30 Temmuz 2011 Cumartesi

Barclays Asia Trophy: Chelsea 2 - 0 A. Villa

Geçtiğimiz çarşamba günü Kitchee'yi 4-0'la geçip finale çıktığımız Barclays Asia Trophy'de bugün final maçında Aston Villa ile karşılaştık. 2011 Asya Turu'ndaki son maçımızda takım olarak gösterdiğimiz üst düzey performansla A. Villa'yı 2-0 yenip umuyorum ki kupalarla geçecek bir sezonun ilk kupasını kazanmış olduk...

Tüm maç aslında beklediğimin aksine çok rahat geçti bizim açımızdan. Tabii ki bunun en büyük nedeni de daha ilk dakikada bulduğumuz gol oldu. Genç oyuncumuz McEachran, Anelka ve Malouda'nın arka arkaya gelen şutlarının kaleci Given'dan dönmesiyle değerlendiremedikleri pozisyonu tamamlayan isim oldu. Maçın hemen başından gelen bu golden sonra A. Villa'nın yaşadığı moral bozukluğuyla tahmin edilenden daha etkili olduğumuz bir maç oldu bizim için. Özellikle ilk yarıda rakibin iki-üç pastan daha fazla pas yapamadığı anlar bile oldu. Biz de ilk golün güveniyle sürekli rakip kaleye sağlam ve etkili şekilde gitmeye çalıştık fakat ne yazık ki ilk 45'te gole çevirebildiğimiz başka bir pozisyon olmadı. İkinci yarıdaysa yine ilk yarıdaki oyunumuzu sürdürdük. A. Villa ise açıkçası maçın başında yediği golden sonra bir türlü toparlanamadı, tüm maç o isteksizliği atamadı üstünden. Durum böyle olunca biz de ikinci golümüzü Torres'in ayağından bulduk. Nihayet Torres yapması gerekeni yaptı. Hem de oyuna girer girmez, topun ayağına ilk değdiği anda... Tebrikler. Wycombe maçını saymazsak uzun aradan sonra ilaç gibi gelmiştir bu gol Torres'e ve umarım devamı da gelir. Skor 2-0 olduktan sonra da oyundaki etkinliğimizi aynen koruduk ve maçı bu skorla tamamladık. A. Villa cephesi için gerçekten çok kötü bir maç oldu diyebiliriz. Tüm 90 dakikada bir-iki pozisyonları var ya da yok. Gole yaklaştıkları tek pozisyon 80. dakikada Bent'in kaçırdığı şut. Onun dışında ortaya koydukları vasat futbol bizim futbolumuz karşısında varlık dahi gösteremedi ve nihayetinde Asya'dan 4'te 4'le dönerek iyi bir kamp dönemi geçirmiş olduk.

Kazanılan kupanın motivasyonunu bir kenara bırakırsak bu maçın aslında en büyük kazancı Torres oldu. Maça girdiği dakikada bulduğu gol umuyorum ki hem ona hem de tüm takıma çok iyi gelecek. Ayrıca as takımda ilk golünü atan McEachran'ı da kutlamak lazım. Asya kampı döneminde gösterdiği performanslar gerçekten çok iyiydi. 93 doğumlu oyuncu umarım kendini çok iyi şekilde geliştirip daha uzun yıllar Chelsea'ye hizmet eder ve bu takımın efsanelerinden biri olur.

Bugünün bir başka ilkine gelecek olursak Villas-Boas ilk defa Drogba-Torres ikilisini aynı 11'de kullandı. Torres için fena olmadı aslında. Uzun zamandır olmadığı kadar iyiydi attığı golün dışında da. Ama Drogba'ya yaramadı gibi bu ikili durumu. İleride tek adam olarak oynadığı maçlara göre bugün pek fazla etkili olamadı. Tabii sadece bir maç üzerinden değerlendirmek anlamsız ama görünen durum bu. Bakalım AVB sezon içinde ileri uçta hangi tarza daha çok başvuracak, göreceğiz.

