22 Eylül 2011 Perşembe

CC 3. Tur: Chelsea 0 (Pen: 4 - 3) 0 Fulham

Carling Cup 3. Tur maçında dün akşam Fulham'la evimizde karşılaştık. Genel olarak hazırlık maçı tadında geçen bir karşılaşma oldu. 120 dakika boyunca iki taraftan da gol sesi çıkmayınca maç penaltılara gitti ve maçın aksine heyecanlı geçen penaltı vuruşlarıyla CC 4. Tur biletini aldık.

Genç oyuncular ağırlıklı bir kadroyla çıktığımız karşılaşma genel itibariyle izleyene pek keyif vermeyen cinstendi. Tüm maç önemli gol pozisyonları bulduk fakat Man Utd karşılaşmasında olduğu gibi yine hiçbirini değerlendiremedik. Artık buna şanssızlık mı yoksa ileri uçta yaşadığımız bir problem mi denir bilemiyorum. Ama bu durumdan bir an önce kurtulmamız gerektiği kesin. Alex'in ikinci yarının başında gördüğü kırmızı karta kadar her an golü bulacak gibi oynuyorduk. Sonrasında ise McEachran-Terry değişikliğiyle ilerideki etkinliğimizi biraz kaybettik. Ayrıca önemli oyuncularımız sakatlanıp lig ve ŞL maçlarında sıkıntı yaşamayalım diye yedek ağırlıklı çıktığımız karşılaşmada sakatlık, gitti iki as oyuncumuzu buldu. Sturridge 43'te, Cech ise 45'te sakatlandıkları için oyundan çıkmak zorunda kaldılar. Umarım uzun süreli bir problem yaşamazlar. Alex'in kırmızı kartına gelelim... 47'de rakibe ceza sahasında yaptığı hareketle oyundan atıldı Alex ve haliyle hakem penaltıyı aleyhimize verdi. Tamam, penaltıda sorun yok doğru karar fakat o harekete en fazla sarı kart verilebilirdi. Hakemin kararı çok ağır oldu. Bu arada Fulham penaltıdan yararlanamadı. Alex'in atılmasıyla da o dakikaya kadar orta saha-ileri uç arasında iyi iş yapmış genç oyuncumuz McEachran çıktı yerine Terry girdi ve ayrıca 10 kişiyle oynamanın verdiği etkiyle de daha az gol pozisyonu bulmaya başladık. Penaltı pozisyonu ve iki takımında bulduğu birkaç kritik pozisyon dışında 120 dakikada kayda değer bir şey olmadı desek yalan olmaz. Penaltılarsa dediğim gibi maçın aksine heyecan dolu geçti. Gerçi Chelsea gibi bir takım Fulham karşısında hem de evinde oynadığı bir maçta penaltıların heyecanını yaşayacak kadar maçı uzatmamalı ama neyse... Penaltı atışlarında ilk penaltımızı kullanan isim Lampard kaçırınca önce biraz gerildik. Ardından Cech'in yerine devre arasında giren Turnbull rakibin bir vuruşunu kurtardı, birisinin de direk gol olmasına izin vermedi ve maçı 4-3 penaltı atışlarıyla kazandık. Şüphesiz Chelsea böyle bir galibiyet almamalıydı ağırlıklı gençlerle çıkmış bile olsa. Ama öyle ya da böyle kazandık. İleride şanssızdık belki ama rakibin kaçırdığı penaltılarda ve Turnbull'un oynadığı sürece gösterdiği performans konusunda şansımız yerindeydi. Şimdi, 4. turdaki rakibimizi bekliyoruz.

Bugün 120 dakika boyunca alınlarının teriyle oynayan Kalou, Malouda, Bertrand, Luiz, Ferreira, Romeu ve Lukaku'ya tebrikler. Oynayan gençler arasında en iyisi bugün Bertrand'dı diyebilirim. Genç sol bek, her anlamda A. Cole'ü aratmadı. Hatta çok net bir gol pozisyonuna bile girdi. Belki de tüm maç bulduğumuz en net pozisyondu o. Bu performansıyla diğer maçlarda da şans bulması gerektiğinin mesajını AVB'ye verdi.

Sırada ligin yeni ekiplerinden Swansea ile oynayacağımız bir lig maçı var. Yine Stamford Bridge'deyiz. Fazla söze gerek yok, bu Cumartesi 3 puan bizi bekliyor. Daha sonra görüşmek üzere.

