10 Kasım 2010 Çarşamba

PL 12. Hafta: Chelsea 1 - 0 Fulham

İyi maç oldu. Yine oyunda genel olarak hakimiyet kurduğumuz maçlardan birini oynadık. Skor 1-0 olsa bile kaçırdığımız öyle pozisyonlar vardı ki maçın 4, 5 olmaması işten bile değildi. Neyse... Maç bitti, 3 puanla 12. haftayı da kapattık.

Bu maçı ilk yarı ve ikinci yarı diye ayırmaya gerek yok. Maçın geneline baktığımızda pozisyon zenginliği ve top hakimiyeti yönünden lider olan taraf bizdik. Çok pozisyon kaçırdık. Özellikle Kalou'yla kaçırdığımız pozisyonlar %100'lüktü. Şanssızlık diyelim. Ama en nihayetinde 30. dakikada Essien'in kafasından bulduğumuz ve galibiyeti getiren güzel bir gol var. Rakibe ise tüm maç boyunca sadece 2 veya 3 pozisyon vermişizdir. Tamam, genel olarak üstün taraf bizdik ama onların mücadelesi de yadsınamayacak kadar iyiydi. Onları da tebrik etmek gerek.

Ve tam maç bitti derken Essien'in gördüğü kırmızı kart... Saçmalık. Hakem, Fulham'lı oyuncuya çift ayak girdi gerekçesiyle attı adamı. Essien de inanamadı tabii ki bu duruma. Çünkü öyle bir amacı yoktu adamın. Ama hakem şüphesiz çıkardı kırmızıyı. Gerçekten maç biterken gereksiz ve saçma bir hareketti hakemin bu kartı.

Bir de konuşmak istediğim konu: Zhirkov. Sezonun başında Lampard sakatlandığı zaman yavaş yavaş oynamaya başlayan ve ilerleyen haftalarda da formayı kaptırmayan Zhirkov gerçekten çok büyük gelişme gösterdi. İlk başlarda A. Cole ve Malouda'yla aynı sahada olması bile zarar diye düşünüyordum. Ama o, orta üçlünün bir elemanı olmaya o kadar kolay adapte oldu ki verdiği paslar, yaptığı koşulardan zaten bu anlaşılıyor. Maçlarda Lampard'ın yokluğunu aramıyorsak bunun en büyük nedeni Zhirkov'dur. Hafta sonu dönecekmiş Lampard da sahalara. Zhirkov'un artık forma için daha fazla savaşması gerekecek.

Evet... 12. maçları da bitirdik. Manu da Man City'yle berabere kalınca 2 puanlık farkı 4'e çıkardık, biraz rahatladık. Şimdi pazar günü yine Stamford'da Sunderland'le maçımız var. Oradan da bir 3 puan çıkartmak şart. Liderliğin stresi altındayken her maç zor ama bu stresi ve zorlukları yaşamadan da şampiyon olunmuyor. Son olarak bugünkü galibiyet için tüm ekibe tebrikler. Daha sonra görüşmek üzere.

9 Kasım 2010 Salı

Ancelotti: "Essien Hazır & Lampard Hafta Sonu Oynayacak"

"Dün akşam Drogba'nın kan testi sonucundan sıtma olduğu tespit edildi. Bu hastalığı nereden aldığını bilmiyorum. Birkaç günlüğüne izin vermiştim, tatile gitti ve geldiğinde bu hastalık ortaya çıktı. Bu virüs kanında olduğu için güç ve çalışma kaybı yaşadı, kondisyonu düştü. Tedavi oluyor ve şu anda iyi. En iyi duruma en kısa sürede dönecektir. Yarınki maçta büyük ihtimalle oynayacak.

Lampard yine oynayamayacak. Hazır, bizimle antrenmanlara çıkıyor ama topa ve takım arkadaşlarına tam olarak alışabilmesi için biraz daha beklemeli. Hafta sonu Sunderland maçında oynayacak.

Bugün çok iyi olmayan Alex(dizinde şişik) ve Anelka(sırt problemi) ile ilgili kararı ise yarın vereceğim.

Bunlar dışında diğer oyuncular iyi. Essien de iyi durumda, yarınki maçta oynayacak."