Son olarak turnuvanın oyuncusu seçilen Lampard'a tebrikleri ve teşekkürleri iletmek gerek. Gerçekten yaşı kaç olursa olsun forvet-defans arasındaki her noktanın adamı o. 90 dakika oynamasına rağmen maçın son dakikalarında bile gençlere taş çıkartacak cinsten koşular yapabilen biri. Önünde futbol adına fazla senesi kalmadı ama oynadığı sürece umarım Chelsea'yle devam eder. Devam etmese bile o zaten çoktan Chelsea'nin bir efsanesi oldu...

Daha sonra görüşmek üzere.

Lampard: "Kendime Bakmak Zorundayım"

"Sezon öncesi çalışmalarda kendinizi yeniden zinde hale getirirsiniz. Ben de buna ulaştığımı hissediyorum. Eğer bir gün bunu yakalayamadığımı hissedersem işte o zaman sahalarda daha fazla durmak istemem.

Maçlarda ileri çıkıp ceza sahasına girmeyi seviyorum. Bunu şimdi yapabiliyorum ve umarım birkaç yıl daha yapacağım. Ama biliyorum ki o gün gelecek fakat muhtemelen ben o günden önce satılmış olacağım.

Kendime bakmak zorundayım. Spor salonunda yaptığım egzersizler var ve zaman zaman da masaj yaptırıyorum. Bu işte 30'lu yaşlarındaki insanlar yaptıklarıyla ilgili disiplinli olmak zorundadırlar."

27 Temmuz 2011 Çarşamba

Barclays Asia Trophy: Kitchee 0 - 4 Chelsea

Asya'daki üçüncü maçımıza bugün Barclays Asia Trophy kapsamında 2010/11 sezonu Hong Kong Birinci Ligi şampiyonu Kitchee karşısında yeni deplasman formamızla çıktık. Karşımızda Asya'da oynadığımız diğer iki maçın aksine daha oturmuş ve birbirini bilen oyunculardan kurulu bir takım vardı şüphesiz. Yani bu kez işimiz biraz daha zordu. Fakat biz her maç daha da geliştiğimizi, hazır hale geldiğimizi gösterdik ve Tayland All Stars karşısında olduğu gibi yine rahat bir şekilde kazanmasını bildik. Stattaki 34 bin coşkulu seyirciye de keyifli bir maç izletmiş olduk. Bugün Villas-Boas şu ana kadar uygulattığı 4-3-3'ten farklı bir formasyonla sürdü takımı sahaya. 4-2-3-1'le sahadaydık. Ayrıca yeni sezon çalışmaları başladığından bu yana ilk defa bugün dört oyuncumuz 90 dakika sahada kaldılar. Önce kadroyu dizilişle birlikte verelim...

Turnbull (Hilario 63)
Ferreira - Rajkovic (Chalobah 76) - Terry (k) (Ivanovic 63) - Cole
Lampard (Mikel 63) - Zhirkov (McEachran 61)
Kalou - Benayoun - Malouda (Sturridge 61)
Drogba (Torres 61)

Maç içerisinde Kalou ve Malouda'nın ileri çıkmasıyla 4-2-1-3'e, Lampard-Zhirkov ikilisinin arkadan bastırmasıyla da yine klasik 4-3-3'e döndü formasyon. Sonuç olarak pek de farklı bir şey denendi denemez. Neyse, maça gelecek olursak 4 tane gol bulduk fakat Kitchee'nin kilidini açmak hiç de kolay olmadı. Doğal olarak Chelsea gibi bir takım karşısında kendi yarı sahasına çekilip orada mücadele etmeyi seçen Hong Kong ekibini ilk golü bulana kadar çok zorladık. Fakat en sonunda Benayoun'un takımımıza kazandırdığı penaltıyla kilidi açacak o anahtarı yakalamış olduk. Lampard'ın penaltıyı gole çevirmesiyle 37. dakikada 1-0 öne geçtik ve ilk yarı bu skorla tamamlandı. İkinci yarıysa oyunda ilk yarıya göre daha bir üstündük diyebiliriz. Özellikle ikinci 45'in başında Luzardo'nun kendi kalesine attığı golden sonra Kitchee deyim yerindeyse top yüzü bile görmedi. 60. dakikada da Drogba'nın yakın mesafeden kafasıyla durumu 3-0'a getirdik. Skoru ise 77'de Sturridge'in akıl almaz hareketleri sonrası attığı muhteşem gol belirledi.