***
Chelsea (4-3-3): Cech (k) (Turnbull DA); Ferreira, Alex (KK 47), David Luiz, Bertrand; McEachran (Terry 51), Romeu, Malouda; Sturridge (Lampard 43), Lukaku, Kalou

Fulham (4-4-2): Schwarzer (k); Kelly, Grygera, Senderos, Briggs; Kasami (Zamora 77), Gecov (Sidwell 90+1), Baird, Frei; Ruiz, Sa (Dembélé 59)

Hakem: Chris Foy // Seyirci: 37,632

21 Eylül 2011 Çarşamba

Carling Cup 3. Tur Programı

Carling Cup 3. Tur'da rakibimiz Fulham. AVB'nin Londra derbisinde daha çok gençlere şans vermesi bekleniyor. McEachran, Lukaku, Bertrand, Romeu gibi isimlerin ilk 11'de başlaması kuvvetle muhtemel. Umarım gençler bizi hayal kırıklığına uğratmaz ve geçen seneki gibi bu turdan kupaya veda etmeyiz...

CC 3. Tur maçlarının bir kısmı dün akşam oynandı. Sonuçlar şu şekilde...
Aldershot Town 2 - 1 Rochdale
Crystal Palace 2 - 1 Middlesbrough
Leeds United 0 - 3 Manchester United
Blackburn Rovers 3 - 2 Leyton Orient
Aston Villa 0 - 2 Bolton Wanderers
Arsenal 3 - 1 Shrewsbury Town
Stoke City 0 - 0 Tottenham Hotspur
Burnley 2 - 1 Milton Keynes Dons
Nottingham Forest 3 - 4 Newcastle United
Wolverhampton Wanderers 5 - 0 Millwall

Bugünkü program ise şöyle...
Southampton - Preston North End
Manchester City - Birmingham City
Brighton and Hove Albion - Liverpool
Chelsea - Fulham
Cardiff City - Leicester City
Everton - West Bromwich Albion

20 Eylül 2011 Salı

Villas-Boas: "Hakemlerin Performanslarından Dolayı Çok Mutsuzum"

Villas-Boas, Man Utd maçının ardından özellikle yan hakemlerin başarısızlığını Profesyonel Hakem Kurulu Başkanı Mike Riley ile konuştu...

"Hakemlerin maçların sonucunu etkileyen düşük performanslarından dolayı çok mutsuzum. Böyle bir durumda tüm takımın morali bozuluyor. Yan hakemlerden işlerini yapmalarını bekliyorsunuz ama olmuyor. Bu konuda umursamamazlık yapamam ve bunun hakkında konuşmak için doğru insanlara çoktan gitmiş durumdayız."

18 Eylül 2011 Pazar

PL 5. Hafta: Man Utd 3 - 1 Chelsea

Korktuğum başımıza geldi... Man Utd deplasmanı olmasına rağmen çok çok iyi oynadığımız karşılaşmada hak ettiğimiz sonucu alamadan ayrıldık sahadan. Çoğu ilk yarıda olmak üzere kaçırdığımız pozisyonların haddi hesabı yoktu. Üstelik Man Utd'ın ilk iki golünün de ofsayt olması ve bunlar dışında da bir tane bile pozisyonlarının olmaması (ilk yarı için konuşuyorum) yenilgiyi daha da üzücü hale getiriyor. Kısacası futboldaki en kötü türden bir yenilgi yaşadık ama ne yazık ki yapacak bir şey yok. En azından daha ligin başında olmamızın avantajı söz konusu. Bundan sonraki haftalarda Man Utd'ın puan kayıplarını beklemeye koyulacağız.

90 dakikaya kısaca bakacak olursak rakibin sadece 3 pozisyon bulduğu ve bunların hepsini gole çevirdiği bir ilk yarı izledik. Şansları iyi değerlendirdiler, tebrikler fakat bu 3 pozisyondan ikisinin ofsayt olduğunu göremeyen yan hakemi de ayrıca tebrik etmek lazım. Rakibin bu kadar az pozisyonuna karşılık bizse bulduğumuz birçok gol pozisyonunu değerlendiremedik. Maç skoru-oyun&pozisyon açısından çok ters orantılı bir maç oldu kısacası. İlk yarı Ramires'in ikinci yarı ise Torres'in boş kaleye kaçırdıkları iki pozisyon ve bunlar dışında birkaçı daha saç baş yolduran cinstendi. Özellikle Torres'in maç 3-1'ken kaçırdığı pozisyonu paylaşmak istiyorum...



