30 Eylül 2010 Perşembe

Baba Ancelotti'yi Kaybettik...

Carlo Ancelotti'nin babası Giuseppe Ancelotti dün gece vefat etti. Marsilya galibiyetinden sonra aldığımız bu kötü haberle yıkıldık. Carlo Ancelotti ve ailesine başsağlığı diliyoruz.

28 Eylül 2010 Salı

ŞL: Chelsea 2 - 0 Marsilya

Bu galibiyete çok ihtiyacımız vardı. Son iki maçtaki talihsiz oyun ve skorlara dur dedik ve bize yakışır bir galibiyet aldık. Böylelikle Şampiyonlar Ligi'nde 2'de 2'yle yolumuza devam ediyoruz.

Bu sezon çoğu maçta olduğu gibi ilk dakikalarda bulduğumuz bir gol ve ondan sonra gelen güzel ataklar sonucu penaltıdan gelen diğer gol... Maçın başında hakimiyeti bir ele geçirdik mi bırakmıyoruz. Bir gol, iki gol attık demeden sürekli pozisyon yaratmaya devam ediyoruz. Bu çok iyi. Fakat maçın başında bir-iki golle veya etkili ve sürekli ataklarla rakibin üzerinde yeterli baskıyı kuramayınca biraz sıkıntı yaşıyoruz. Mesela Newcastle maçında ilk dakikalarda golü bulduk fakat ataklarımızın devamı gelmeyince büyük sıkıntı yaşadık ve arka arkaya golleri kalemizde gördük. Burdan çıkacak sonuç şudur ki, hedefimiz her maç rakip oyuna tam ısınmadan etkili gelip gol veya goller atmak ve rakibin moralini daha maçın başından yıkmak olmalıdır. Zaten bunu istemsizde olsa taktik gereğide olsa çoğu maçta uygulamaya çalışıyoruz. Rakip kim olursa olsun bu düşünceden hiçbir zaman vazgeçmemeliyiz.

Gelelim bu maçın ikinci yarısına... İkinci yarının ilk 25 dakikası yoğun ataklarla üzerimize geldiler. Fakat biz takımca çok iyi savunma yaparak bütün pozisyonlardan boş dönmelerini sağladık. Son 20 dakikadaysa kaçırdığımız o kadar çok pozisyon vardı ki... İki direkten dönen top, onun dışında 2-3 etkili girişim daha... Maçın 5-6 olmaması büyük şanssızlık. Ama önemli olan bizim iyi oyunla güzel bir galibiyet almamız. Skor çok da önemli değil.

Evet... Şimdi sırada lig var. Hafta sonu zorlu bir rakip bizi bekliyor: Arsenal. Umarım bugün olduğu gibi güzel bir oyun oynarız ve ligde 6. galibiyetimize ulaşırız. Ve ayrıca umarımki o maça Lampard iyileşmiş olur. Ancelotti milli maç arasından sonra hazır olur dedi ama inşallah o kadar uzun sürmez. Lampard'ın eksikliğini hissetmiyoruz gibi gözüküyor ama o, orta saha ve ileri hat arasındaki bağı süper bir şekilde kuran kişi. O da tam olarak hazır olup oynayabilirse maçlarda atak etkinliğimizin daha da arttığını hemen göreceğiz. Neyse... Bugünlük bu kadar. Sonraki yazıda görüşmek üzere.

27 Eylül 2010 Pazartesi

McEachran: "Lampard'ı İzliyorum"

"Takım arkadaşlarım ve teknik ekip bana Lampard'ı izlememi söylüyorlar. Ceza sahasına daha çok girip daha fazla gol şansı bulmalıyım. Bu sezon bunu daha çok deneyeceğim.

As takımla geçirdiğim her gün, bu grubun bir parçası olduğumu bana daha çok hissetiriyor.

Terry sürekli bana: "Devam et, çok iyi gidiyorsun." diyor."

Ancelotti de onun için "Problemsiz bir şekilde ilk 11'de oynayabilir. Çok genç ama olağanüstü yeteneğini gösteriyor." açıklamasını yaptı.

Ancelotti: "En İyi Oyunumuzu Oynarsak, Kazanırız"

"Lampard, yarınki Marsilya maçında oynayamayacak. Beklediğimizden daha fazla zamana ihtiyaç duyuyor iyileşmek için. Marsilya ve Arsenal maçlarından sonra milli takım arası olacak. Aradan sonra hazır hale gelecektir.