Oyunculara gelelim... Bugünkü maç konuşuluyorsa en başta söylenmesi gereken isim kesinlikle Benayoun olmalıdır. Bugün adeta orta alandan ceza sahasına kadar sahanın her bölgesindeydi. Her zaman istekli bir oyuncu olmuştur Benayoun ama bu özelliği bugün etkili oyunu ve rakibin kilidini açan oyuncu olmasıyla da birleşince maçın adamı olarak seçilmesi kaçınılmaz oldu diyebiliriz. Onun dışında ileride Drogba gerçekten iyi bir maç çıkardı. Torres de böyle devam ederse sezon boyunca ilerideki tek adam olarak düşünülecek birinci kişi yaşı kaç olursa olsun Drogba olur. 33 yaşındaki golcümüz bugün attığı golün yanında birçok gol pozisyonuna girdi, yarattı. Özellikle ilk yarıda Kalou'nun kafası sonucu direkten dönen adrese teslim harika ortası maçı izleyenlerin aklına kazınmıştır muhakkak. Torres'ten ise böyle şeyler görebilmek pek mümkün olmuyor. Geçtim pozisyon yaratmayı, onlarca pozisyona girdi şu hazırlık maçlarında bir tanesini gole çevirsin artık. Hem kendi için hem de takım için en hayırlısı olacak. Merakla bekliyoruz... Drogba dışında Sturridge de sahada kaldığı yarım saat boyunca ileride harika işler yaptı. Özellikle attığı gol ve o golü yaratışı görülmeye değer. Gol dışında da etkili oyunuyla bu sezon ileri üçlüden biri olması gerektiğini söyler gibiydi. Aslında şimdiye kadar tüm hazırlık maçlarında iyi oyunlar ortaya koydu genç forvet. Sanırım Villas-Boas'ın gözüne girme sürecini başarıyla tamamlayıp bu sezon kendisine bolca şans bulduracak.

Başta da söylediğim üzere Barclays Asia Trophy dahilinde oynadığımız Kitchee maçını kazanarak adımızı finale yazdırmış olduk. Cumartesi günü oynanacak finalde rakibimiz, Blackburn'u 1-0 yenen Aston Villa olacak. Aslında A. Villa karşısında şimdiye kadarki en zorlu hazırlık maçımıza çıkmış olacağız. İyi bir test olacak bizim için. Umarım o maçtan da güzel bir sonuçla ayrılırız. Daha sonra görüşmek üzere.

26 Temmuz 2011 Salı

Stamford Bridge'e Yeni Duvar Resmi

Taraftarların oylamasıyla Stamford Bridge'deki Batı Tribünü'nün Shed End tarafındaki duvara uygulanacak dizayn seçildi. Altı farklı duvar resminin yarıştığı oylamada kazanan tasarım işte bu oldu...
Yukarıdaki bilgisayarda yapılmış bir fotoğraf. Duvar resmi henüz yapım aşamasında. Bitince bu hali alacak. Resim, sezonun ilk Stamford Bridge maçına kadar hazır olacak.

Bu dizaynın kaynağı ise 1920 yılında çekilmiş efsane Stamford Bridge fotoğrafı...

Torres: "Gol Atmayı Unutmadım"

"27 yaşındayım. Endişelenmeyin, gol atmayı unutmadım... Atacağım.

Yeni sezona, yeni menajer ve yeni bir ekiple başlıyoruz. Büyük bir sezon bizleri bekliyor. Formum iyi. Şimdi tam olarak zinde ve hazır olma zamanı. En iyi hale gelebilmek için çalışıyoruz. Umutlarımız büyük ve takımda o kazanma zihniyetini görebiliyorum."

