oynasak da ilk yarıdaki güzel oyunumuzu sürdürüp gol pozisyonları bulmaya devam ettik. İlk 45'e tekrar dönecek olursak ilk golü 6. dakikada kaptanın kafasından bulduk. Ardından 28'de karşılaşmanın şüphesiz en iyisi Sturridge'le durumu 2-0 yaptık. İlk yarının sonlarına doğru da Mata'nın ayağından skoru belirleyen golü bulduk. 90 dakikanın her anında, her anlamda bizim üstünlüğümüzün olduğu bir maç oldu kısacası. Yani olması gerektiği gibi... Bu maçın asıl konuşulması gereken ismine gelirsek... Sturridge, aslında sadece Wolves maçının değil 2011/12 sezonunun en iyi Chelsealisi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Drogba, Torres ve Anelka'nın bu sezon ligde attıkları toplam gol sayısı 4, Sturridge'inse tek başına 6... Durumu çok net özetleyen bir istatistik. Arada birkaç kötü maçı olsa da genel olarak bu sezon şimdiye dek Chelsea'ye çok iyi katkı yaptı, yapmaya da devam edecektir bir aksilik olmazsa. Zaten Drogba ve Torres'in yaptığı katkı da o seviyede olsaydı şimdi Man City ile zirve yarışında olurduk. Ama "olsaydı"larla konuşmak anlamsız tabii. Neyse, nihayetinde evimizdeki bu rahat karşılaşmadan 3 puan alarak ayrıldık ve lig tablosundaki puanımızı 25'e yükselttik. Böylece Leverkusen mağlubiyetinin moral bozukluğunu biraz da olsa üzerimizden atmış olduk ve hafta içi oynayacağımız Liverpool maçına daha moralli gidiyoruz.

Şimdi sırada, dediğim gibi Carling Cup çeyrek final mücadelesinde Liverpool ile karşılaşacağız. Geçen haftaki lig mağlubiyetinin karşılığını vermek için iyi fırsat. Tek ayaklı karşılaşmayı evimizde oynuyoruz. Bu şansı iyi değerlendirip yarı final biletini almalıyız. Daha sonra görüşmek üzere.

Son olarak maçın özeti...


***
Goller: Terry 6; Sturridge 28; Mata 44

Chelsea (4-3-3): Cech; Ivanovic (Bosingwa 76), Luiz, Terry (k), Cole; Ramires, Romeu, Meireles (Lampard 69); Sturridge, Drogba (Torres 76), Mata

Wolves (4-2-3-1): Hennessey; Zubar (Forde 75), Johnson (k), Berra, Elokobi; Henry, Milijas (Ebanks-Blake 37); Jarvis, Edwards, Ward; Fletcher (Guedioura 83)

Hakem: Lee Mason // Seyirci: 41,648

25 Kasım 2011 Cuma

Premier League'de 13. Hafta Programı

Cumartesi, 26 Kasım 2011
14.45 Stoke City - Blackburn Rovers
17.00 Manchester United - Newcastle United
17.00 Bolton Wanderers - Everton
17.00 Norwich City - Queens Park Rangers
17.00 Sunderland - Wigan Athletic
17.00 West Bromwich Albion - Tottenham Hotspur
17.00 Chelsea - Wolverhampton Wanderers
19.30 Arsenal - Fulham

Pazar, 27 Kasım 2011
15.30 Swansea City - Aston Villa
18.00 Liverpool - Manchester City

24 Kasım 2011 Perşembe

ŞL: B. Leverkusen 2 - 1 Chelsea

Her iki takımın da 3 puanı istediği bir karşılaşma izledik. Ama belki bugün bunu biraz daha fazla isteyen ve iyi mücadele eden taraf Leverkusen'di. Nihayetinde de 3 puanı kendi sahalarında aldılar. Bizse bu yenilgiyle gruptan birinci çıkma ihtimalimizi fazlasıyla zora soktuk. Gruptaki son durum Leverkusen=9, Chelsea=8, Valencia=8... Kısacası son maçlar bir hayli heyecanlı geçecek. Daha doğrusu sadece Chelsea-Valencia maçı öyle olacak, çünkü Leverkusen'in Genk deplasmanından galibiyetle dönmesi rahat gözüküyor. Zaten durum bu olursa Valencia maçından alacağımız beraberlik ya da galibiyetle ikinci olarak çıkabileceğiz gruptan ne yazık ki. Mağlubiyet ihtimalini ise düşünemiyorum bile. Şimdilik tek dileğimiz Leverkusen'in Belçika'da puan kaybetmesi ve tabii ki takımımızın da Stamford'da galibiyete uzanması... Başkalarının puan kaybına bel bağlayan bir Chelsea görmek gerçekten üzücü fakat durum bu...