8 Kasım 2010 Pazartesi

Premier League'de 12. Hafta Programı

9 Kasım 2010 - Salı
21:45
Stoke City - Birmingham
22:00
Tottenham - Sunderland
---------
10 Kasım 2010 - Çarşamba
21:45
Aston Villa - Blackpool
Chelsea - Fulham
Newcastle Utd - Blackburn
West Ham Utd - WBA
Wigan - Liverpool
22:00
Everton - Bolton
Man City - Manu
Wolves - Arsenal

Premier League'de 12. maçlara geldik. Bu sezonun ilk hafta arası lig maçları oynanacak. Anfield'de aldığımız yenilgiden sonra buradan şöyle bol gollü, temiz bir galibiyet almak şart oldu. Bu arada Ancelotti, Drogba'yı sadece bir yarı oynatmasının nedenini maçtan önceki akşam ateşinin olması ve %100 hazır olmaması olarak açıklamış. Tabii bununla ilgili önceden bir açıklama yapılsa daha az tepki gösterirdik. Ama neyse, olan oldu. Artık onu düşünmeden çarşamba günkü maça bakalım. Evimizde oynayacağımız maçtan 3 puan çıkartmamız hiç de zor olmayacaktır diye düşünüyorum. Umarım öyle olur. Kadroyla ilgili kesin bir bilgi henüz verilmedi, bu yüzden onun hakkında bir şey diyemeyeceğim. Daha sonra görüşmek üzere.

7 Kasım 2010 Pazar

PL 11. Hafta: Liverpool 2 - 0 Chelsea

Bu maçın çok zorlu olacağını biliyorduk ama bu kadarını da beklemiyorduk. İkinci yarı muhteşemdik ama ilk yarıdaki berbat oyun bize çok pahalıya mal oldu. Yediğimiz 2 golü ikinci yarı o kadar pozisyon bulmamıza rağmen hiçbirini gole çeviremeyince telafi edemedik ve bu haftayı puansız kapattık.

İlk yarıdaki oynadığımız futbol kadar hiçbir maçta bu kadar kötü oynamamışızdır. Rezaletti ilk 45 dakika bizim için. Oyuna bir türlü konsantre olamadık, topa odaklanamadık ve çok pozisyon verdik. Buna karşılık bizim pozisyonlarımızsa yok denecek kadar azdı. Her mevkide çok kötüydük. Defans çok dikkatsizdi, orta saha ileriyi yeterince topla buluşturamadı ve ileri uçtakiler de düzgün bir atak geliştiremediler. Böyle bir oyunla ilk yarıyı Torres'in 2 golüyle kapattık.

İkinci yarı Ancelotti'nin olaya müdahalesiyle Drogba oyuna girdi. Neden Drogba'yla başlamadığını ilk yarı çok düşündüm ama bir türlü bulamadım. Bulan varsa söylesin biri. Tam bir saçmalıktı kısaca. Sakat değil, hafta içi Şampiyonlar Ligi Finali yok, ne amaçla Drogba yedek başladı maça anlamak mümkün değil. Ayrıca Şampiyonlar Ligi Finali olsa bile böyle önemli maçta öyle bir kozu kullanmamak tam bir aptallık. Neyse, geç de olsa Drogba'nın oyuna girmesiyle kendimize geldik diyebiliriz. Tüm 45 dakikayı Liverpool yarı sahasına yıktık. O kadar çok etkili geldik, o kadar çok kritik pozisyon yakaladık ki sayısını hatırlamıyorum. Fakat hiçbirini gole çevirememek büyük şanssızlıktı. Son 15 dakika Sturridge'in de girmesiyle 4 ileri uç adamıyla oynadık fakat yine gol bulamadık. Böylelikle bu zorlu maçtan elimiz boş evimize döndük.

Bu sene deplasmanda oynadığımız kritik maçların ikisini de kazanamadık. Önce Man City'ye sonra Liverpool'a yenildik deplasmanda. Genelde yenilgiye alışık olmayan Chelsea taraftarlarını bu skorlar çok üzüyor ama yapacak bir şey yok. Bu hafta krediden yedik fakat Manu, Wolves karşısında galibiyeti alıp farkı kapattı ve 5 puanlık fark 2 puana düştü. Liderliğin stresi daha da arttı.

Bu senenin ilk hafta içi Premier League maçı var çarşamba günü. Fulham'a karşı evimizde oynayacağız. Umarım güzel bir galibiyetle kendimize geliriz. Buna gerçekten çok ihtiyacımız var. Hafta içi görüşmek üzere.