Buna fazla da bir şey denemez açıkçası. Maçın 82. dakikasında kaçırdığı bu pozisyon gol olsa -ki olmaması işten değil ama olmadı- daha bir umutlanıp, moral bulup kalan dakikalarda beraberlik için daha çok savaşabilirdik. Ama Torres zaten 46'da bir gol attım diyerek bir maçta iki gol atmayacağını adeta bu pozisyonla söyledi. Bu arada söz etmişken maçtaki tek golümüz hemen ikinci yarının başında Torres'ten geldi ve ligde Chelsea adına oynadığı 19. maçta ikinci golünü atmış oldu.

3 gol yedikten sonra bile çok iyi oynadık, maçın önemli bir bölümünde daha fazla topa sahip olan, pozisyon bulan taraf bizdik. Maçın sonlarına doğru biraz düştük doğal olarak ama geneline bakarsak Old Trafford'da ve Man Utd karşısında olmamıza rağmen çok iyi bir iş çıkardık (hak ettiğimizi alamadık o ayrı). Bu arada unutmadan 57. dakikada, maç 3-1'ken Rooney'nin kaçırdığı bir penaltı pozisyonu var. İlahi adalet olsa gerek 2008 ŞL finalinde Terry'nin yaşadığı şanssızlık bu kez de Rooney'nin başına geldi ve ayağı kaydı. Fakat ne yazık ki o değerde bir maç olmadığı ayrıca 2 farkla önde oldukları ve bu nedenle fazla önemi olmayan bir penaltı olduğu için 2008'le karşılaştırılamaz tabii ki.

Sonuç olarak bu mağlubiyetle beraber zirvenin 5 puan gerisine düştük fakat 3. sıradaki yerimizi koruyoruz. Sırada Carling Cup 3. Tur maçı var. 21 Eylül'de Fulham'la oynayacağız. Londra derbisinde şöyle sağlam bir galibiyet alıp yolumuza bakmamız gerek. Daha sonra görüşmek üzere.

***
Manchester United (4-4-2): De Gea; Smalling (Valencia 62), Jones, Evans, Evra (k); Nani, Fletcher, Anderson (Carrick 62), Young; Hernandez (Berbatov 78), Rooney

Chelsea (4-3-3): Cech; Bosingwa, Ivanovic, Terry (k), Cole; Ramires, Meireles (Mikel 78), Lampard (Anelka DA); Sturridge (Lukaku 67), Torres, Mata

Hakem: Phil Dowd // Seyirci: 75,455

17 Eylül 2011 Cumartesi

PL 5. Hafta: Man Utd - Chelsea | Maç Öncesi

Premier League'in 5. haftasında Man Utd deplasmanına çıkıyoruz... Henüz 5. haftadan bu zorlu maçı oynamak avantaj mı dezavantaj mı karar veremiyorum. Çünkü ikisini de barındırıyor aslında. Villas-Boas'ın da dediği gibi bu maçın sonucu, bu sezon kimin şampiyon olacağını belirlemeyecek fakat alacağımız olası bir mağlubiyetle de zirveden 5 puan uzaklaşmış olacağız. Sürekli söylüyorum, 5 puan daha ligin başında olduğumuz için çok bir fark değilmiş gibi gözükebilir fakat önümüzdeki takımın Man Utd olması bu işi çok değiştiriyor. Daha 33 hafta olsa da her hafta Man Utd'ın o 5 puanlık kaybı ne zaman yapacağını beklemek yanlış bir düşünce olur. Bu nedenle işi baştan sıkı tutup, ligin en zorlu takımının sahasından puan ya da puanlarla dönmeye son gücümüze kadar uğraşmalıyız. Tabii bunun ne kadar zor olduğunu biliyorum ama biz de en nihayetinde Chelsea'yiz. Bu maçtan en azından bir beraberlik alıp en kötü ihtimalle şu durumu koruyacak güçteyiz...

Oyuncularımızın durumuna gelecek olursak Drogba'nın Norwich maçında yaşamış olduğu sakatlığın bu maça kadar düzelmesini bekliyorduk fakat olmadı. 33 yaşındaki forvet Manchester'a götürülmeyecek. Onun dışında bilindiği üzere Essien'in sakatlığı hala devam ediyor. Bu iki oyuncu dışında Man Utd maçına tam kadro hazırız, durum şu an için bunu gösteriyor. İki takımın da tahmini kadrolarını verecek olursak...
guardian.co.uk

Gol yollarında sıkıntı yaşadığımız ortada... Man Utd ise aksine ligde bu sezon her maç bol gollü galibiyetler alıyor. En golcü oyuncuları Rooney ve henüz 4 hafta geçmesine rağmen 8 golü var. Bizim ise ligde 7 golümüz mevcut ve hepsi farklı oyuncular tarafından atılmış durumda. Defansif olarak baktığımızda ise iki takım da az gol gördü kalesinde bu sezon. Fakat Man Utd'ın şu ana kadar oynadığı takımları göz önünde bulundurursak ileride olduğu kadar defansta da çok başarılılar. Zaten her zaman öyle bir takım oldu Man Utd fakat bu sezona daha bir başka başladılar. Özellikle Arsenal karşısında aldıkları 8-2'lik tarihi galibiyetle bunu herkese gösterdiler...