Maça kısaca bakacak olursak dediğim gibi bugün bu maçı biraz daha fazla isteyen daha doğrusu öyle oynayan taraftı Alman ekibi. Tüm maç boyunca iki takımda ciddi şanslar yakaladı. Skor dışında dengeli -belki Leverkusen'in biraz daha iyi olduğu- bir maçtı desek yanlış olmaz. Maçın ilk yarısında gol sesi çıkmadı. İkinci yarıya Drogba'nın golüyle ve ilk yarıya göre daha iyi bir görüntü çizerek başladık. Ardından 2-0 için de çok net şanslar yakaladık ama olmadı. 58'de Ballack'ın arka arakaya yakaladığı ve Cech'in başarılı kurtarışlar yaptığı iki net pozisyon harikaydı. Devamında, 72. dakikada Leverkusen, Türk asıllı oyuncusu Eren Derdiyok'la beraberliği yakaladı. Drogba'nın 76. dakikada ceza sahasında yerde kaldığı pozisyon tartışmasız penaltıydı fakat Macar hakem görmedi. Gerçekten çok çok net bir penaltıydı ve belki de galibiyeti kaçırmış olduk böylece. Ve maç tam da bitti, son maçlara grup lideri olarak giriyoruz derken kornerden gelen kafa golüyle yıkıldık. Friedrich, takımını öne geçiren golü attı ve bizi de bitirmiş oldu. Alman ekibini gerçekten tebrik ediyorum. 90 dakika boyunca iyi bir mücadele gösterdiler. Arzuluydular galibiyet için ve aldılar. Biz de fena değildik fakat yeterince iyi de değildik. Drogba takımımızın en iyisiydi diyebiliriz. Elinden geleni yaptı ama olmadı. Bu sezon takıma en çok katkıyı yapan oyuncularımızdan Sturridge'den daha fazla şey görmek isterdim bugün ama o da olmadı. Ne yazık ki girişte de dediğim gibi şimdi yapılabilecek tek şey son maçlarda Valencia karşısında 3 puanı alıp Belçika'dan gelen sonucu beklemek olacak. Daha sonra görüşmek üzere.

Son olarak izlemek isteyenler için maçın geniş özeti...


***
Goller: Drogba 47 - Derdiyok 72; Friedrich 90

Chelsea (4-3-3): Cech; Ivanovic, Luiz (Alex 68), Terry (k), Bosingwa; Ramires, Meireles (Mikel 79), Lampard; Sturridge, Drogba, Mata (Malouda 65)

Leverkusen (4-2-3-1): Leno; Schwaab (Schürrle 56), Friedrich, Toprak, Kadlec (Derdiyok 70); Bender, Rolfes (k); Castro, Ballack, Sam; Kiessling (Oczipka 81)

Hakem: Viktor Kassai (Macaristan) // Seyirci: 29,285

22 Kasım 2011 Salı

Şampiyonlar Ligi 22-23 Kasım Maçları

Salı, 22 Kasım 2011
19.00 CSKA Moscow - Lille
21.45 Lyon - Ajax
21.45 Real Madrid - Dinamo Zagreb
21.45 Manchester United - Benfica
21.45 Otelul Galati - Basel
21.45 Trabzonspor - Internazionale
21.45 FC Bayern München - Villarreal
21.45 Napoli - Manchester City

Çarşamba, 23 Kasım 2011
19.00 Zenit St Petersburg - Apoel Nicosia
20.00 BATE Borisov - Viktoria Plzen
21.45 Bayer 04 Leverkusen - Chelsea
21.45 Milan - Barcelona
21.45 Arsenal - Borussia Dortmund
21.45 Valencia - KRC Genk
21.45 Shakhtar Donetsk - FC Porto
21.45 Marseille - Olympiakos

20 Kasım 2011 Pazar

PL 12. Hafta: Chelsea 1 - 2 Liverpool

Gidişat hiç iyi değil... 2002'den bu yana lig maçlarında, sahamızda üst üste iki kez yenildiğimiz olmamıştı; bugün o da oldu. Galibiyet golünü ararken son dakikalarda gelen eski Chelseali Glen Johnson'ın golüyle yıkıldık. Zirvenin bir üç puan gerisine daha düştük ve tam tamına 12 puan fark var Man City ile aramızda. Bu fark kapanır mı göreceğiz ama bu gidişin Chelsea'ye yakışmadığı kesin.

Maç ilk yarı itibariyle Liverpool'un, ikinci yarısı itibariyle de Chelsea'nin lehineydi. Her ne kadar topu ayağımızda tutup pozisyona girmek için çabalasak da saçma bir hatadan yedik ilk golü, daha doğrusu bu şansı rakibe sunduk. Cech gereksizce ve defansı zor durumda bırakırcasına Mikel'e verdi pasını. Rakipten baskıyı yiyen Mikel topu kaybetti ve hazırlıksız yakalanan defansımız hiç bir şey yapamadı. Bu golden önce maçın henüz 19. dakikasında Drogba'yla kaçırdığımız ve Reina'nın yerinden dahi kıpırdayamadığı frikiği gole çevirebilsek bugün her şey muhtemelen daha farklı olurdu ama ne yazık ki olamadı. İkinci yarı ise dediğim gibi daha etkili olduğumuz ve daha fazla şans yakaladığımız bir devre oldu. Oyuna devre arasında giren Sturridge, Malouda'nın güzel pasında yine yükselen kalitesini ve yeteneğini konuşturup 54'te beraberliği yakalamamızı sağladı. Zaten bu golden sonra da sağlam bir şekilde gitmeye başladık Liverpool kalesine. Çabaladık, fakat bir türlü ikinci golü bulamadık. Kimi pozisyonları biz değerlendiremedik, kimilerindeyse Reina çok başarılıydı. Yorgunluğun da etkisiyle durulduğumuz maçın son dakikalarında Glen Johnson, zaten bugün pek de iyi olmayan defansımızı alt edip takımını öne geçirmeyi bildi. Sağ kanattan iyi geldi, içeriye sokulup golünü attı eski Chelseali. Galibiyet için uğraşırken, üstelik kimi dakikalarda çok da yaklaşmışken, son 4 dakikada en azından 1 puanı kurtarabilmek için oynamamız çok üzücüydü. Nihayetinde Liverpool'a 2-1 yenilerek sahamızda üst üste ikinci mağlubiyetimizi almış olduk. Bu sezon bir ara tutturduğumuz gidişattan eser yok gerçekten de. Hep övündüğümüz defansımız ve Cech'ten bir süredir kötü performanslar izliyoruz. Durum üzücü. Ne yapıp yapıp bu durumdan kurtulmak ve arka arkaya galibiyetlerle çok uzaklaştığımız zirveye yaklaşmak şart.