25 Temmuz 2011 Pazartesi

Villas-Boas: "Kadroda Dengeyi Sağlamak Zorundayım"

"Oyuncularımızın bizlere sunacağı daha birçok şey var. Kazanılan kupalara bakın, zaten onların ne kadar başarılı oyuncular olduğunu göreceksiniz.

Premier League'deki en yaşlı ikinci ya da üçüncü takımız. Bu yüzden yaşı diğer oyunculara göre daha büyük olan oyuncularımızın yeniden güç kazanma süreçlerine saygı göstermek zorundayız.

Ben, tecrübeli oyuncularla genç oyuncular arasında bir denge kurmak ve böyle bir kadroyla ne tarz bir oyun ortaya koymamız gerektiğini bulmak zorundayım.

Josh (McEachran) inanılmaz bir yetenek. Takıma esneklik katıyor. Çok zeki bir oyuncu. Problemleri önceden sezebiliyor.

Malezya XI maçında topu kanatlara atarak çok zaman kaybettik. Tayland maçındaysa topu ileriye oynayarak daha fazla içeri girip daha çok şans bulduk. Malezya'da göremediğimiz birçok şeyi bu maçta görebildik. Daha çok gol bulduk ve her şey bizim açımızdan daha pozitifti."

Video: Tayland All Stars 0 - 4 Chelsea

24 Temmuz 2011 Pazar

Asya Turu 2011: Tayland All Stars 0 - 4 Chelsea

Asya Turu 2011'de ikinci maçımızı bugün Tayland All Stars'a karşı oynadık. Malezya'da olduğu gibi yine inanılmaz bir seyirci vardı statta. Maçı izlemeye gelenler de hak ettiklerini aldılar. Portsmouth ve Malezya XI maçlarının aksine hem daha etkili olduğumuz hem de bulduğumuz şansları daha kolay gole çevirebildiğimiz bir maç oldu. Ayrıca Villas-Boas artık oyunculara 45 dakikadan daha fazla süre vermeye de başladı. Yavaş yavaş hazırlıyor oyuncuları yorucu 90 dakikalara... Öncelikle bir kadroyu ve uygulanan değişiklikleri dakikalarıyla verelim...

Cech (Hilario 45 (Blackman 76))
Bosingwa (Ferreira 61)
Van Aanholt (Cole 61)
Ivanovic (Chalobah 76)
Terry (k) (Rajkovic 61)
Mikel (Clifford 76)
McEachran (Zhirkov 61)
Lampard (Benayoun 61)
Anelka (Kalou 61)
Sturridge (Malouda 61)
Torres (Drogba 61)

4-0 gibi bir sonuç aldık... Evet, önceki iki maça göre de daha iyi bir oyun ortaya koyduk fakat aynı zamanda karşımızda da diğer maçlara göre daha dirençsiz bir ekip vardı. Bunu da unutmamak gerek. Bugün daha fazla şans bulduk, daha rahat pas yapabildik, ileriye daha kolay top atabildik ve bunun sonucunda da birçok şans ve gol bulduk. İlk gol 37'de Lampard'ın ceza sahası dışından vurduğu klasikleşmiş şutlarından birinden geldi ve ilk yarı 1-0'lık skorla kapandı. İkinci yarıyaysa iyi bir giriş yaptık ve 2 dakika içinde 2 gol bularak farkı 3'e çıkardık. Önce 49'da Bosingwa'nın uzak direğe ortalamak istediği top kaleye gitti ve kalecinin müdahalesi yetersiz kalınca top ağlarla buluştu. Sonrasında 51. dakikada Ivanovic'in topla takdire şayan ileri çıkışı, McEachran'la yaptığı al-ver ve şutu takımımızın üçüncü golünü getirdi. Aslında bu gol oynadığı sürece ileride pozisyonları yiyen Torres'e sağlam bir ders niteliğindeydi diyebiliriz. Ivanovic resmen gol böyle atılır dercesine mevkisinden çıktı, koşusunu yaptı ve golü attı. Zaten defansta her zaman harika bir isim, bir de bunu golle süsleyince maçın adamı olmayı hak ediyor... Son golümüz de 72. dakikada Malouda'nın ayağından geldi ve skor belirlendi... Güzel maç oldu. İzleyici olarak bakarsak özellikle ikinci yarı gollerle beraber seyir zevki yüksekti. Bir taraftar olaraksa takımımızın gol yemeden 4 gol bulması ve üstelik daha kaçan sayısız pozisyonların olması mutluluk verici.