6 Kasım 2010 Cumartesi

Futbol Efsaneleri #8

Fernando Hierro (İspanya)
1994 Dünya Kupası 2. tur maçı: İspanya 3 - 0 İsviçre

Ancelotti: "Kazanmak İçin %100'le Oynamalıyız"

"Liverpool karşısında kazanmamız için en iyisini yapmamız gerek. %90 oynamak yetmez, kazanmak için %100'le oynamalıyız. Çünkü şu anda Gerrard muhteşem formda.

Napoli'ye karşı aldıkları galibiyet özgüvenlerini yükseltti. Bu yüzden savaşmaya hazır olmalı ve bütün oyuna odaklanmalıyız.

Geçen sene Anfield'deki maç sezonun en önemli maçıydı. Şampiyon olmamız için kilit maçtı. Ama bu sene çok farklı bir takımla oynayacağız.

Menajerlerini değiştirdiler ve sezonun başından beri bazı problemler yaşıyorlardı. Ama şimdi çıkışa geçtiler ve son 3 maçlarını kazandılar.

İngiltere'nin en iyi takımlarından biri diye düşünmek zorundayız Liverpool'u. Orada muhteşem bir atmosfer ve seyirci desteği olacak.

Bence Liverpool'un kötü gidişi sona erdi. Ama bizim için onların kötü durumdan çıktığını düşünmek iyi bir şey.

Liverpool, Şampiyonlar Ligi'ni kazanabilen bir takımken ligde son 20 yılda nasıl şampiyonluk alamamışlar çok şaşırıyorum.

Milan gibi bazı kulüpler Şampiyonlar Ligi'nde oynarken daha özgüvenli oluyorlar. Anlatması zor ama bu doğru. Milan, Şampiyonlar Ligi maçlarında daha rahat oluyor. Liverpool da aynı şekilde."

5 Kasım 2010 Cuma

Premier League'de 11. Hafta Programı

6 Kasım 2010 - Cumartesi
14:45
Bolton - Tottenham
17:00
Birmingham - West Ham Utd
Blackburn - Wigan
Blackpool - Everton
Fulham - Aston Villa
Manu - Wolves
Sunderland - Stoke City
---------
7 Kasım 2010 - Pazar
15:30
Arsenal - Newcastle Utd
17:00
WBA - Man City
18:00
Liverpool - Chelsea

Bu hafta zorlu deplasman Anfield'deyiz. Son iki maçını alan Liverpool çıkışını sürdürmek istiyor. Bizse liderliğimizi ve aradaki puan farkını korumak için çıkıyoruz sahaya. Oradan galibiyetle dönmek çok güzel bir duygu olacaktır. Hele ki liderliğin stresi altındayken. Kadro konusundaysa Ancelotti 2 adam üzerinde henüz karar verememiş. Açıklamasına göre; kalede Cech, savunmada Ivanovic-Alex-Terry-Cole, orta sahada Essien(Ramires)-Mikel-Zhirkov ve ileride Anelka-Drogba-Malouda(Kalou) oynayacak. Görüldüğü gibi Lampard yine yok. Ancelotti'nin dediğine göre çalışmalara başlamış fakat çok uzun bir sakatlık dönemi geçirdiği için tam olarak hazır olması biraz zaman alacakmış. Haftaya Sunderland karşısında büyük ihtimalle oynayacakmış. Neyse, çok da önemli değil. Olsa takım için daha iyi olurdu fakat kaç haftadır Lampard'sız gayet iyi götüren takım bu maçta da tökezlemez diye düşünüyorum. Umarım öyle olur ve 3 puanı alıp liderliğimizi emin adımlarla sürdürürüz.

4 Kasım 2010 Perşembe

Drogba: "Karşımızda Farklı Bir Liverpool Olacak"

"Anfield'e gitmek hiç bir zaman iyi değildir. Çünkü Liverpool çok güçlü bir takım. Bu maçı sezona bir başlangıç yapmak için kullanmaya çalışacaklardır. Biz de buna karşı hazır olmalıyız.

Artık sezon başındaki Liverpool'dan farklı bir takım var karşımızda. Son iki maçlarını kazandılar ve güvenleri arttı. Dikkatli olmalıyız. Hiç bir takımdan korkumuz yok, bu doğru fakat onlar karşısında bazı zor anlar yaşayabiliriz. Buraya geldiğimden beri Chelsea-Liverpool maçları hep özel ve zor olmuştur. Oraya kazanmak için gideceğiz fakat bu hiç de kolay olmayacak.