Çarşamba günü Almanya'dayız. Yolumuza Şampiyonlar Ligi'nde Bayer Leverkusen maçıyla devam edeceğiz. Zorlu bir deplasman olacak. Grupta lideriz fakat ilk 3 sıranın puanları birbirine çok yakın. Galibiyetle dönmek, zirvedeki yerimizi sağlamlaştırmamız ve moral bulmamız adına önemli. Umarım gerçekleştiririz. Daha sonra görüşmek üzere.

Son olarak maçın golleri...


***
Goller: Sturridge 54 - Rodriguez 34; Johnson 87

Chelsea (4-3-3): Cech; Ivanovic, David Luiz, Terry (k), Cole; Ramires (Meireles 83), Mikel (Sturridge DA), Lampard; Mata, Drogba (Torres 83), Malouda

Liverpool (4-2-3-1): Reina; Johnson, Skrtel, Agger, Jose Enrique; Lucas, Adam; Maxi (Downing 77), Bellamy (Henderson 65), Kuyt (k); Suarez (Carroll 89)

Hakem: Lee Probert

18 Kasım 2011 Cuma

Premier League'de 12. Hafta Programı

Cumartesi, 19 Kasım 2011
14.45 Norwich City - Arsenal
17.00 Everton - Wolverhampton Wanderers
17.00 Manchester City - Newcastle United
17.00 Stoke City - Queens Park Rangers
17.00 Wigan Athletic - Blackburn Rovers
17.00 Sunderland - Fulham
17.00 West Bromwich Albion - Bolton Wanderers
19.30 Swansea City - Manchester United

Pazar, 20 Kasım 2011
18.00 Chelsea - Liverpool

Pazartesi, 21 Kasım 2011
22.00 Tottenham Hotspur - Aston Villa

17 Kasım 2011 Perşembe

Sturridge: "Amacım, İngiltere'nin 9 Numarası Olmak"

"Chelsea'de devamlı olarak oynamak ve forvet mevkinde görev almak istiyorum. Oradan da İngiltere Milli Takımı'nın forveti olmak... Amacım bu... İngiltere'nin 9 numarası olmak.

Umarım İngiltere menajeri beni bir forvet oyuncusu olarak görüp gelecek maç bana o mevkide görev verir. Çünkü inanıyorum ki o bölge, benim en iyi olduğum yer.

12 Kasım 2011 Cumartesi

Jose Mourinho'dan Reklam Filmi

Eski menajerimiz Mourinho, Türk inşaat firması Sinpaş GYO'nun reklam filminde oynadı...

7 Kasım 2011 Pazartesi

Sturridge, A Milli Takım Kadrosunda...

Daniel Sturridge sonunda bu seneki performansının/muhteşem yükselişinin karşılığını aldı... Fabio Capello, genç oyuncuyu İngiltere'nin İspanya ve İsveç ile oynayacağı hazırlık maçlarının kadrosuna dahil etti. İlk defa A Milli Takım'a çağrılan Sturridge, U21 seviyesinde 15 kez milli formayı giymiş ve 4 gol atmıştı.

Sturrigde'in dışında milli takımın asları Terry, Cole ve Lampard da Capello tarafından kadroya çağrılan isimler arasında. 25 kişilik kadro şu şekilde...

Kaleci
Scott Carson (Bursaspor), Joe Hart (Manchester City), David Stockdale (Ipswich Town - Fulham'dan kiralık)

Defans
Leighton Baines (Everton), Gary Cahill (Bolton Wanderers), Ashley Cole (Chelsea), Phil Jagielka (Everton), Glen Johnson (Liverpool), Phil Jones (Manchester United), Joleon Lescott (Manchester City), John Terry (Chelsea), Kyle Walker (Tottenham Hotspur)

Orta saha
Gareth Barry (Manchester City), Stewart Downing (Liverpool), Adam Johnson (Manchester City), Frank Lampard (Chelsea), James Milner (Manchester City), Scott Parker (Tottenham Hotspur), Jack Rodwell (Everton), Theo Walcott (Arsenal)

Forvet
Gabby Agbonlahor (Aston Villa), Darren Bent (Aston Villa), Daniel Sturridge (Chelsea), Danny Welbeck (Manchester United), Bobby Zamora (Fulham)

6 Kasım 2011 Pazar

PL 11. Hafta: Blackburn 0 - 1 Chelsea

Her şeyden önemlisi 3 puandı bizim için, onu da Lampard'ın kafasından gelen tek golle aldık. Ligde iki haftadır hasret olduğumuz puana Blackburn deplasmanında ulaştık. Aldığımız mağlubiyetlerle 4. sıraya kadar düştüğümüz lig tablosunda yerimizi ve zirveyle aramızdaki puan farkını bu galibiyetle koruyoruz...