Oyuncu performanslarına değinecek olursak yukarıda da bahsettiğim üzere Ivanovic sadece attığı golle bile maçın adamı olmayı hak ediyor. Onun dışında genç oyuncu McEachran top kontrolünde ve verdiği isabetli paslar açısından çok iyiydi. Böyle oynamaya devam ederse kesinlikle geçen sezona göre daha fazla şans bulacaktır. Ayrıca bugün Villas-Boas üç kaleciye de görev verdiği için 30 dakika şans bulan Hilario, oynadığı süre içinde kalemizde gördüğümüz birkaç pozisyondaki harika kurtarışlarıyla akıllara kazınan oyunculardan biri oldu. Torres'e gelecek olursak yine yukarıda değindiğim üzere hem bu maçta hem de Malezya XI maçında yakaladığı birçok gol şansını çok kötü değerlendirdi. Oysaki Wycombe ve Portsmouth maçlarında hiç de fena performanslar ortaya koymamıştı. Umarım bir an önce o günlerine döner. Bunun tek yolu da acil şekilde golle buluşması olacaktır.

Asya Turu 2011'de sıradaki durağımız Barclays Asia Trophy için Hong Kong olacak. Önce Çarşamba günü Kitchee ile, Cumartesi günü ise Aston Villa-Blackburn ikilisinden biriyle oynayacağız. Umarım her maç daha da iyi bir hale gelerek yeni sezona harika bir şekilde başlarız. Daha sonra görüşmek üzere.

Oriol Romeu Geliyor !

Dün sabah Andre Villas-Boas Bangkok'tan açıkladı... 19 yaşındaki genç orta saha Oriol Romeu yakında Chelseali olacakmış. Şu an U-20 Dünya Kupası'nda İspanya Milli Takımı'nda görev aldığı için henüz resmi anlaşma süreci ve sağlık kontrolü gibi işlemler gerçekleşmemiş. Fakat menajerimizin Romeu'yu ne kadar çok istediğini anlatan bir açıklaması var...

"Barcelona B takımı, İspanya 2. Ligi'nde geçen sezonu harika bir şekilde geçirdi ve ligi 3. sırada bitirdiler. Oriol sezon içinde bir sakatlık yaşadı fakat sonradan takıma katıldı. Zamanı geldiğinde as takımda bile oynadı. O pozisyondaki (defansif orta saha) en çok ümit vaateden futbolculardan bir tanesi. Umarım en yakın zamanda anlaşmaya varırız."

Geleceği parlak bir oyuncu, orası kesin fakat şu dönemde Essien'in yokluğunu aratır mı aratmaz mı emin değilim. Evet hem Barcelona B'nin hem de İspanya genç milli takımlarının vazgeçilmez oyuncusu fakat bakalım yüksek düzeyde bir takımın as kadrosunda devamlı oynayabilecek kadar yeterli mi... Anlaşma tamamlanır, genç oyuncu Chelsea'ye gelirse bunu hep birlikte göreceğiz.

22 Temmuz 2011 Cuma

Courtois Atletico Madird'e Kiralandı

Geçtiğimiz Pazartesi anlaşmaya vardığımız Genk'in 19 yaşındaki kalecisi Thibaut Courtois'i 2011/12 sezonu için Atletico Madrid'e kiraladık. Genç kalecinin tecrübe kazanması adına güzel bir gelişme... Ayrıca kalecisi David de Gea'yı Man Utd'a satan A. Madrid de kalecimize maçlarda mutlaka görev verecektir. Hatta takımın as kalecisi bile olabilir. Umarım İspanya'da verimli bir sezon geçirir.