Son olarak, belki de bu maçı ilgilendiren en önemli istatistik: Man Utd, evinde oynadığı son 17 lig maçının hepsini kazandı ve aynı zamanda bu bir Premier League rekoru. İşte biz bunu bozmak için yarın Old Trafford'a gidiyoruz. Umarım başarırız. Maçtan sonra görüşmek üzere.

16 Eylül 2011 Cuma

Delac Çek Ekibine Kiralandı

19 yaşındaki genç kalecimiz Matej Delac, bu sezon için Çek Cumhuriyeti birinci lig ekiplerinden SK Dynamo Ceske Budejovice'ye kiralandı. Geçen sezon başında Chelsea'ye katılan Delac, 2010/11 sezonunu da Hollanda'nın Vitesse takımında kiralık olarak geçirmişti. Bu yaz Kolombiya'da düzenlenen U20 Dünya Kupası'nda ülkesi Hırvatistan'ın da kalesini koruyan genç oyuncunun Çek ekibinde verimli ve başarılı bir yıl geçirmesini diliyoruz.

Premier League'de 5. Hafta Programı

Cumartesi, 17 Eylül 2011
14.45 Blackburn Rovers - Arsenal
17.00 Bolton Wanderers - Norwich City
17.00 Everton - Wigan Athletic
17.00 Wolverhampton Wanderers - Queens Park Rangers
17.00 Aston Villa - Newcastle United
17.00 Swansea City - West Bromwich Albion

Pazar, 18 Eylül 2011
15.30 Tottenham Hotspur - Liverpool
17.00 Sunderland - Stoke City
17.00 Fulham - Manchester City
18.00 Manchester United - Chelsea

14 Eylül 2011 Çarşamba

Luiz: "Buradaki Atmosferi Seviyorum"

"Maç çok iyiydi. Güzel bir gol attım. Uzun zamandır oynayamıyordum. Bu maçta 75 dakika görev almak vücuduma da iyi geldi. Ayağım şu an iyi durumda.

Stamford Bridge'de attığım 3. goldü bu ve mutluyum. Buradaki atmosferi ve desteği seviyorum. Oyuncuların hep bir arada olması da büyük önem taşıyor.

Torres iyi bir maç çıkardı ve iki asist yaptı. Onun için zor bir zaman çünkü herkes onun hakkında konuşuyor. Bir insan için zor bir durum bu, büyük bir baskı oluşturuyor insanın kafasında ama Torres iyi biri ve inanıyorum ki bu sezon birçok gol atacak.

Şimdi, sezon başından bu yana çok iyi performanslar sergileyen Man Utd ile büyük bir maç oynayacağız. Zorlu bir karşılaşma fakat bu hafta boyunca ona hazırlanacağız ve Pazar günü de iyi bir maç çıkaracağız."

13 Eylül 2011 Salı

ŞL: Chelsea 2 - 0 B. Leverkusen

Bu sezonun ilk Şampiyonlar Ligi maçında grubumuza 3. torbadan giren Bayer Leverkusen'i bu akşam evimizde Luiz ve Mata'nın golleriyle 2-0 mağlup ettik. Hem Şampiyonlar Ligi'ne iyi bir başlangıç yapmış hem de hafta sonu oynayacağımız Man Utd maçı öncesi moralleri biraz daha yükseltmiş olduk.