Yarınki ileri üçlüde Malouda solda, Anelka ortada oynayacak. Sağ tarafta ise Sturridge ve Kakuta oynamaya hazır. İkisiden birini seçeceğim.

McEachran yedek başlayacak. Gerek olursa oyuna girecek. Terry ise ilk 11'de başlayacak.

Anelka, ileri bölgede her pozisyonda oynayabilecek kalitede. Hızlı ve arkadan gelen oyuncuları destekliyor. Bu yüzden çok iyi bir ileri alan oyuncusu.

Marsilya iyi bir takım, organizasyonları iyi. Atak oynuyorlar ve çabuklar.

Oyuncularımız rakiple ilgili her şeyi bilecek ama önemli olan bizim oyunumuz. Eğer en iyi oyunumuzu oynarsak, kazanırız."

26 Eylül 2010 Pazar

Futbol Efsaneleri #6

Batı Almanya'nın ilk dünya şampiyonluğu
Kaptan Fritz Walter, Jules Rimet'nin ellerinden Jules Rimet Kupası'nı alıyor

25 Eylül 2010 Cumartesi

PL 6. Hafta: Man City 1 - 0 Chelsea

Bu sezonki ilk kritik maçımızdı... Başarılı olamadık. Maçın tamamı karşılıklı ataklarla geçti. Çok ortadaydı, tam bir beraberlik maçıydı denilebilir. Ama kontra ataktan buldukları gole bir türlü cevap veremedik, ilk puan kaybımızı yaşamış olduk.

Çok önemli pozisyonlar yakaladık. Essien'le, Drogba'yla, Ivanovic'le... Fakat hiçbirini değerlendiremedik. Özellikle ikinci yarı Essien'in uzaktan şutlarıyla gol aradık. Ama o atakların da hepsinden elimiz boş döndük. Aslında kötü bir maç oynamadık. Yeterince iyiydik. Biraz da şans yanımızda olsa beraberlik, hatta galibiyet bile gelebilirdi.

Ancelotti, bana göre oyuncu değişikliklerinde bazı hatalar yaptı. Sturridge'i oyuna sokması doğruydu fakat çıkaracağı oyuncu Anelka olmalıydı. Josh McEachran'ın da girmesi anlamsızdı. Premier League'de ilk maçını oynayacak bir oyuncu için bu maçta, üstelik de gole ihtiyacımızın olduğu bir anda Ramires'in alınıp onun girmesi yanlış tercihti. Ama karar Ancelotti'nin olduğu için fazla da yorum yapmak yersiz olur.

Şimdi önümüzde çok zorlu iki maç var. Hafta arası Marsilya'yla Şampiyonlar Ligi'nde, hafta sonu da ligde Arsenal'le oynayacağız. Gerçekten çok kritik bir yerdeyiz fikstürde. İlk 5 hafta çok rahat geçen maçlardan sonra arka arkaya zorlu rakipler geliyor ve gelecek. Umarım güzel sonuçlarla bu fikstürü de atlatırız. Daha sonra görüşmek üzere.

24 Eylül 2010 Cuma

FIFA 11 !

FIFA 11, 28 Eylül'de çıkıyor. Muhteşem bir tanıtım videosu yapmışlar. Kaka, Rooney, Benzema, Mesut Özil, Cech, Iniesta ve daha birçok isim oynuyor. İzleyin...

Premier League'de 6. Hafta Programı

25 Eylül 2010 - Cumartesi
14:45
Man City - Chelsea
17:00
Arsenal - WBA
Birmingham - Wigan
Blackpool - Blackburn
Fulham - Everton
Liverpool - Sunderland
West Ham Utd - Tottenham
---------
26 Eylül 2010 - Pazar
14:00
Bolton - Manu
16:05
Wolves - Aston Villa
18:10
Newcastle Utd - Stoke City

Bu seneki ilk zor sınavımız... Man City deplasmanına gidiyoruz. Hafta içi aldığımız yenilgiden sonra Carling Cup'tan elenmenin moral bozukluğuyla çıkacağız maça. Bir de bitmek bilmeyen sakatlıklar var. Lampard bir türlü iyileşemedi. Sakatlık süresi sürekli uzuyor. Bu maçta da oynayamayacakmış. Onun dışında Kalou ve Benayoun da Newcastle maçında sakatlanmışlardı. Onlar da bu maçta yok. Önemli eksikler var ama rakibin de gidişatı pek iyi değil. Onlar da Carling Cup maçında West Bromwich'e yenildiler. Ayrıca birçok sakat oyuncuları var: Boateng, Bridge, Balotelli, M. Johnson, M. Richards, Wright-Phillips ve Kolarov. Umarım güzel bir galibiyetle Newcastle rezaletini unuturuz ve 6'da 6'yla yolumuza devam ederiz.