90 dakikaya kısaca bakalım... Son 10 dakika hariç tüm maç bizim pozisyon üstünlüğümüz ve top hakimiyetimiz altında geçti. İlk yarı her iki takım da fazla risk almadan oynadı. Önemli bir gol pozisyonu izlemedik ilk 45'te. Bir tek Cech'in sakatlandığı ve yaklaşık 7 dakika oyunun durmasına sebep olan pozisyon akıllarda kalmıştır yorumunda bulunabiliriz ilk yarıya ilişkin. Bu devrede Sturridge'e ileri üçlünün ortasında görev veren AVB, genç oyuncu o bölgede hiç etkili olamayınca devre arasında Torres'i Malouda'yla değiştirip Sturridge'i kanada çekti. Torres'in de ikinci yarıda pek iş yaptığı söylenemez gerçi ama Sturridge'in kanatlarda daha iyi performans sergilediği kesin. Maçın genelinde ufak ufak gol şansları yakaladık. Özellikle Sturridge'le çok kaçırdık. Ama 50. dakikada gelen bir pozisyonu da Lampard'la gole çevirdik. Bu da galibiyet için yeterli oldu. Blackburn ise kimi dakikalarda çok etkili geldi kalemize. Özellikle son 10 dakika iyiydiler (ya da ligin dibinden kurtulmak için istekliydiler diyebiliriz) biz de aynı şekilde iyi savunma yaptık. Yoksa 1 puana razı olup sahadan ayrılmak işten değildi. Nihayetinde 1-0'la ve 3 puanla ayrıldık Blackburn deplasmanından ve milli maç arasına biraz olsun moralli gidiyoruz. Bu galibiyet ligde uzun süre sonra gol yemeden aldığımız ilk galibiyet oldu. Bu da önemli bir başarı bizim adımıza. Ayrıca Lampard, bu sezon takımın en golcü oyuncusu durumunda. İkinci kaptanımıza bu yaşına rağmen takıma yaptığı bu derece büyük katkı için teşekkürler diyoruz.

Şimdi sırada Liverpool karşılaşması var. Fakat ondan önce yukarıda da dediğim gibi bir haftalık bir milli maç arası olacak. Bu sürede Drogba iyileşecek ve umuyorum ki milli takımlarına giden oyuncularımız da sakatlanmadan dönecekler. Liverpool karşısında eksiksiz bir kadroya galibiyete uzanmak tek dileğimiz ve de Man City'nin mağlup olmasını beklemekten başka çaremiz yok zirveye yaklaşmak için. Umarım iki haftada kaybettiğimizi geri almamız uzun sürmez. Daha sonra görüşmek üzere.

Son olarak, izlemek isteyenler için maçın özeti...


***
Goller: Lampard 50

Chelsea (4-3-3): Cech; Ivanovic, Alex, Terry (k), Cole; Ramires (Romeu 90+2), Mikel, Lampard; Malouda (Torres DA), Sturridge, Mata (Meireles 82)

Blackburn (4-2-3-1): Robinson; Lowe, Samba (k) (Hanley 45) Givet, Olsson; Nzonzi, Pedersen; Rochina (Dunn 71), Formica, Hoilett; Yakubu

Hakem: Mike Dean // Seyirci: 21,985

4 Kasım 2011 Cuma

Premier League'de 11. Hafta Programı

Cumartesi, 5 Kasım 2011
14.45 Newcastle United - Everton
17.00 Liverpool - Swansea City
17.00 Arsenal - West Bromwich Albion
17.00 Aston Villa - Norwich City
17.00 Blackburn Rovers - Chelsea
17.00 Manchester United - Sunderland
19.30 Queens Park Rangers - Manchester City

Pazar, 6 Kasım 2011
15.30 Wolverhampton Wanderers - Wigan Athletic
17.00 Bolton Wanderers - Stoke City
18.00 Fulham - Tottenham Hotspur

Essien Aralık Sonunda Dönüyor

Villas-Boas takımdaki sakat oyuncularla ilgili son bilgileri verdi...

Obi Mikel - "Genk deplasmanından döndükten sonra yavaş yavaş antrenmanlara başladı ve Cumartesi günkü maç için seçenek dahilinde olacak."

Hilario - "Tam zamanlı çalışmalara başladı fakat milli maç arasından sonra tam olarak düzelmiş olacak."

Drogba - "Antrenmanlara 1-2 hafta sonra başlayacak. Liverpool maçına hazır olmasını umuyoruz."

Essien - "İyi bir ilerleme kaydediyor. Aralık sonunda döneceğini düşünüyoruz."

2 Kasım 2011 Çarşamba

ŞL: Genk 1 - 1 Chelsea

Yeterince iyi olmadığımız bir akşamdı. Şanssızdık da... Devre arasına çok rahat bir 3-0'la gidebilir ve maçı orada bitirebilirdik ama olmadı. Herkesin Chelsea için formalite maçı niteliğinde olacak diye düşündüğü karşılaşmadan, Belçika'dan 1 puanla dönüyoruz. Valencia'nın Leverkusen karşısında galip gelmesiyle zirvedeki yerimizi koruyoruz fakat ilk üç takım arasındaki puanlar oldukça yakın. Son 2 maçta her şey olabilir fakat Chelsea'nin gruptan lider olarak çıkması tabii ki kuvvetle muhtemel olan ve tek isteğimiz. Umarım bu sonuca ulaşırız.

Maça kısaca bakalım... Maçın ilk 20 dakikasında ciddi derecede yetersiz bir performans ortaya koyduk. Grup lideri olarak grup sonuncusu karşısında doğru düzgün gol pozisyonuna bile giremiyorduk. Fakat Ramires'in 25. dakikada gelen golüyle öne geçtik ve rakip kaleyi daha rahat zorlamaya başladık. Yukarıda da dediğim gibi Ramires'in golünün ardından Meireles'in direkten dönen şutu ve Luiz'in kaçırdığı penaltıyla durumu 3-0 yapmaya inanılmaz yaklaştık fakat şans izin vermedi. 1-0'la soyunma odasının yolunu tuttuk... İkinci yarıda ise birkaç pozisyon dışında yine o maçın başındaki Chelsea sahadaydı. Ciddi anlamda kötüydük. Chelsea'ye yakışmayacak bir maç oldu çoğu bölümü itibariyle, fakat şanssızlık da tartışmasız yakamızdaydı. Ramires'in ve Meireles'in %100 gollük kafa şutları, Lampard ve son dakikalarda Malouda'nın kaçırdığı şutlar... Bunlar gole en çok yaklaştığımız ve şanssız olduğumuz pozisyonlardı. Yine de Chelsea tüm bunlara rağmen kazanmalıydı ama o seviyede bir Chelsea de yoktu sahada. 25'te attığımız gole 60'ta cevap veren Genk'e hak ettiğini veya olması gerekeni veremedik ve 1-1 ayrıldık Belçika'dan.

