24 Aralık 2011 Cumartesi

PL 17. Hafta: Tottenham 1 - 1 Chelsea

Tahmin ettiğimden zor bir 90 dakika oldu bizim için. Tottenham bu seneki iyi gidişatının sebebini gayet iyi kanıtladı bizim karşımızda da. Öylesine bir maç oldu ki yediğimiz golün hemen ardından beraberliği yakalayamasaydık muhtemelen fark yiyebileceğimiz bir karşılaşma olurdu. Fakat 1-1'den sonra da maçı çok rahat alabileceğimiz pozisyonlara girdik. Ama ikisi de olmadı ve geçen hafta Wigan karşısında aldığımız skoru tekrarladık. Böyle skorlarla devam edersek zirveyle aramızdaki 11 puanlık farkı kapatmamız gerçekten çok zor. Bakalım neler olacak göreceğiz...

Maça kısaca bakacak olursak karşılaşmanın ilk 20 dakikası, yani golü bulana dek (10. dakikada Mata'nın sert vuruşu sonrası Sturridge ile kaçırdığımız çok net pozisyonu saymazsak) sahada yoktuk adeta. Yaklaşık %70'e karşı %30'luk bir topla oynama oranına sahiptik ve sadece Tottenham'ın ataklarını savurmakla uğraşıyorduk diyebiliriz. Nitekim bu futbolla golü yememiz fazla sürmedi ve 7. dakikada Adebayor ile buldular golü. Oyun golden sonra da aynen böyle devam ederken 22. dakikada geliştirdiğimiz bir atakla Cole'ün harika ortasında Sturridge ile bu sefer biz golü bulmayı başardık. Top, Cole'ün eline çarptığı için beraberlik golümüz ciddi itirazlar görse de pozisyona çok yakın olan Webb olayı çarpma olarak değerlendirdi ki doğru karar da buydu. Golü bulduktan sonra öncesine göre biraz daha toparlanmış bir görüntü çizmeye başladık. İkinci yarıya başladığımızdaysa daha iyi olan taraf artık bizdik. Fakat kalan dakikalarda her iki taraftan birçok pozisyon izlememize rağmen ne onlar ne de biz Londra derbisinde eşitliği bozacak golü bulamadık ve maç 1-1 tamamlandı. İkinci golü o dakikalarda bulduğumuz için şanslıyız çünkü fena bir gidişat içerisindeydik ilk 15-20 dakika. Bunu çevirmemiz atacağımız bir gole bağlıydı ve bunu da yine Sturridge ile bulduk. O da bu sezonki 10. golünü atmış oldu. Maçın adamı ise tartışmasız Ashley Cole'dü. En kritik an olarak gösterebileceğimiz pozisyon ise maçın sonlarına doğru Adebayor'un vuruşunda Terry'nin yatarak müdahalesiydi. Tottenham'ın son dakikada öne geçmesi ikinci yarıdaki en azından beraberliği hak eden oyunumuza karşı kötü bir darbe olurdu. Ama neyse ki olmadı...

Bu beraberlikle beraber puanımızı 33'e yükselttik ve 4. sıradaki yerimizi koruyoruz. Sırada Fulham maçı var. 13. sırada bulunan Fulham'a karşı Pazartesi günü Stamford'da oynayacağımız maçtan 3 puan almamız zor olmayacaktır diye düşünüyorum. Umarım yine beni yanıltacak ve Chelsea taraftarını üzecek bir skorla ayrılmayız sahadan. En kısa zamanda bir istikrar yakalamazsak anca bu sıralarda bitiririz ligi ki bu da Chelsea gibi bir takıma hiç yakışmaz. Daha sonra görüşmek üzere.

Son olarak maçın özeti...


***
Goller: Adebayor 7 - Sturridge 22

Chelsea (4-3-3): Cech; Bosingwa, Ivanovic (Ferreira 33), Terry (k), Cole; Ramires, Mikel Obi (Romeu 45), Meireles; Sturridge, Drogba (Torres 77), Mata

Tottenham (4-2-3-1): Friedel; Walker, Gallas, King (k), Assou-Ekotto; Parker, Sandro; Van der Vaart (Pavlyuchenko DA), Modric, Bale; Adebayor

Hakem: Howard Webb // Seyirci: 36,141

2 yorum:

  1. Öncelikle Terry tebrik ediyorum.Terry Liverpool maçında yapamadığını bu maçta herkesin yapamayacağı şekilde yaptı ve dünyanın en iyi defansı olduğunu gösterdi. En büyük rakibi Puyoldu ve iki yıldız inişli çıkışlı grafik çiziyordu ama Terry ırkçı iddialarından dolayı düşen performansını tekrar toparladı.2009-2010daki gibi sürekli kazanmazsak United'ı geçemezdik şimdi 2 Manchester ekibi sürekli kazanır oldu işimiz çok zor. Ne yazıkki oyuncu rotasyonu konusunda başarısız bir AVB var yoksa daha çok maç kazanabilirdik.

    YanıtlayınSil
  2. Torres'e ve Lampard'a yaptığı içler acısı. Üstelik Lampard'ın yerine oynattığı Meireles de hiç tatmin edici değil. Dünyada 30 yaşının üstünde Lampard'ın yerine oynatıldığında şaşırmayacağımız tek isim Xavi.İyi pas veriyor gol atıyor ara pas konusunda Matayla birlikte takımın en iyisi.Yaşından dolayı ara sıra dinlendirilmeli ama bu büyük maç olursa olmaz. Torres iki Lampard bir maçtır oynamıyordu. Torres geçen maç ikinci yarı kendini kanıtlama hırsıyla ve heyecanla ısınıyordu oyuncu değişikliği hakkı dolunca kulübede ağlamaklı hali dikkat çekti çok üzücüydü. Tottenham maçında da Lampard kulübede neşeliydi çünkü oda kendini tekrar ispatlama çabasıyla ısındı Torres oyuna girince üzgün bir şekilde kulübede maçın bitmesini bekledi. Oyuncuların kanıtlama isteğini kırarak uygulanan bu yanlış rotasyonlar ile Lampard ve Torresten istenilen verimi almak zor.

    YanıtlayınSil