Her devler ligi maçı gibi zorlu bir karşılaşma oynadık. Fakat maçta her anlamda üstünlük bizdeydi. Birçok gol şansı bulduk. Özelikle Torres'in performansı çok iyiydi. Attığımız 2 golün de pasını verdi ve onun dışında özellikle ilk yarıda birçok gol pozisyonuna girdi ama ne yazık ki yine golle buluşamadan geçirdiği bir maç oldu. Sturridge de oyundan alınana kadar önemli pozisyonlar yakaladı fakat o da değerlendiremedi. Sakatlığının ardından tekrar forma giyen Luiz, ilk maçında çok güzel bir gole imzasını attı ve Leverkusen'in kilidini çözdü. Ardından durumu eşitlemek için kalemize daha çok gelmeye çalışan Alman ekibi karşısında daha fazla şans bulmaya başladık ve ikinci golümüz de uzatmalarda Mata'nın ayağından geldi. Villas-Boas, Man Utd maçını da düşünerek Terry'yi tamamen, Lampard'ı ve Anelka'yı ise son 25 dakika oyuna sokarak kısmen dinlendirdi. Genel olarak baktığımızda tüm oyuncularımızın performansları iyiydi. Üstelik çoğunun 3 gün önce maç yaptıklarını düşürsek... Kısacası iki tarafında iyi bir mücadele ortaya koyduğu güzel bir maç izledik. Bu zorlu karşılaşmadan galibiyetle ayrılan taraf olmak gerçekten çok önemliydi ve bunu başardık. Grubumuzun diğer karşılaşması Genk-Valencia'nın 0-0 berabere tamamlanması da sevindirici bir haber oldu bizim açımızdan. Umarım bundan sonraki maçlarda da aynen bugün ortaya koyduğumuz performansı sergilemeye devam ederiz.

Chelseali her insanın içinde 2008 finalinin o büyük hırsı var. O kadar yaklaşmışken penaltılarda kaybetmek gerçekten çok üzücüydü ama artık her geçen yıl büyüyen o hırsla kupaya ulaşmak istiyoruz. Gruptan zaten rahatlıkla çıkacağız ama devamını getirebilmek çok önemli. 2008'in ardından oynadığımız Şampiyonlar Ligi turnuvalarında gruplardan sonra pek bir başarı ortaya koyamadık. Ama bunu bu sezon bozmak ve kupayı kaldırmak istiyoruz. Barcelona ve Man Utd şüphesiz en büyük adaylar o kupa için ama bu kadro da zaferi fazlasıyla hak ediyor. Artık bu sezon bunu başarmalıyız.

Önümüzde yukarıda da bahsettiğim üzere zorlu bir deplasman var. Ligde 4'te 4 yapmış, Arsenal'e 8 atmış Man Utd'ın evine gidiyoruz. Elimizden gelenin en iyisini, hatta daha da fazlasını yapmalıyız. Daha ligin başındayız ama yine de zirveyle puan farkının açılmasına izin vermemeliyiz. Sonrasında o farkı kapatması çok daha zor olabilir. Biz Old Trafford'a önce galibiyet, en kötü ihtimalle de beraberlik için çıkmalıyız. Umarım oradan 3 puanla döneriz ve belki de o 3 puan Man City'nin alacağı sonuca göre bizi zirvenin yeni sahibi yapar. Daha sonra görüşmek üzere.

***
Chelsea (4-3-3): Cech (k); Bosingwa, Ivanovic, D Luiz (Alex 75), Cole; Meireles (Lampard 64), Mikel, Malouda; Sturridge (Anelka 64), Torres, Mata

Leverkusen (4-2-3-1): Leno; Castro, Reinartz, Toprak, Kadlec; Bender (Balitsch 79), Rolfes (k); Schürrle, Ballack (Augusto 65), Sam (Derdiyok 72); Kiessling

Hakem: Stephane Lannoy // Seyirci: 33,820

Meireles: "Liverpool Verdiği Sözü Yerine Getirmedi"

Meireles geçtiğimiz günlerde neden Liverpool'dan ayrıldığını yakında açıklayacağını söylemişti. O açıklamayı bugün yaptı. Portekizli oyuncu geçtiğimiz sezon başında oynayacağı bir sezonun ardından maaşının iki katına çıkması yönünde Liverpool'la anlaşmaya varmış fakat Liverpool bu sezon başında bu ücreti vermeyi reddetmiş ve Meireles için kulübümüzle anlaşmaya varmışlar...

"Tüm söyleyebileceğim sadece şu: Liverpool'un bana verdiği bir söz vardı fakat yerine getirmediler. Bu, suçlanması gereken tek şey değil tabii ama Liverpool taraftarının kafasında benim ayrılmamla ilgili bir soru kalmasın ve artık daha fazla bu konuya değinmek de istemiyorum.

Chelsea'nin teklifini öğrendiğimde bunun altın bir fırsat olduğunu düşündüm. Andre'nin nasıl çalıştığını ve zaferler kazanmak için ne kadar istekli olduğunu Porto'daki 1 aydan biliyorum. Bu nedenle buraya gelme kararını vermek çok zor olmadı. Şimdi buradayım. Yeni bir macera ve burada en iyimi yapmak istiyorum."