Torres bugün Ramires'in golüne verdiği pas haricinde vasat bir oyun ortaya koydu. İyiye gidiyor diyorduk, fakat bugün onu göremedik. Ramires, Meireles ve Malouda bu maçın iyi isimleriydi ama galibiyet için yeterli olamadılar. Yediğimiz gole bakacak olursak bize yakışmayacak bir defans sergiledik o pozisyonda. İçeri kateden/tutulması gereken tek adam Vossen olmasına rağmen ceza sahasındaki beş oyuncumuz sadece gelen ortayı ve golü izlemekle yetindi. Şu dakikadan sonra yapılacak bir şey yok. Olan oldu, yolumuza devam edeceğiz.

Söylediğim gibi gruptaki liderliğimiz devam ediyor... 8 puanla zirvedeyiz. İkinci Leverkusen 6, Valencia'nın ise 5 puanı mevcut. Ligdeki mağlubiyetlerden sonra Genk karşısında moral buluruz dedik, olmadı. Sırada Blackburn deplasmanı var. Cumartesi günü oynanacak karşılaşma ligin zirvesinden erkenden kopmamamız için önemli. Galibiyeti alıp tekrar kendimize gelmemiz şart. Daha sonra görüşmek üzere.

Son olarak maçın özeti...



***
Goller: Ramires 25; Vossen 60

Genk (4-4-2): Koteles; Vanden Borre, Hyland, Nadson, Ngongca; Buffel (Ndabashinze 68), Camus, Tozser (k), De Bruyne; Vossen (Barda 86), Nwanganga (Limbombe 81)

Chelsea (4-3-3): Cech (k); Bosingwa, Ivanovic, David Luiz, Cole; Ramires (Lampard 65), Romeu (Mata 76), Meireles; Anelka (Sturridge 65), Torres , Malouda

Hakem: Svein Oddvar Moen (Norveç) // Seyirci: 22,584

31 Ekim 2011 Pazartesi

Şampiyonlar Ligi 1-2 Kasım Maçları

Salı, 1 Kasım 2011
19.00 Zenit St Petersburg - Shakhtar Donetsk
19.00 BATE Borisov - Milan
21.45 KRC Genk - Chelsea
21.45 Borussia Dortmund - Olympiakos
21.45 Valencia - Bayer 04 Leverkusen
21.45
Arsenal - Marseille
21.45 Viktoria Plzen - Barcelona
21.45 Apoel Nicosia - FC Porto

Çarşamba, 2 Kasım 2011
21.45 Ajax - Dinamo Zagreb
21.45 Villarreal - Manchester City
21.45 Internazionale - Lille
21.45 FC Bayern München - Napoli
21.45 Benfica - Basel
21.45 Trabzonspor - CSKA Moscow
21.45 Lyon - Real Madrid
21.45 Manchester United - Otelul Galati

29 Ekim 2011 Cumartesi

CC Çeyrek Finalinde Rakip Liverpool

Fulham ve Everton'ı geçtik... Sıradaki rakibimiz için kuralar çekildi: Carling Cup çeyrek finalinde karşılaşacağımız ekip Liverpool olacak. Maç, Stamford Bridge'de 29 ya da 30 Kasım'da oynanacak.

Tüm eşleşmeler şu şekilde...

Arsenal v Man City
Chelsea v Liverpool
Man United v Crystal Palace
Cardiff v Blackburn

PL 10. Hafta: Chelsea 3 - 5 Arsenal

Her şeyden önce Arsenal taraftarı ve tarafsız izleyici için keyifli bir karşılaşma oldu... Bizim içinse tam bir hezimet... Özellikle ikinci yarıdaki defansımız itibariyle hak ettiğimiz sonucu almış olduk ne yazık ki. Kendi evimizdeki maçta böylesine bir defansı ve dolayısıyla böyle bir skoru sunmamalıydı takımımız bizlere. Bu sezon deplasmanlarda aldığı kötü sonuçlarla bildiğimiz Arsenal, bugün deyim yerindeyse o mağlubiyetlerin acısını bizden çıkardı. Ligde üst üste oynadığımız iki Londra derbisinde aldığımız yenilgilerle iki haftadır 19 puandayız ve lider Man City bu hafta da galip gelirse zirveyle aramızdaki puan farkı 9'a çıkacak. Gidişat şimdilik iyi gözükmüyor ama bakalım... Neler olacak göreceğiz.