Biliyoruz ki eğer puan kaybedersek geçen seneki gibi zorluk yaşayabiliriz. Galibiyetleri devam ettirmek ve puan farkını korumak bize bağlı.

Şampiyonlar Ligi'nde ilk birkaç maçı kaçırdığım için üzgünüm. Çünkü takımıma galibiyetlerde yardım etmek isterdim. Bu hiç kolay değil çünkü bir oyuncu olarak sürekli oynamak istiyorsunuz ve böylece en iyi fiziksel kondisyona ulaşabiliyorsunuz ve takım arkadaşlarınızla sahada daha iyi anlaşmaya başlıyorsunuz."

3 Kasım 2010 Çarşamba

ŞL: Chelsea 4 - 1 Spartak Moskova

Güzel maç oldu... Özellikle ikinci yarı bizim için çok iyiydi. Sonunda aradığımız o oyun hakimiyetini 45 dakikalığına da olsa yakaladık. Umarım devamı gelir.

İlk yarı genel olarak bizim pozisyon zenginliğimizle fakat iki tarafın da karşılıklı bulduğu ataklarla geçti. İkinci 45 dakikaya göre çok sönüktü diyebiliriz.

0-0'lık sonuçla gittiğimiz soyunma odasından döndüğümüzde 20 dakika içinde 3 gol bulduk ve işi orada bitirdik. İşte bu yarı ilk 5-6 haftadaki oyunumuzu hatırlattı bize. Gerçekten maça her yönden -hem top hem pozisyon- hakim olduğumuz bir oyun sergiledik ve karşılığını da aldık. Anelka'yla açtığımız perdeyi Drogba'nın penaltısı ve Ivanovic'in iki güzel golüyle kapattık. Rakipse ikinci yarının son dakikalarında bulduğu nadir pozisyonlardan birini gole çevirmeyi başardı.

Bir de bahsedilmesi gereken performanslar var. Anelka, Ivanovic ve Zhirkov bugün gerçekten çok iyiydi. Ramires içinse aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Çünkü bugün oynadığı oyunla attığı şutlarla çok tedirgin etti beni. Top ona her geldiğinde sanki kaptıracakmış gibi bir his oluşuyor insanın içinde ya da şu çektiğinde mutlaka dışarı atacakmış gibi. Neden bilmiyorum ama özellikle bugün kötü bir oyun sergiledi. Belki de yaşadığı sakatlıktan dolayı kendini tam olarak gösterememiş olabilir. Neyse... Önemli olan 3 puan ve ikinci yarı sergilediğimiz o muhteşem oyun. Umarım önümüzdeki maçlarda da görürüz bu güzel oyunu. Özellikle pazar günü Liverpool karşısında bunu görmeye çok ihtiyacımız var. Oradan da bugünkü gibi bir skorla ayrılmak istiyoruz. Bu arada artık gruptan çıktık. Önümüzdeki 2 maç formalite. Artık son 16'ya kadar lige konsantre olup gruptaki diğer 2 maçta önemli oyuncuları fazla riske atmayarak devam etmeliyiz yolumuza. Sonraki yazıda görüşmek üzere.

2 Kasım 2010 Salı

Ancelotti: "Torres'i Almaya İhtiyacımız Yok"

"İleride Torres'i almak gibi bir hedefimiz olmadığını her zaman söylüyorum. Kadromuzda Drogba, Anelka ve Kalou gibi çok iyi hücum oyuncuları var. Ayrıca Sturridge ve Kakuta gibi muhteşem gençler de var. Onlara güvenimiz tam. Yani şu anda bir golcüye özellikle de Torres gibi muhteşem birine ihtiyacımız yok.

Bu kadroyla bütün turnuvalarda hırslı olmalıyız. En önemli şey, mümkün olduğu kadar sakatlıklardan kaçınmak.

Kadroyu sürekli fit durumda tutmak zorundayız. Bu yapılması en zor şey fakat deniyoruz ve bunun için çok çalışıyoruz.

Yarın oynayacak oyuncularının hepsinin dinç olduğundan emin olmak istiyorum. Herkes fit kalırsa başka bir oyuncu almaya ihtiyaç duymayız. Bence çok iyi bir kadromuz var."