22 Eylül 2010 Çarşamba

CC 3. Tur: Chelsea 3 - 4 Newcastle Utd

Tam bir rezalet... Bu seneki o muhteşem performanslardan sonra yedek ağırlıklı kadroyla çıkıtığımız bir maçta kendi evimizde, üstelik de Newcastle'a yenildik. Kadro'yu (Turnbull - Terry - Bruma - Van Aanholt - Ferreira - Benayoun - Zhirkov - Ramires - Anelka - Kakuta - Sturridge) ilk gördüğümde böyle olacağını hiç düşünmemiştim. Tamam yedeklerden kurulu olabilir ama en kötü ihtimal farka gidemeyiz diye düşünmüştüm. Hiç de öyle olmadı. Açıkcası maçın başında attığımız gol yine kolay bir galibiyetle Carling Cup'ta devam ederiz dedirtti ama sonrasında o kadar çok pozisyon yakaladılar ki o anda diğer maçlardan çok farklı bir Chelsea izlediğimi farkettim. Defansta çok açık verdik ve kaleci Turnbull'un da yaptığı bazı hatalar vardı. Özellikle attıkları frikik golünde durduğu yer tam bir fiyaskoydu. Barajı kurdurttuğu yerin arkasında durur mu bir kaleci. İşte Turnbull orada durarak çok kolay bir gol yememize sebep oldu.

İkinci yarı başladığında uzaktan bir şutla durumu 3-1 yaptılar. Artık her şey bitmiş gibiydi. Ama o golden sonra biraz daha geriye çekilmeleriyle bizim ataklarımız ardı ardına geldi. Bu sırada da birçok sakatlık problemi yaşadık. Değişiklik hakkımız bittiği için son 30 dakika 10 kişi oynamak zorunda kaldık. Ama Anelka'nın muhteşem performansıyla durumu eşitledik. Tabii kendi evimizde Newcastle'a karşı durumu eşitliyor olmamız da ayrı bir rezillik... 3-3'le son dakikalara girerken kornerden buldukları bir gol her şeyi bitirdi. Daha Carling Cup'taki ilk maçımızda elenmiş olduk.

Bu oyun ve skor yedeklerimizin hiç de yeterli olmadığını mı gösterir peki... Bu sorunun cevabını tam olarak bilemiyorum açıkcası. Sadece bir maç her şeyi göstermez bence. Belki birkaç oyuncu çok çok kötü oynadı ama en kötü performansımız ve ilk 11'imizle bile Newcastle'a kendi evimizde maç vermemeliydik.

Umarım bu skor, hafta sonu oynayacağımız bu sezonki ilk kritik sınavımızı etkilemez. Çok etkileyeceğini düşünmüyorum açıkcası, çünkü as kadronun neredeyse tamamı oynamadı. Onlar bu kötü atmosferi fazla yaşamadıkları için etkilenmemişlerdir diye umut ediyorum. İnşallah güzel bir skorla bu kötü günü akıllardan sileriz.

20 Eylül 2010 Pazartesi

Ancelotti: "Sezon Şimdi Başlıyor"

"Henüz iyi takımlara karşı oynamadık. Ama şu an çok iyi oynadığımızı ve bunun en önemli şey olduğunu düşünüyorum.

Şimdi önemli olan iyi takımlara karşı da bu oyunumuzu devam ettirmemiz. Ve bunu yapabileceğimizi düşünüyorum.

Kendimize olan güvenimiz tam. Önümüzdeki Man City maçının zor olacağını biliyoruz. Ama onlara karşı da futbolumuzu aynı seviyede oynayabilirsek bu maçın çok önemli bir sınav olacağını düşünüyorum. Bu sadece bizim için değil, onlar için de geçerli."