90 dakikaya kısaca bakalım... Maçın ilk yarısında Arsenal karşısında hem gol pozisyonu hem de topa sahiplik bakımından önemli bir üstünlüğümüz vardı. Defansımız birkaç pozisyon dışında ilk yarıda işini gayet iyi yaptı. Rakip defanssa iki golümüze ve daha birçok %100'lük şansımıza engel olamadı. Fakat ikinci yarı başladığındaysa işler tamamen tersine dönmüş gibiydi. Defansımız arka arkaya hatalar yapmaya ve rakip hücumcular karşısında çoğu pozisyonda eksik kalmaya başladı. Durum böyle olunca da Arsenal skoru bir anda 2-1'de 2-3'e getirdi. Dakika 80'de Mata'nın harika şutuyla durumu eşitlediğimizde galibiyet umudumuz tekrar yeşerdi. Fakat ne yazık ki fazla uzun sürmedi bu. Van Persie 85'te ve uzatmalarda bulduğu iki golle hem Arsenal'e galibiyeti getirdi hem de hat-trickini tamamlamış oldu. Üzücü bir mağlubiyet oldu Chelsea taraftarı için. Açıkçası sadece ilk yarıyı izleyen insan maç tartışmasız Chelsea'nin der fakat ikinci yarıdaki oyunumuzla yaktık kendimizi diyebiliriz. Golleri izlemek isteyenler için paylaşıyorum...



Bu maç artık geride kaldı. Ligde iyi bir gidişat içindeyken ve arka arkaya farklı galibiyetler alıyorken gelen iki mağlubiyetle biraz üzüldük. Fakat artık unutmamız, önümüze bakmamız gerek. Yolumuza Şampiyonlar Ligi maçıyla devam edeceğiz... Karşısında 5-0 kazandığımız Genk'le bu hafta içi Belçika'da bir kez daha karşılaşıyoruz. 3 puanı alıp hem moralleri arttırmalı hem de gruptaki liderliğimizi sağlamlaştırmalıyız. Daha sonra görüşmek üzere.

***
Goller: Lampard 14; Terry 44; Mata 80 - Van Persie 35, 85, 90; Santos 48; Walcott 55

Chelsea (4-3-3): Cech; Bosingwa, Ivanovic, Terry (k), Cole; Ramires (Lukaku 72), Mikel (Meireles 75), Lampard; Sturridge (Malouda 61), Torres, Mata

Arsenal (4-4-3): Szczesny; Djourou (Jenkinson 75), Mertesacker, Koscielny, Santos; Ramsey, Song, Arteta; Walcott (Rosicky 78), Van Persie (k), Gervinho (Vermaelen 88)

Hakem: Andre Marriner // Seyirci: 41,801

28 Ekim 2011 Cuma

Premier League'de 10. Hafta Programı

Cumartesi, 29 Ekim 2011
14.00 Everton - Manchester United
14.45 Chelsea - Arsenal
17.00 Manchester City - Wolverhampton Wanderers
17.00 Norwich City - Blackburn Rovers
17.00 Wigan Athletic - Fulham
17.00 Sunderland - Aston Villa
17.00 Swansea City - Bolton Wanderers
19.30 West Bromwich Albion - Liverpool

Pazar, 30 Ekim 2011
18.00 Tottenham Hotspur - Queens Park Rangers

Pazartesi, 31 Ekim 2011
22.00 Stoke City - Newcastle United

27 Ekim 2011 Perşembe

CC 4. Tur: Everton 1 (Uz: 1 - 2) 1 Chelsea

Carling Cup 4. Tur maçında Goodison Park'ta zorlu geçen 120 dakikanın ardından kazanıp çeyrek final biletini aldık... Hafta sonu oynayacağımız Arsenal maçı düşünülerek yedek ağırlıklı bir kadroyla çıktığımız maçta önce 38'de Kalou'yla öne geçtik. Normal sürede son 10 dakikaya kadar karşılaşmayı gayet iyi götürmüşken 83'te Saha'nın kafasından gelen gol, maçı uzatmalara taşıdı. Bize çeyrek finali getiren golü ise 116'da Sturridge attı. Zor oldu, çok yorulduk belki ama öyle ya da böyle Everton deplasmanında galibiyeti aldık ve Carling Cup'ta son 8 takım arasına kaldık.

Evet, zor bir maç oldu ama bir o kadar da ilginçti... İki takım da karşılıklı birer penaltı kaçırdı ve her iki takımdan birer oyuncu kırmızı kart gördü. Özellikle penaltı konusu gerçekten garip... Geçen sezon da FA Cup'ta karşılaştığımız Everton karşısında penaltıyı kaçıran Anelka ve bize karşı kaçıran Baines bu gece yine penaltı atışını değerlendiremeyen isimler oldular. Anelka'nın kaçırdığı penaltıdan sonra 38'de Kalou'nın akıllıca şutu ve kalecinin de hatasıyla öne geçmesini bildik. 58'e kadar da gayet iyi götürüyorduk ki Turnbull yaptığı faulle hem Everton'a penaltı kazandırdı hem de oyundan atıldı. Cech'in Arsenal maçına kadar dinlenmesi mümkün olmadı böylece ve Lukaku yerini ona bıraktı. Maça girdiği an penaltı atışıyla karşı karşıyaydı -ki bir kaleci için en zor durumlardan biri olsa gerek- ama Cech muhteşem eldivenleriyle kurtardı Baines'in vuruşunu ve maçtaki üstünlüğümüzü korumuş olduk. 80. dakikaya dek 10 kişi olmamıza rağmen skoru korumaya yetecek bir oyun oynuyorduk ki 83'te Saha'nın attığı gol tüm işi bozdu. Normal süre bitene kadar da zorlamaya devam etti rakip. Ciddi pozisyonlar kaçırdılar. Tüm maç koruduğumuz üstünlüğümüzü son 10 dakikada kaptırabilirdik ama neyse ki olmadı ve maç uzatmalara taşındı. Uzatma dakikalarında gerçekten çok iyi bir Chelsea vardı sahada. Özellikle Drenthe'nin oyundan atılmasıyla etkinliğini kaybeden Everton'ın kalesini arka arkaya yoklamaya başladık ve bu pozisyonlardan birinde Malouda'nın şutunu tamamlayan Sturridge ile galibiyeti getiren golü 116'da bulduk. Maç 2-1 tamamlandı, zorlu bir karşılaşma oldu dediğim gibi ama ikinci takımımız olarak adlandırabileceğimiz 11 oyuncumuz ve sonradan giren isimler iyi bir mücadele sergilediler. Özellikle gençlerden Romeu ve Bertrand, 120 dakika boyunca ortaya koydukları harika performanslarla takdiri hak eden isimler oldular. Maçın bitiş düdüğüyle AVB'nin gösterdiği sevinç tepkileri de görülmeye değerdi. Hak ettiğimiz bir sonuç olduğuna inanıyorum bunun. Çeyrek final biletini aldık, şimdi rakibimizin kim olacağını öğrenmeyi bekliyoruz.

Sırada, 29 Ekim Cumartesi günü Arsenal maçımız var. Stamford Bridge'de karşılaşacağımız Arsenal, ligde bu sezon deplasman maçlarında çok kötü sonuçlar alan bir ekip. Bu maçta bize düşen de rakibin bunu sürdürmesini sağlamak. Umarım başarırız. Daha sonra görüşmek üzere.

Son olarak AVB'nin maçtan sonraki sevinci...

***
Goller: Kalou 38; Saha 83; Sturridge 116

Everton (4-1-4-1): Mucha; Neville (k) (Hibbert DA), Heitinga, Distin, Baines; Fellaini; Drenthe (KK 106), Cahill, Rodwell (Stracqualursi 78), Bilyaletdinov (Coleman 80); Saha

Chelsea (4-3-3): Turnbull (KK 58); Ivanovic, Alex, David Luiz, Bertrand; McEachran (Mikel 63), Romeu, Malouda (k); Anelka, Lukaku (Cech 59), Kalou (Sturridge 85)

Hakem: Lee Mason // Seyirci: 23,170

23 Ekim 2011 Pazar

PL 9. Hafta: QPR 1 - 0 Chelsea

Şanssız bir akşam oldu. Çok rahat bir 3 puan çıkarabileceğimiz maçtan elimiz boş dönüyoruz ne yazık ki... Maçın henüz başında aleyhimize çalınan penaltı bugünün skorunu belirledi. Bosingwa ve Drogba'nın oyundan atılması tüm dengemizi altüst etti ve hiçbir şey yapamadan 90 dakikayı geçirdik. Man City'nin United'ı devirdiği haftada ikincilik koltuğuna oturabilirdik ama olmadı. Bunun üzerine denebilecek tek bir şey var: Hakem sağ olsun(!)

Dediğim gibi şanssız bir karşılaşmaydı ve bir o kadar da saçma... 9. dakikada Luiz'in ceza sahasında yaptığı -hakeme göre- faulle penaltıyı kazanıp öne geçti rakip. Pek önemli değildi bizim için. Daha önümüzde 80 dakika vardı çünkü. Ama ne yazık ki hesaba katmadığımız bir şey, daha doğrusu iki şey oldu. Önce Bosingwa, ardından da Drogba kırmızı kart görünce rakip QPR bile olsa her anlamda çok zorlandık. Özellikle Bosingwa'nın atılmasıyla AVB, Sturridge'i çıkarıp Ivanovic'i oyuna aldı ve Drogba'yı da birkaç dakika sonra kaybedince ilerideki gücümüz bir anlamda sıfırlanmış oldu. Oysa ki Mikel'in de defansa yardımlarıyla ve Sturridge'i oyunda bırakarak gayet iyi götürebilirdik maçı. Sonuçta karşımızda bir Man Utd yoktu. Ayrıca Sturridge'in bu sezonki performansı da ortada... Niye böyle bir karar aldı AVB bilmiyorum ama yanlış olduğu kesin. Drogba'nın atılmasıyla zaten işler iyice kötüleşmiş oldu. Mata çıktı Anelka girdi ardından ama 80. dakikadaki kafası dışında hiçbir net pozisyona giremedi Fransız oyuncu. Hakeme gelecek olursak bu maçta gerçekten harika bir performans çıkardı. Özellikle sarı kartını hiç cebine sokmadığı bir akşam oldu. Her faulde bir oyuncumuza gösterdi o güzel kartlarını Chris Foy ve 7 sarı, 2 kırmızı kartla tamamladık 90 dakikayı. Ayrıca 9. dakikada rakibe bir güzel verdiği penaltıyı ceza sahasında bizim oyuncularımıza yapılan faullerde vermeyi reddetti. Neyse... Hakem yüzünden kaybetmek kadar hakem konuşmak da saçma ve anlamsız. Nihayetinde bizim için talihsiz bir akşam olmuş oldu. Bolton'ı, Everton'ı, Genk'i farklı skorlarla mağlup eden takımımız, bu seriyi sürdürme şansını QPR karşısında bulamadı.

Sırada Carling Cup 4. tur maçımız var. Geçen hafta lig maçında evimizde karşılaştığımız Everton ile bu sefer deplasmanda Carling Cup'ta karşı karşıya geleceğiz. Bugünü unutması ve taraftarlarına da unutturması şart Chelsea'nin. Goodison Park'tan galibiyetle dönmek tek dileğimiz. Daha sonra görüşmek üzere.

Maçtaki tek golü izlemek isteyenler için...



***
Queens Park Rangers (4-4-2): Kenny; Young, Hall, Ferdinand, Hill; Barton (k), Derry, Faurlin, Wright-Phillips; Helguson, Taarabt (Smith 61)

Chelsea (4-3-3): Cech; Bosingwa (KK 32), David Luiz, Terry (k), Cole; Meireles (Malouda 71), Mikel, Lampard; Sturridge (Ivanovic 35), Drogba (KK 41), Mata (Anelka 45+1)

Hakem: Chris Foy // Seyirci: 18,050

21 Ekim 2011 Cuma

Premier League'de 9. Hafta Programı

Cumartesi, 22 Ekim 2011
14.45 Wolverhampton Wanderers - Swansea City
17.00 Bolton Wanderers - Sunderland
17.00 Aston Villa - West Bromwich Albion
17.00 Newcastle United - Wigan Athletic
19.30 Liverpool - Norwich City

Pazar, 23 Ekim 2011
15.30 Arsenal - Stoke City
15.30 Manchester United - Manchester City
15.30 Fulham - Everton
17.00 Blackburn Rovers - Tottenham Hotspur
18.00 Queens Park Rangers - Chelsea

20 Ekim 2011 Perşembe

Ivanovic: "Büyük Maçlara Hazırız"

"Man Utd karşısında aldığımız bu sezonki tek yenilgiden sonra her maçta takım olarak gelişmeye başladık ve kendimize olan güvenimiz artık daha fazla.

Önümüzde büyük maçlar var, fakat hepsi için hazırız. Önce QPR ile derbi maçında karşı karşıya geleceğiz. Ardından gelen Arsenal ve Liverpool maçları da bu sezon ne kadar iyi bir takım olduğumuzu gösterecek.

İşler şu an için çok iyi gidiyor fakat bunu sürdürmek için sıkı çalışmalıyız. Her an her şey değişebilir. Aldığımız skorlara bakmak için henüz erken bir zaman. Yeni yıla girerken nerede olacağımızı göreceğiz."

19 Ekim 2011 Çarşamba

ŞL: Chelsea 5 - 0 Genk

Yukarıdaki ikilinin günü oldu bugün... Torres attığı 2 gol ve bunun yanında yakaladığı birçok pozisyonla ligdeki cezasının acısını çıkardı. Hat-tricki de bulsa tam olacaktı... Meireles ise bu gece perdeyi açan ve Torres'in harika kafa golüne asist yapan isim oldu... Grubun en kolay sayılabilecek maçını beklenenden daha rahat bir şekilde kazandık bu ikilinin büyük katkılarıyla. Böylelikle gruptaki puanımızı 7'ye çıkardık ve lider olarak yolumuza devam ediyoruz.

Maç tam anlamıyla 27. dakikada Torres'in attığı ikinci golden, yani skor 3-0 olduktan sonra sona erdi diyebiliriz. Kalan 63 dakika tamamen formalite icabı oynanan dakikalardı. Tüm karşılaşma boyunca üstünlüğü bırakmadık. Rakip Genk bir kez bile organize olarak gelemedi kalemize. Topu kaptıklarında 5 pası zor yaptılar. Biz ise genel anlamda kesinlikle harika bir gidişat yakalamış durumdayız. Harika sonuçlar, olmazsa da harika performanslar çıkarıyoruz. Çok büyük bir aksilik olmadığı sürece de böyle devam edeceğe benziyor. Torres'e gelelim tekrar... Cezası öncesi çok iyi maçlar çıkarıyordu, bunu kaybetmediğini bugün gösterdi. Hatta oynayamadığı maçların acısını çıkarırcasına zorladı hat-trick için ama olmadı. Bir forvet için kariyerindeki hat-trickler şüphesiz çok önemlidir. Torres de yaklaşık 2 yıl aradan sonra bir hat-trick şansı yakalamıştı ama bunu ne yazık ki gerçekleştiremedi. Ama bunları bir kenara bırakırsak geçen sezonun aksine, tartışmasız takıma katkısı çok fazla olmaya başladı. Geçen seneki gidişatını tamamen sonlandırdı ve gerçek Torres'i izletiyor artık bizlere. İkinci bir Shevchenko vakası olur mu sorusuna da yanıtını gayet iyi veriyor... Meireles'e geçecek olursak bugün hem sahada yapması gereken işler adına hem de ilk golümüzü atan adam olarak güzel bir oyun sergiledi Portekizli oyuncu. Transfer sezonunun son günü takıma katılmasına rağmen herhangi bir sıkıntı yaşamadan takıma adapte oldu ve oynadığı maçlarda hiçbir dengesiz durum yok yani her maç aynı kaliteyi sürdürerek devam ediyor oyununa... Bu akşam için önce bu iki ismi, daha sonra da tüm takımı ve AVB'yi tebrik etmek gerek. Her ne kadar rakip Genk olsa da bu bir Şampiyonlar Ligi maçı ve bu maçlar rakibe bakmaksızın her takımı zorlar. Takımımız da bugünün üstesinden çok çok rahat bir şekilde geldiler. Tekrar tebrikler ve teşekkürler.

Sıradaki karşılaşmamız Premier League'in yeni ekibi QPR'a karşı... 23 Ekim'deki bu maçta da yakaladığımız bu gidişatı sürdürmek istiyoruz. Yine bol gollü ve keyifli bir maç izlemek dileğiyle daha görüşmek üzere.

Maçın gollerini izlemek isteyenler için...



***
Goller: Meireles 8; Torres 11, 27; Ivanovic 42; Kalou 73

Chelsea (4-3-3): Cech; Bosingwa (Alex 77), Ivanovic, David Luiz, Cole (Ferreira 45); Meireles, Romeu, Lampard (k)(Kalou 67); Anelka, Torres, Malouda

Genk (4-4-2): Koteles; Ngongca, Masuero (Camus 45), Toszer (k), Pudil; Buffel, Vanden Borre, Hyland, De Bruyne; Vossen (Nwanganga 80), Barda (Ndabashinze 70)

Hakem: Aleksei Nikolaev (Rusya)